5. Laboratuar çökmeden önce ortadan kayboldular.Они пропали за несколько дней до взрыва Пятой Лаборатории.
Adam ameliyattan sonra ortadan kayboldu. aşık olduğu kadını bırakıp gitti.Cet homme a disparu juste après l'opération ... laissant derrière lui la femme qu'il prétendait aimer.
Adam ameliyattan sonra ortadan kayboldu. aşık olduğu kadını bırakıp gitti.Pria itu menghilang tepat setelah operasi... meninggalkan istri yang dia bilang ia cintai.
Affedersiniz. Biz kaybolduk. Acaba telefonunuzu...Excusez-nous, nous avons un problème...
Affedersiniz. Biz kaybolduk. Acaba telefonunuzu...Permisi, kami sepertinya tersesat kami ingin menyewa telepon...
Affedersiniz. Biz kaybolduk. Acaba telefonunuzu...أعذرينا , نحن يبدو بأننا ضعنا قليلاً . نحن كنا نتساءل عن هاتف ....ـ
Affedersiniz. Biz kaybolduk.Ci scusi, ci siamo persi.
Affedersiniz. Biz kaybolduk.Elnézést, egy kis bajba kerültünk.
Affedersiniz. Biz kaybolduk.Làm phiền cô, chúng tôi đã gặp phải phiền phức.
Affedersin. Kayboldum, fiziksel olarak. Sanırım zihinsel olarak daXin lỗi anh, Em đã bị lạc.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten člověk zmizel, a peníze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten človek zmizol, a peniaze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Maar, de man is verdwenen, en ik heb dus geen geld gekregen.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ma l'uomo č sparito e non mi ha dato il denaro.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Nie. To moja wina. Musimy odwieźć cię do szpitala.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Но този човек изчезна и не ми даде парите.
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››종이 이리 저리 일 볼 동안에 저가 없어졌나이다 이스라엘 왕이 저에게 이르되 네가 스스로 결정하였으니 그대로 당하여야 하리라
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››ויהי עבדך עשה הנה והנה והוא איננו ויאמר אליו מלך ישראל כן משפטך אתה חרצת׃
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››وفيما عبدك مشتغل هنا وهناك اذ هو مفقود. فقال له ملك اسرائيل هكذا حكمك. انت قضيت.
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››僕 人 正 在 忙 亂 之 間 、 那 人 就 不 見 了 . 以 色 列 王 對 他 說 、 你 自 己 定 妥 了 . 必 照 樣 判 斷 你
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››僕人 正在 忙亂 之 間 、 那人 就 不 見 了 . 以色列 王對 他 說 、 你 自己 定妥 了 . 必 照樣 判 斷你
Ama bir şey kesinlikle kayboldu:Aber etwas geht definitiv verloren:
Ama bir şey kesinlikle kayboldu:하지만 분명히 잃은 것들도 있죠
Ama bir şey kesinlikle kayboldu:Pero se pierden cosas: tradición,
Ama bir şey kesinlikle kayboldu:אבל משהו בהחלט נאבד: מסורת,
Ama bir şey kesinlikle kayboldu:ولكن شيء ما قد فقد بالتأكيد: التقاليد
Ama bir şey kesinlikle kayboldu:伝統 感覚的な体験 モノのもつ快さ
Ama.. şapkam kayboldu.Aber....meine Mütze ist verschwunden.
Ama.. şapkam kayboldu.Dar... caciula mea a disparut.
Ama.. şapkam kayboldu. En çok sevdiğim şapkam.Mais... mon bonnet a disparu. c'est mon préféré
Ama.. şapkam kayboldu.Maar..mijn muts is weg.
Ama.. şapkam kayboldu.Ma...il mio cappello è sparito.
Ama.. şapkam kayboldu.Men...min mössa försvann.
Ama.. şapkam kayboldu.Nhưng chị rơi mất mũ rồi.
Ama.. şapkam kayboldu.Tapi...topi saya hilang.
Ama.. şapkam kayboldu.Αλλά...το καπέλο μου εξαφανίστηκε.
Ama.. şapkam kayboldu.Но... моя шапка куда-то делась.
Ama.. şapkam kayboldu..ولكن... لقد أختفت قبعتي
Ama.. şapkam kayboldu.大事にしてたのに
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy a disparu soudainement du haut du lit, et a atterri avec fracas sur le sol.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy có thể đột nhiên biến mất khỏi giường và hạ cánh xuống sàn nhà một cách không nhẹ nhàng lắm.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy hirtelen eltűnt az emeletes ágy tetejéről, és egy hatalmas robajjal landolt a földön.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy improvvisamente è scomparsa dal letto superiore del castello ed è caduta rumorosamente sul pavimento.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy náhle zmizela z horní postele a přistála na podlaze.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.Amy zniknęła nagle z łóżka i z hukiem wylądowała na podłodze.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.에이미가 갑자기 침대 위에서 사라지더니 바닥에 쿵 떨어졌습니다.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.פתאום איימי נעלמה מהמיטה העליונה ונחתה במין התרסקות על הרצפה.
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.اختفت " إيمي" فجأة من على السرير وسقطت على الارض
Amy aniden ranzanın üzerinden kayboldu ve yere düştü.床に落下しました 妹に何が起きたのか恐る恐る
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Az igazgató egy pillanatra eltűnt teljesen a fejében.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Chefen ögonblick hade försvunnit helt från hans sinne.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.De manager tijdelijk was volledig verdwenen uit zijn gedachten.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Der Manager hatte kurzzeitig völlig aus seinem Gedächtnis verschwunden.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.El gerente de un momento había desaparecido por completo de su mente.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Il gestore momentaneamente era scomparso del tutto dalla sua mente.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Johtaja hetkellisesti oli kadonnut kokonaan hänen mielensä.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.일시적으로 관리자는 그의 마음에서 완전히 사라졌다했다.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Lederen øjeblik var forsvundet helt fra hans sind.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Le gestionnaire momentanément avait complètement disparu de son esprit.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.Managerul de o clipă a dispărut complet din mintea lui.