kaybı ile cümle

kaybı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Annelerinin kaybı onları çok etkiledi.The loss of their mother affected them greatly.
Tom hafıza kaybı çekiyor.Tom is suffering from a loss of memory.
Bu bir hayal kırıklığı kaybıydı.It was a disappointing loss.
Kaybın için üzülüyoruz.We feel for your loss.
Bu kilo kaybı planını izlersen çalışmak garantidir.If you follow this weight loss plan, it's guaranteed to work.
Bu bir para kaybıdır.That's a waste of money.
Yürüyüş yapmanın bir zaman kaybı olduğunu düşünürdüm.I used to think that taking walks was a waste of time.
Bunun zaman kaybı olduğunu hissediyorum.I feel it's a waste of time.
Beyin hücreleri oksijen kaybına karşı özellikle duyarlıdır.Brain cells are particularly sensitive to a loss of oxygen.
Habere göre, can kaybı yoktu.Reportedly, there were no casualties.
Başka can kaybı bildirilmedi.No other casualties were reported.
Zahmet etmeyin. O, zaman kaybıdır.Don't bother. It's a waste of time.
Beklemek sadece bir zaman kaybıdır.Waiting is just a waste of time.
Bunu yapmak bir zaman kaybıdır.Doing this is a waste of time.
Onu yapmak zaman kaybı olacaktır.Doing that will be a waste of time.
Tom'u ikna etmeye çalışmak bir zaman kaybı olacak.Trying to convince Tom will be a waste of time.
Tom'u ikna etmeye çalışmak bir zaman kaybıydı.Trying to convince Tom was a waste of time.
Egzersiz bir zaman kaybıdır.Exercise is a waste of time.
Amnezi kısmen veya tamamen hafıza kaybıdır.Amnesia is a partial or total loss of memory.
İnternet bir vakit kaybıdır.The internet is a waste of time.
Sosyal medya zaman kaybıdır.Social media is a waste of time.
Sosyal medya bir zaman kaybıdır.Social media is a waste of time.
Sanırım bunu yapmak bir zaman kaybı olacak.I think doing that will be a waste of time.
Bence bu bir para kaybıdır.I think this is a waste of money.
Kellik saç kaybı olarak da bilinir.Alopecia is also known as hair loss.
Leyla, en yakın arkadaşı Salima'nın kaybı üzerine derin bir depresyona girdi.Layla slipped into a deep depression over the loss of her best friend, Salima.
Leyla'nın sıvı kaybı kas kramplarına neden oldu.Layla's dehydration caused her muscle cramps.
Sami kaybı hissetti.Sami felt the loss.
Bu kocaman bir zaman kaybıdır.This is a huge waste of time.
Onu yapmadım çünkü vakit kaybı olacağını düşünmüştüm.I didn't do that because I thought it would be a waste of time.
Sami onun zaman kaybı olduğunu fark etti.Sami realized it was a waste of time.
Sami'nin darbeleri, büyük kan kaybı yoluyla Leyla'nın ölümüne neden oldu.Sami's blows caused Layla's death from massive blood loss.
Sami, annesinin kaybı ile baş etti.Sami struggled with the loss of his mother.
Bunu yapmak büyük bir zaman kaybı olurdu.Doing that would be a huge waste of time.
Bu senin kaybın, benim değil.It's your loss, not mine.
Herkesi memnun etmeye çalışmanın zaman kaybı olduğunu söylüyor.He says it's a waste of time to try to please everybody.
Can kaybı olmamasından memnunum.I'm glad that nobody died.
Tom neredeyse kan kaybından ölüyordu.Tom almost bled to death.
Evlat kaybının acısı asla dinmez.The pain of losing a child never ends.
Hayatta en büyük kaybın ne oldu?What was your biggest loss in life?
Zaman kaybından daha vahim kayıp yoktur.There is no graver loss than the loss of time.
En yüksek can kaybının olduğu saldırı 20 Ekim'de oldu.The deadliest attack was on October 20th.
Bazıları uyumayı vakit kaybı olarak görüyor.Sleeping is considered a waste of time by numerous people.
O uygulamayı kaldır. Vakit kaybından başka bir şey değil.Uninstall that app. It's nothing but a waste of time.
Bu da başka görevler de yapmak zorunda olan programlar için zaman kaybı olurdu.This was a waste of time for programs that had other tasks to do.
Bazıları ise Yahudileri bu talihsizlik ve genel olarak Suriye'nin kaybından sorumlu tuttu.Some blamed the Jews for this misfortune and for the loss of Syria in general.
Baltık Denizi'ne olan tek erişiminin kaybı, Litvanya ekonomisine büyük darbe vurdu.The loss of its only access to the Baltic Sea was a major blow to the Lithuanian economy.
Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerden herhangi birinin kaybı.Any loss of any language or social skills, at any age.
Veri kaybını önlemek için kullanıcılar Linux'a yeniden başlamadan önce RAM'i yedeklemelidir.To prevent data loss, users should backup RAM before restarting to Linux.
Genetik materyal kaybı olmadan ya da olarak gerçekleşebilir.This can happen with or without loss of genetic material.
Toplam savaş kaybı, 1939-45'te Sovyetler Birliği tarafından eklenmiş toprakları kapsar.Total war losses include territories annexed by Soviet Union in 1939-45.
STS-5, 1982 : Yüksek miktarda döşeme kaybına devam edildi.STS-5, 1982: Continued high rate of tile loss.
NCV tetkiki, distal kısımdaki sinir iletim kaybını gösterir (hasardan 3 veya 4 gün sonra).NCV study shows loss of nerve conduction in the distal segment (3 to 4 days after injury).
Bu da araç için vakit kaybıydı.Surely this was a waste of time?
Bu kayıpların başlıca 2 temel bileşeni vardır, metal kaybı ve dielektrik kaybı.There are two main components to these losses, the metal loss and the dielectric loss.
TPP1’in kaybı bozulmuş POT1 fonksiyonuna neden olur.The loss of TPP1 leads to impaired POT1 function.
0,1 dB’nin altındaki birleşim kaybı tipik değerdir.A splice loss under 0.1 dB is typical.
Sonuçta oluşan sinyal gücü kaybına “gap loss” adı verilir.The resulting signal strength loss is called gap loss.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Shortly after its loss in court, Napster was shut down to comply with a court order.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Low red blood cell levels may occur due to loss of blood.
İlgili Sayfalar