kaybet ile cümle
kaybet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Zaten çok zaman kaybettim.I've already lost too much time.
Bacaklarımdaki hissi kaybettim.I've lost feeling in my legs.
İştahımı kaybettim.I've lost my appetite.
İşimi kaybettim.I've lost my job.
Yaşama isteğini kaybettim.I've lost the will to live.
Kaybetmeyeceğimizi umuyorum.I do hope we don't lose.
Karımı kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my wife.
Kendimi kaybetmiş hissediyorum.I feel lost.
Sadece Tom'un kaybettiğini görmekten nefret ediyorum.I just hate to see Tom lose.
Ben gözlüklerimi kaybettim.I lost my glasses.
Ben sadece yüz dolar kaybettim.I just lost a hundred dollars.
İşimi yeni kaybettim.I just lost my job.
Yalnızca işimi kaybettim.I just lost my job.
Birini kaybetmenin ne demek olduğunu biliyorum.I know what it's like to lose someone.
Sahip olduğum her şeyi kaybettim.I lost everything I had.
Köpeğimi kaybettim.I lost my dog.
Favori kalemimi kaybettim.I lost my favorite pen.
Fenerimi kaybettim.I lost my flashlight.
Pazartesi günü işimi kaybettim.I lost my job on Monday.
Telefonumu kaybettim.I lost my phone.
Kendimi kaybettim.I lost my temper.
Tom'u gözden kaybettim.I lost sight of Tom.
O tartışmayı kaybettim.I lost that argument.
Bahsi kaybettim.I lost the bet.
Zamanın izini kaybettim.I lost track of the time.
Kaybettiğin zaman değil, vazgeçtiğin zaman her şey biter.It's not over when you lose, it's over when you give up.
Kazara şemsiyemi kaybettim.I accidentally lost my umbrella.
Umudunu kaybetme, Tom.Don't give up hope, Tom.
Yeni bir diyete başladım. İki hafta içinde on dört gün kaybettim!I started a new diet. In two weeks I lost fourteen days!
İştahımı kaybetmiş gibi görünüyorum.I seem to have lost my appetite.
Kendimi kaybetmemeliydim.I shouldn't have lost my temper.
Seni tekrar kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose you ever again.
Sanırım Tom'u kaybettik.I think we lost Tom.
O yüzme havuzunda yüzerken soyunma odası anahtarını kaybetti.She lost her locker key while she was swimming in the pool.
Küçük çocuk karda oynarken tek parmaklı bir eldiven kaybetti.The little boy lost a mitten playing in the snow.
Tom pasaportunu kaybetti ve ne yapacağını bilmiyordu.Tom lost his passport and didn't know what to do.
Oğlan tarlada sandaletini kaybetti.The boy lost his sandal in the field.
Ben motivasyonumu kaybettim.I've lost my motivation.
Benim yirmi dolarlık bir banknotum vardı, ama onu kaybettim.I had a twenty dollar bill but I lost it.
Kesinlikle işimi kaybetmek istemiyorum.I sure wouldn’t want to lose my job.
Ben güneş gözlüğümü kaybettim.I lost my sunglasses.
Kaybetmekten bıktım.I'm tired of losing.
O bana önceki sabah ders kitabını kaybettiğini söyledi.He told me that he had lost his textbook the previous morning.
Tom'a karşı sabrımı kaybetmeye başlıyorum.I'm beginning to lose patience with Tom.
Bu konuda daha fazla zaman kaybetmek istemiyorum.I'm not wasting any more time on this.
Tom, Mary'nin bir küpesini kaybettiğini fark etti.Tom noticed Mary had lost an earring.
Anahtarlarımı kaybettiğimi sandım.I thought that I had lost my keys.
Tom dengesini kaybetti ve düştü.Tom lost his balance and fell.
Her şeyi kaybettiğimi düşündüm.I thought I'd lost everything.
Seni kaybetmek istemiyoruz.We wouldn't like to lose you.
Vakit kaybetmeyeceğim.I'm not going to waste time.
Seni kaybetmekten korkuyorum.I'm afraid of losing you.
Sen aklını kaybettin.You've lost your mind.
Tom dengesini kaybetti.Tom lost his balance.
Tom kalemini kaybetti.Tom lost his pencil.
Seni kaybettiğim için üzgünüm.I'm sorry you lost.
Senin kaybetmeni istiyorum.I want you to lose.
Sizin kaybetmenizi istiyorum.I want you to lose.
Tom'un kaybetmesini istiyorum.I want Tom to lose.
Tom'dan kaybetmesini istiyorum.I want Tom to lose.
İlgili Sayfalar