Sonuç olarak salgınlar, savaşlar ve kirlilik neredeyse kayboldu.Kết quả là bệnh tật, chiến tranh và ô nhiễm môi trường gần như bị loại bỏ.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Một người con trai khác, Miguel, đã biến mất và không bao giờ gặp lại.
Benjamin Kirby Tennyson : Ben, büyükbaba Max kaybolduktan sonra lider rolünü üstlenir.Ben Tennyson Ben đảm nhận vai trò trưởng nhóm sau khi Max biến mất.
Eve dönen Clary annesinin kaybolduğunu öğrenir ve bir iblis tarafından saldırıya uğrar.Sau khi trở về nhà, Clary nhận ra mẹ mình đã biến mất và ngay sau đó cô bị tấn công bởi một con quỷ.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."Tử cống viết: “Quân tử nhất ngôn dĩ vi tri, nhất ngôn dĩ vi bất tri, ngôn bất khả bất thận dã!
Geleneksel dini kurumlar dağıtılınca hiyeroglif yazı bilgisi, büyük ölçüde kayboldu.Khi mà các tôn giáo truyền thống bị cấm đoán, hiểu biết về chữ viết tượng hình được coi là đã thất truyền.
(2.600 kişilik mürettebattan 346'sı öldü, 43'ü kayboldu ve 264'ü yaralandı.)Chiếc tàu sân bay chịu đựng tổn thất nặng với 346 người thiệt mạng, 43 mất tích và 264 người bị thương.
Ardından bir patlama olmaksızın ortadan kayboldu.Họ đã được báo cáo mất tích sau vụ nổ.
1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.1945 – Chuyến bay 19 biến mất trong Tam giác Bermuda ở Đại Tây Dương.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Nhiều người khác bị mất tích.
Ancak o zamandan sonra ortalıktan kaybolduğu anlaşıldı.Mãi về sau người ta mới phát hiện ra là cô đã biến mất.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.Vào tháng 3,2015, ít hơn 15 người vẫn còn sống.
Ailesi, Al-Arabiya ve diğer uluslararası medya'ya kaybolduğunu bildirdi.彼の家族が、アル=アラビーヤや他の国際メディアで彼が行方不明になったと発言した。
1967 - Avustralya Başbakanı Harold Holt, Portsea (Victoria) yakınlarında yüzerken kayboldu.1967年 - オーストラリアのハロルド・ホルト首相が海で泳いでいる最中に行方不明になる。
Ölümsüzler (Sonsuzlar) ortadan kayboldu.しかし魔族は死滅したわけではなかった。
Bella Nereye Kayboldu?〈彼女〉はどこに消えたのだろう。
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."日来重んぜらるる所也」と書いてあり頼朝の信頼ぶりがうかがえる。
Beagle-2 iniş sırasında başarısızlığa uğradı ve Şubat 2004’te kaybolduğuna dair bir açıklama yapıldı.ビーグル2との交信には失敗し、2004年2月初旬にビーグル2が失われたことが宣言された。
"Cazibe'si kayboldu".「スージーがいなくなっちゃったの。
Daha sonra kayboldu ve tekrar parladı.いや、また現れた!そしてまた消えた。
On Sekiz cildin kaybolduğu ya da saklı tutuldukları varsayılmaktadır.下流で8人が死亡もしくは行方不明となった。
4.2 K sıcaklığında, o direnç aniden kaybolduğu görülmektedir.4.2Kで、水銀の電気抵抗が突然消滅した。
6 kişi ise kayboldu.他に6名が行方不明となった。
Olayda 1 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi denizde kayboldu.上記のうち10人は海上で行方不明になっている。
Pek çok kadın onunla evli olduğunu ve kaybolduğunu iddia etmektedir.カール曰く、いろいろあって掻っ攫って結婚したらしい。
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.遺体は荼毘に付され、サンフランシスコ湾に散骨された。
Bu nedenle pek çok bölüm kayboldu.多くの部分が失われつつある。
Grup, 23 Ağustos 2006'da, internet sayfalarında, Kvarforth'un kaybolduğunu açıkladı.2006年8月23日、バンド側はウェブサイトで公式にニクラス・クヴァルフォルトが失踪したとの発表を行った。
Heather ve Mike, ertesi sabah uyandığında Josh'ın ortadan kaybolduğunu fark ederler.翌朝目が覚めるとジョッシュは望み通りに大人の姿になっていた。
İkinci Dünya Savaşı sırasında resimlerinin çoğu kayboldu.第二次世界大戦で、多くは失われた。
Botlardan biri yolda kayboldu.ただし1両は輸送中に失われた。
Yaklaşık 200 askeri bu çatışmalarda kayboldu.この行軍中に2名の兵士が死んだ。
Halk kahramanı Nuno Álvares Pereira’nın mezarı kayboldu.ポルトガルの独立の英雄ヌーノ・アルバレス・ペレイラ(英語版)の墓所も破壊された。
Bir nehrin içinde kayboldu.川に現れた。
Bu kontrol demeti kapatıldığında ve ışık demeti kaybolduğunda madde kopyası geriye kalır.この制御ビームがオフになり、光パルスが消えると「物質のコピー」が残る。
Bella Nereye Kayboldu?לאן נעלם נימני?
Ağabeyi Dean'in babasının kaybolduğunu söylemesi üzerine ağabeyi ile beraber babasını aramaya çıkar.ヨーク大佐は一家に自分の兄が行方不明になったと説明し、兄を見たかどうか訊ねた。
"Atlantis adası talihsiz tek bir gecede denizin sularına gömülerek kayboldu."災害によって、一夜にして海の底に沈んでしまった。
Film büyük ihtimalle kayboldu.フィルムは紛失している。
Karakter ekranın alt kısmında kaybolduğu vakit oyun sona erer.彼がスクリーンに出てきたらもうおしまいだ。
10 Ocak'ta Galileo birinin kaybolduğunu gördü ve Jüpiter'in arkasında olduğunu düşündü.1月10日,伽利略发现它们其中的一个消失了,他认为天体藏到了木星的背后。
6 kişi ise kayboldu.另有6人失蹤。
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."”庞涓行三日,大喜,曰:“我固知齐军怯,入吾地三日,士卒亡者过半矣。
Filmin kaybolduğu düşünülmektedir.该电影被认为已经遗失。
Guneym, Mısır'da ülkenin huzursuzluğu sırasında 27 Ocak tarihinde kayboldu.2011年1月27日,戈寧在2011年埃及反政府示威期間失蹤。
İki yüz yıl sonra 1859 yılında bu saray yağmalanınca Cantino Haritası kayboldu.两个多世纪后,1859年,宫殿遭到洗劫,地图丢失。
Film büyük ihtimalle kayboldu.這部電影如今可能已經散佚。
Birkaç ay sonra ortadan kayboldular.幾個月後,他突然失蹤了。
Bu savaşta binlerce insan öldü ve 10.000 kişi de kayboldu.这场內战中約數十万人丧生,上百万人流离失所。
Yaklaşık 200 askeri bu çatışmalarda kayboldu.大约200名守军在这次行动中丧生。
Ve o şovdan sonra ekranlardan kayboldu.之后,这部舞台剧被搬上了银幕。
May'in kaybolduğu yasak ormanda pokemonların lideri bir Venusaur'dı.唐·司馬貞注解周代时的彤伯可能是指彤城氏的后裔。
Ölümsüzler (Sonsuzlar) ortadan kayboldu.已駕崩(死因不明)。
Bu sırada Yüzük, parmağından çıktı ve suda kayboldu.隨後這條魷魚扯斷觸手并消失在深海當中。
Bu son açık gösterimden sonra Blutfahne kayboldu.但事实上,这个血手印已经消失了。
Yeni aramalar sonrasında, Jack Val'ın kaybolduğunu anlıyor ve onu kurtarması gerekiyor.经过进一步的探索,杰克必须再次搜索和营救瓦莱丽。
4.2 K sıcaklığında, o direnç aniden kaybolduğu görülmektedir.4.2 K의 온도에서 그는 저항이 갑자기 사라지는 것을 관찰하였다.
Yöreye yerleşen bu kuşlar daha sonra 1902 yılında ortadan kayboldular.이 새들은 자리는 잡았으나 1902년을 전후해서 사라졌다.
Yedi kişi kayboldu.또 7명의 실종자가 보고되었다.
Bir hafta ortadan kaybolduktan sonra 8 Eylül 1979'da Paris'in dışında bir yerde arabasında ölü bulundu.1979년 8월 실종, 11일 후 파리 교외의 차 안에서 숨진 채 발견됐다.