Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這 城 中 所 流 的 血 倒 在 淨 光 的 磐 石 上 、 不 得 掩 蓋 、 乃 是 出 於 我 、 為 要 發 忿 怒 施 行 報 應
Öfkeyi alevlendirmek, Öç almak için, Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki, örtülemesin.這城 中 所 流 的 血 倒 在 淨光 的 磐石 上 、 不得掩蓋 、 乃是 出於 我 、 為要發 忿怒 施行 報應
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameA RDF أخبارComment
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameEen verschuivende RDF-nieuwsticker
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameEn rullende RDF nyhedstelegrafName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameNewsticker mit durchlaufenden RDF-NewsName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNamePrikazovalnik novic v obliki RDFName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuName스크롤되는 RDF 뉴스 티커Name
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameTrình theo dõi tin tức RDFName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameΜια κυλιόμενη προβολή ειδήσεων RDFName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameИндикатор новостей RDF с прокруткойName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameЧетец на новини RDFName
RDF haber kaynaklarını kayan yazı şeklinde gösteren haber okuyucuNameצג חדשותName
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Astfel, m-am ridicat de pe piatră, şi, Dumnezeule, chiar am fugit acasă.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.L`Éternel dit: Voici un lieu près de moi; tu te tiendras sur le rocher.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Og HERREN sagde: "Se, her er et Sted i min Nærhed, stil dig på Klippen der!
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Sitten Herra sanoi: "Katso, tässä on paikka minun läheisyydessäni; astu tuohon kalliolle.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Und der HERR sprach weiter: Siehe, es ist ein Raum bei mir; da sollst du auf dem Fels stehen.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Και ειπεν ο Κυριος, Ιδου, τοπος πλησιον μου, και θελεις σταθη επι της πετρας
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.И сказал Господь: вот место у Меня, стань на этой скале;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Рече още Господ: Ето място при Мене; ти ще застанеш при канарата;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.ויאמר יהוה הנה מקום אתי ונצבת על הצור׃
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.وقال الرب هوذا عندي مكان. فتقف على الصخرة.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.耶 和 華 說 、 看 哪 、 在 我 這 裡 有 地 方 、 你 要 站 在 磐 石 上
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.耶和華 說 、 看 哪 、 在 我 這裡 有 地方 、 你 要 站在 磐石 上
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Das macht Felsen brüchig, der erste Schritt zur Bildung von Erdboden.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Det får sten att vittra och är det första steget i skapandet av jord.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Doet de rotsen verkruimelen, de eerste stap in de vorming van grond.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Elporlasztják a sziklákat, és ez a talaj generálásának az első lépése.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Får klipperne til at smuldre, og tager første skridt i dannelsen af jord.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Hace que las rocas se desintegren, el primer paso en la generación del suelo.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Il fait s'effriter les rochers, et c'est la première étape dans la production de sol.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Khiến cho đá vỡ vụn, và là bước đầu tiên trong quá trình hình thành đất.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.이 때 바위가 깨지게 되는데, 이것이 토양이 만들어지는 첫 단계입니다.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Membuat batu-batu pecah, tahap pertama pembentukan tanah.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Pomáhá drolení hornin a je prvním krokem k půdě.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Provoacă sfărîmarea rocilor, şi primul pas în generarea solului.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Sbriciola le rocce ed è il primo passo nella formazione del suolo.
Toprak oluşumunun ilk aşaması olan kayanın parçalanmasını sağlarlar.Skała kruszy się, a to pierwszy krok w powstawaniu gleby.
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!toen mijn zaken goed liepen en er room in overvloed was en de rots stromen olijfolie voor mij leverde!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!οτε επλυνον τα βηματα μου με βουτυρον, και ο βραχος εξεχεε δι' εμε ποταμους ελαιου
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!Когато миех стъпките си с масло, И скалата изливаше за мене реки от дървено масло!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!когда пути мои обливались молоком, и скала источала для меня ручьи елея!
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!ברחץ הליכי בחמה וצור יצוק עמדי פלגי שמן׃
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!اذ غسلت خطواتي باللبن والصخر سكب لي جداول زيت
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!奶 多 可 洗 我 的 腳 、 磐 石 為 我 出 油 成 河
Yollarımın sütle yıkandığı, Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!奶多 可 洗 我 的 腳 、 磐石 為 我 出油 成 河