kaybet ile cümle

kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şapkamı kaybettim.I lost my hat.
Pilot kontrolü kaybetti ve uçağı dalışa geçti.The pilot lost control and the plane went into a dive.
Baba bana bir saat verdi ama onu kaybettim.Dad gave me a watch, but I lost it.
Bu bir kaybet-kaybet durumu.It's a lose-lose situation.
Yüz bin kaybetsen bile, dürüst kal.Even if you lose lakhs, stay honest.
Şemsiyelerini kaybettiler.They've lost their umbrellas.
Şemsiyeni kaybettin.You've lost your umbrellas.
Şemsiyemizi kaybettik.We've lost our umbrellas.
Marie şemsiyesini kaybetti.Marie has lost her umbrella.
O, şemsiyesini kaybetti.She has lost her umbrella.
Sen şemsiyeni kaybettin.You've lost your umbrella.
O, kullanılmış araba satıcısı olarak işini kaybetti.He lost his job as a used car salesman.
Uzun zaman önce paraya olan ilgimi kaybettim.I lost interest in money a long time ago.
Para çantamı kaybettim.I have lost my money-bag.
O, tek oğlunu bir kazada kaybetti.He lost his only son in an accident.
Eski arkadaşını kaybetmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?Do you know how it feels to lose an old friend?
İyi dövüştük ama yine de kaybettik.We put up a good fight, but lost anyway.
Kendinize olan güveni asla kaybetmeyin... Yapmak istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Never lose faith in yourself. You can do everything you want to do.
İçinizdeki inancı asla kaybetmeyin... Yapmak istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Never lose faith in yourself. You can do everything you want to do.
Tom yedi yıl önce eşini kaybetti.Tom lost his wife seven years ago.
Tom bir araba kazasında tek oğlunu kaybetti.Tom lost his only son in a car accident.
Tom sıcak hava dalgası nedeniyle iştahını kaybetti.Tom lost his appetite due to the heat wave.
Sen genellikle şeylerin değerini onları kaybettikten sonra anlarsın.You usually find out the value of things after losing them.
Tom otuz kilogramdan fazla kaybetti.Tom lost more than thirty kilograms.
Tom kaybettiğini düşündüğü anahtarı buldu.Tom found the key that he thought he'd lost.
Tom ve Mary şemsiyelerini kaybetti.Tom and Mary have lost their umbrellas.
Tom çantasını kaybetti.Tom closed his briefcase.
Tom karısını kaybetti.Tom lost his wife.
Tom kaybetmekten nefret eder.Tom hates to lose.
Tom gene kaybetti.Tom lost again.
O beresini kaybetti ama onu daha sonra buldu.She lost her tuque but later found it.
Hassiktir! Anahtarlarımı kaybettim!Oh shit! I've lost my keys!
Birisinin evladını kaybetmesinden daha acı bir şey yoktur.There's nothing more painful than losing one's child.
Bu hafta en az üç kilo kaybettiğimden eminim.I'm sure I lost at least 3 kilos this week.
Tom meslektaşlarının güvenini kaybetti.Tom lost his colleagues' trust.
Onlar Tom'a olan güvenlerini kaybettiler.They lost their trust in Tom.
Tom onların güvenini kaybetti.Tom lost their trust.
Kilo kaybetmeye ihtiyacı olan ben değilim.I'm not the one who needs to lose weight.
Ben kaybetmedim. Sadece kazanamadım.I didn't lose. I just couldn't win.
Tom itibarını kaybetti.Tom lost his credibility.
Tom güvenirliğini kaybetti.Tom lost his credibility.
Tom dengesini kaybetti ve yere düştü.Tom lost his balance and fell down.
Az önce yeni siyah cüzdanımı kaybettim.I've just lost my new black wallet.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti.Tom lost control of his car.
Odamın anahtarını kaybettim.I've lost the key to my room.
Ancak cesaretini kaybetmemelisin.However, you should not lose heart.
Kaybettim belgelere ihtiyaç duyacağım.I would need the papers that I've lost.
Olamaz! Arabanın anahtarını kaybettim.Oh no! I lost the car key.
Onları kaybetmedim.I didn't lose them.
Onlar zaman kaybetmeyecekler.They won't waste time.
Benim evimin anahtarlarını kaybettim.I lost my house keys.
Araba anahtarlarımı kaybettim.I lost my car keys.
Sen gecikerek iyi bir fırsatı kaybettin.You have lost a good opportunity by delaying.
Daha fazla zaman kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose any more time.
O konuşma Tom'a seçimi kaybettirdi.That speech lost Tom the election.
Tom yabancı aksanını kaybetti.Tom lost his foreign accent.
Ben çantamı tekrar kaybettim.I've lost my purse again.
Umudunu kaybetme.Don't lose hope.
Tom üç yıl önce eşini kaybetti.Tom lost his wife three years ago.
Zaman kaybettin.You lost time.
İlgili Sayfalar