Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Så jag kom bort från stenen och, gode Gud, sprang jag hem?
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Thế là tôi đứng dậy khỏi hòn đá, và, lạy chúa tôi, tôi chạy về nhà.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Úgyhogy felkeltem a kőről és ó Istenem, csak úgy szaladtam haza.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Więc podniosłam się z kamienia i popędziłam do domu.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Y entonces me libré de esa roca, y, mi Dios, sí que corrí a casa.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Και έτσι έφυγα από εκείνο το βράχο, και, ωχ Θεέ μου, έτρεξα σπίτι.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.И така, аз се изправих на този камък, и, о Боже мой, дали не препуснах към вкъщи..
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.И я поднялась с этого камня, и, Боже мой, как же я помчалась домой.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.Так я встала з того каменя, і, Боже мій, як ж я помчала додому.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.וכך קמתי מהסלע, ורצתי הביתה.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.و هكذا قمت من على الصخرة ، و يا إلهي كم ركضت، عائدة إلى البيت.
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.全力疾走で家へ向かいました
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.A ešte riekol Hospodin: Hľa, je miesto u mňa, a budeš stáť na skale.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Aggiunse il Signore: «Ecco un luogo vicino a me. Tu starai sopra la rupe
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Därefter sade HERREN: »Se, här är en plats nära intill mig; ställ dig där på klippan.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Derefter sa Herren: Se, her tett ved mig er et sted; still dig der på berget,
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Di sebelah-Ku ini ada bukit batu; engkau dapat berdiri di situ
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Disse mais o Senhor: Eis aqui um lugar junto a mim; aqui, sobre a penha, te poras.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Domnul a zis: ,,Iată un loc lîngă Mîne; vei sta pe stîncă.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Ðức Giê-hô-va lại phán: Ðây có một chỗ gần ta, ngươi hãy đứng trên hòn đá;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Ðức_Giê - hô-va lại phán : Ðây có một chỗ gần ta , ngươi hãy đứng trên hòn đá ;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.És monda az Úr: Ímé van hely én nálam; állj a kõsziklára.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.In GOSPOD reče: Glej, prostor je pri meni, tu se postavi na skalo.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.I rzekł Pan: Oto, miejsce u mnie, a staniesz na opoce.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.I to řekl Hospodin: Aj, místo u mne, a staneš na skále.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.--Jehovah dijo también--: He aquí hay un lugar junto a mí, y tú te colocarás sobre la peña
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.여호와께서 가라사대 보라 내 곁에 한 곳이 있으니 너는 그 반석위에 섰으라
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Kom hier op de rots naast Mij staan.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.L`Éternel dit: Voici un lieu près de moi; tu te tiendras sur le rocher.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Og HERREN sagde: "Se, her er et Sted i min Nærhed, stil dig på Klippen der!
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Sitten Herra sanoi: "Katso, tässä on paikka minun läheisyydessäni; astu tuohon kalliolle.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Und der HERR sprach weiter: Siehe, es ist ein Raum bei mir; da sollst du auf dem Fels stehen.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Και ειπεν ο Κυριος, Ιδου, τοπος πλησιον μου, και θελεις σταθη επι της πετρας
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.И сказал Господь: вот место у Меня, стань на этой скале;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Рече още Господ: Ето място при Мене; ти ще застанеш при канарата;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.ויאמר יהוה הנה מקום אתי ונצבת על הצור׃
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.وقال الرب هوذا عندي مكان. فتقف على الصخرة.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.耶 和 華 說 、 看 哪 、 在 我 這 裡 有 地 方 、 你 要 站 在 磐 石 上
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.耶和華 說 、 看 哪 、 在 我 這裡 有 地方 、 你 要 站在 磐石 上
TANH( kayannokta)tan( Float)
TANH( kayannokta)TANH(Coma flotante)
TANH( kayannokta)TANH( decimaltal)
TANH( kayannokta)TANH(Fließkommawert)
TANH( kayannokta)TANH( Float)
TANH( kayannokta)TANH( Float)
TANH( kayannokta)TANH( Float)
TANH( kayannokta)TANH( Float)
TANH( kayannokta)TANH(Float)
TANH( kayannokta)TANH(Float)
TANH( kayannokta)TANH( Float)
TANH( kayannokta)TANH( Float)
TANH( kayannokta)TANH(Flottant)
TANH( kayannokta)TANH( flyttal)
TANH( kayannokta)TANH(getal)
TANH( kayannokta)TANH( Liczba zmiennoprzecinkowa)
TANH( kayannokta)TANH( liukuluku)
TANH( kayannokta)TANH( Reálne číslo)
TANH( kayannokta)TANH( Real)
TANH( kayannokta)TANH( Vírgula Flutuante)
TANH( kayannokta)TANH( δεκαδικός)