kaybet ile cümle
kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir parmağını bile kaybetsen, ne olursa olsun parmağını uçursan bile...yine de upload et!You lose a finger, whatever it is, you (bleep) your hand up, you upload.
Bir kaybeden değildir, kaybetmiş olmasına rağmen.He is not a loser, though he has lost.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)The fluid graphics and ambient sounds combine to help you completely lose yourself underwater.)
18 yaşıma geldiğimde en sevdiğim arkadaşımı bir trafik kazasında kaybettim.When I turned 18, I lost my best friend to a car accident.
Yetişkinler olarak hem kültürel açıdan hem de diğer açılardan bu sinyalleri kaybetmeye başlıyoruz.And we begin to lose those signals, culturally and otherwise, as adults.
Evini de hacizde kaybetmişti.And he lost his house in foreclosure.
Kontrolünü kaybetmiş hafif sarhoş adam rolünü iyi becerdin.That was awesome Lester. You totally sold the out of control, drunk guy bit.
Kimin kazandýđý önemli deđil, kim kaybetmiţ o parayý?He gained 10 million that night.
Bu ayarda ilk oyunum benim, bütün paramý kaybettim.Okay, take a deep breath How can I Ms. Selma?
Ben kaybettim. Peki niyeymiţ,garezi neymiţ bu adamýn sana?Can a person lose his everything in one day?
Eren sen babaný kaybettin, ben de abimi.Why would I scare of you?
Sen bir baba kaybettin, bak ţimdi bir abi kazanacaksýn.Eren you lost your dad, I lost my brother
Ben abimi kaybettim, ţimdi bak bir kardeţ kazanacađým iţte. Ya olamaz mý yani ha?Look, Eren, you lost a dad, but now you will gain a brother
Herşeyimi kaybettim. Herşeyimi aldılar !I lost everything.
İtibarını kaybetmek istemiyorsan, hareket etmelisinIf you don't want to lose face, let the force do it.
Bakın, federallere yalan söyledim, bundan da hayatımın bir yılını kaybettim.Look, I lied to the Feds. I lost a year of my life from it.
İnancımı kaybetmiştim.I had lost my belief.
Ama şimdi kaybetmiştim.And now I had lost it.
Bunu kaybetmek istemiyorum ve buraya yazacağım.I don't want to lose it, so I'll write it right there.
Ben de babamý kaybettim.I also lossed my father.
Daha yeni, 1200 kişinin işini kaybettiği bir kömür tesisindeydim.I was just at a coal facility, where some 1,200 people lost their jobs.
Bundan önceki yönetimde, kadınlar 580.000 iş kaybettiler.In the -- in the last women have lost 580,000 jobs.
Ancak, bu, önce 5 milyon iş kaybettikten sonra oldu.I\'92ve created 5 million jobs.\'94 That\'92s after losing 5 million jobs.
Bir çok iyi insan işini kaybetmiş durumda.A lot of good people have lost jobs.
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Do you know how regretful the head of administration is for losing you?
Milletler yonlerini kaybettiler.Nations have lost their direction.
Milletlerin liderleri yollarini kaybettiler Pusulalarini kaybettilerNations' leaders have lost their direction, they have lost their compass.
Milletlerin alimleri ve din adamlari, pusulalarini tamamen kaybettiler.Nations' Alims and Ulamas - they've completely lost their compass.
Bunu zamanında yaptığınızda puan kazanmalısınız. Zamanında yapmadığınızda puan kaybetmelisiniz.You should get points for doing it on time and lose points for not doing it on time.
Sınıftaki çocukların yarısının ebeveynleri yok, çünkü AIDS yüzünden hayatlarını kaybetmişler.Half the children in this classroom have no parents because they've died through AlDS.
Diğer yarısının ise sadece annesi veya babası var, çünkü diğerini AIDS sebebiyle kaybetmiş.The other half have one parent because the other parent has died through AlDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.He'd spent three years in Nairobi living on the streets because his parents had died of AlDS.
Diğer bir deyişle, araba bağımlıları sahip olma arzularını kaybetmişlerdi.In other words, the car addicts had lost their urge to own.
Ama ancak onları kaybettikten sonra bu inancın aynı zamanda bir çeşit kibir olduğunu anladımBut it wasn't until after I lost them that I realized that that was also a form of arrogance. . .
Kafanızı çalıştırın... ...ve kendinize asi topluluğunuzun kontrolünü kaybettiğini hatırlatın.Fire up your brain, remind you Inside you're rioting, society is slipping
En başından ona karşı kaybettim.I didn't have a chance against her from the beginning.
Endüstrinin bu kısmını kaybetme konusunda gerçekten endişeliyiz.And we're really worried about losing this segment of our industry.
Bence toplumumuzda şu an sahip olduğumuz şey, doğa ile olan iletişimimizi kaybetmemizdir.And that is that I think that what we have in our society is, we forgot our connection with nature.
Güneşi kaybettim Ve gece, kalbimi yakalayıp Tutsak ettiI have lost the sun and the night my heart a captive has touched
Ama bu kansere karşı savaşmada umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmez.But that does not mean that we should give up hope in the fight against cancer.
Bunu yaparak, orjinal detayı kaybetmiyorum.By doing this I don't lose the original detail.
NADH hidrojen kaybettiğinde oluyor.When NADH loses a hydrogen.
Hatırlayın, yükseltgenmek elekton kaybetmektir.Remember oxidation is losing, formally electrons.
Hidrojeni kaybettiğinde, hidrojenin elektronlarını kullanma şansını da kaybetmiş oluyor.But when it loses the hydrogen, it loses the opportunity to hog that hydrogen's electrons.
Agresifliğinden dolayı da Haiti'yi kaybetti.So he starts losing Haiti.
Ve, Haitiyi de kaybetmeye başlıyorlar.And you can kind of say they're starting to lose Haiti.
Ama kaybetmeye başladıktan sonra öğreniyorsunuz bunuBut, you only learn that when you start losing stuff.
Carl Sagan'ın, yeni kaybettiğimiz başka bir kahramanın, dediği gibiAs Carl Sagan, another recently dead hero, put it,
Ve buradayım, hiç kaybetmedim.And so, here I am -- never lost.
Bu buzu kaybetmek bahçedeki toprağı kaybetmek demektir.Losing that ice is like losing the soil in a garden.
"kullan ya da kaybet" geçerli oluyor, yani zihninizi canlı tutmak yararınıza olur."use it or lose it" applies, so you want to stay mentally stimulated.
Lütfen kendine gel.aklını kaybetmişsin.Please pull yourself together. You've lost your mind.
Bıkma, İnatçılığını kaybetme ve onun söylediklerine kulak asma.Don't you care what he says about you being persistent or tired of you.
Çok uzun yıllar önce kaybettiğim onurumun geri geldiğini hissediyorum."I feel that I have dignity that I have lost for so many years."
Yatırdıkları bütün parayı kaybettiler.So that's the answer to the question. I said, who gets the money?
Orada, bu saldırıda bacaklarını kaybetmiş bir bayan daha var.There's a lady over there as well who lost her legs in this bombing.
Bu SİZİN öfke kaybetmek asla size bir ders olsun! 'Let this be a lesson to you never to lose YOUR temper!'
İşte şimdi kaybetmenin ağırlığıyla tekrar yüzyüze geldi, ama görünüşe göre kuyu hala kuruydu.Really?
Kayıp, kaybetmek. Rafe'in hayatı kayıplarla doluydu. Ama artık kaybecek hiçbir şeyi kalmamıştı.He thought alcohol might dull his senses enough to entice tears.
Hayatım boyunca sevdiğim herkesi ama herkesi kaybettim.My mom's dead...
İlgili Sayfalar