Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanatsal mirası bugün nereyse kaybolmuş durumdadır.Ejendommen er i dag nedrevet.
Kaybolan soyağaçlarının çoğuna diğer kaynaklarda bahsedilmiştir.Det meste af deres humoristiske materiale er dog lånt fra andre kilder.
Sürüyü ve hayatını geride bırakıp kaybolur.Så vil hesten miste al sin kraft og forsvinde.
Hasta hayatta kalırsa belirtiler birkaç saat içerisinde kaybolur.Hos de fleste patienter forsvinder symptomerne indenfor få uger.
Bella Nereye Kayboldu?Hvor blev hun af?
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Hun er vågnet og forstod ikke hvad der var sket.
Ancak Sydney'in kaybolduğu iki yılı sırasında Vaughn hayatının en önemli hatasını yapar: Lauren'la evlenir.I de to år Sydney Bristow var borte – formodet død – gifter Lauren sig med Michael Vaughn.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Fem stærearter er uddøde.
Ama o zaman eski şevki kayboluverdi.Den gamle herregård blev da nedrevet.
10:31'de alçalmaya başlayan uçak, 10:40'ta radardan kayboldu.Flight 93 styrtede ned kl. 10:10.
6 kişi ise kayboldu.Seks personer døde.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Snuden vakler ud i den mørke nat.
Akrabaları Salih'in kaybolduğunu ilan ettiler.Beiligs familie fik besked om, at han var sporløst forsvundet.
Her iki modelde de hiçbir çalışma kaybolmaz.Begge modeller fik i Europa ingen efterfølger.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Mesh-ki-ang-gasher gikk i havet og forsvant.
Latince gerçekte asla kaybolmamış bir dildir.Latin som et språk har egentlig aldri forsvunnet.
Tek Yüzük, Anduin'de kayboldu.Ringen ble borte i elven Anduin.
Parlak bir yıldız ya da gezegen Ay'ın arkasından geçerse örtülür yani gözden kaybolur.Når en klar stjerne eller planet passerer bak månen, blir den okkultert eller skjult.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Dette gjorde at Claudius' egne tanker om sin politikk og sine motiver gikk tapt for historien.
18 kitaplık Chronographia (Χρονογραφία) yazmıştır, başı ve sonu kaybolmuştur.Han skrev en Kronografia (gresk: Χρονογραφία) i 18 bøker hvor begynnelsen og slutten har gått tapt.
Polonya kuvvetlerinde ise 4.500 kişi öldü, 10,000 kişi kayboldu ve 22.000 kişi yaralandı.De polske tapene var langt mindre; 4 500 polske soldater omkom, 10 000 ble savnet og 22 000 skadet.
1951 yılında tekrar kaçtı ve bir iz bırakmadan kayboldu.Den ble fjernet i 1945 og forsvant sporløst.
Bu taş da bir zaman sonra kaybolmuştur.Steinen er senere gått tapt.
Onun ortadan kaybolması çekimleri aksatır.Hans mareritt forsvinner.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Det originale eksemplaret hadde for lenge siden gått tapt.
Ve sonra kaybolan bu kişinin babası olduğu ortaya çıkar.Det viser seg å være den savnede kvinnen.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Mange mennesker er savnet.
Ve o şovdan sonra ekranlardan kayboldu.Deretter forsvant han med opptakene.
Ancak seferin lideri ve Eduard Toll ile üç arkadaşı gemiden ayrılarak kuzeye gitmiş ve kaybolmuşlardır.Polarforskeren baron Eduard Toll forlot skipet sammen med tre andre og forsvant.
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.Skipshaugen er i dag helt forsvunnet.
Coğrafi yönleri anlamada son derece zayıftır ve kolayca kaybolur.Du er veid på vekten og funnet for lett.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.En av lærerinnene forsvinner også på mystisk vis.
1 Şubat 1995'te grubun gitaristi Richey Edwards kayboldu.1. februar 1995 forsvant låtskriver og andregitarist Richey James Edwards.
Maggie kaybolur.Gran forsvinner.
Bu son açık gösterimden sonra Blutfahne kayboldu.Etter dette forsvant blodfanen.
Beagle-2 iniş sırasında başarısızlığa uğradı ve Şubat 2004’te kaybolduğuna dair bir açıklama yapıldı.Intet signal fra sonden ble mottatt, og Beagle 2 ble erklært tapt i februar 2004.
6 kişi ise kayboldu.Til sammen seks mennesker omkom.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Ingen ble skadet eller meldt savnet.
Her iki modelde de hiçbir çalışma kaybolmaz.I begge skuespillene hender ingenting.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Hos de fleste artene er den venstre lungen redusert, eller forsvunnet.
Aluwyn öfkeli bir şekilde ortadan kaybolur.Godwin av Wessex ble rasende.
Filmin kaybolduğu değerlendirilmektedir.Filmen regnes som tapt.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Filmen er trolig gått tapt.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Noe har blitt viktigere og hun vet ikke hva.
17 kişi boğuldu, 7 kişi kayboldu.Sør-Korea: 17 omkomne, 3 savnet.
Bazıları hiçbir iz bırakmadan kaybolur.Etterhvert begynner mennesker å forsvinne sporløst.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Fotonegativene, bl.a. portrettbildene, er gått tapt.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.«I fjor døde tre barn under fem år pr.
Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur.Erobringen varte ikke lenge, gruppen forlot byen etter fire timer, hvorfor er ikke kjent.
Bu işin sonuca ulaşmasını hızlandırırken Ofsette elde edilen bazı ince detayların kaybolmasına neden olur.Det skal være raskt å se at noe mangler fra sin dedikerte plass.
2015 yılı itibarıyla, ilk iki yontma yazıt, günümüze kadar kaybolmamış en eski Gürcü yazıtlarıdır.Per 2010 er det vanlig sesong, med de to dårligste lagene som rykker direkte ned.
Bu heykel kaybolmuştur.Stilen som forsvant.
Evinin yanması sebebi ile birçok eseri kayboldu.Flere hus ble brent ned til grunnen og mange liv gikk tapt.
İştah ciddi derecede kaybolmuştur.Arbeidsterapi ble oppfattet som svært viktig.
Kaybolma olayları ve ölümler olabilmektedir.Redusere risikoen for hendelser og ulykker.
Düzeltme, kaybolan enerjiyi elde etmek için gereken enerjidir.Fordampning krever energi, som blir tatt fra luften.
Cadılar ortadan kaybolurlar.I det samme forsvinner trollhvalen.
Effüzyonların %50' si dört hafta içinde ve %80'i sekiz hafta içinde kaybolur.Slots må brukes minst 80 % i løpet av seks måneder.
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.Våpenet i seg selv hadde vært brukt tidligere.
Halk kahramanı Nuno Álvares Pereira’nın mezarı kayboldu.Makam pahlawan nasional Nuno Álvares Pereira juga hilang.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod