Ana içeriğe geç
Sözlük

kayalara ile cümle

kayalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Burada dolaşırken düşen kayalara dikkat etmelisin.When you walk around here, you have to look out for falling rocks.
Gemi, kayalara çarpmış.The ship was wrecked on the rocks.
Hiç kayalara tırmanmaya gittin mi?Have you ever gone climbing on rocks?
Gemi kayalara çarptı.The ship crashed on the rocks.
Onlar sivri kayalara tırmandılar.They climbed up the jagged rocks.
Dalgalar kayalara çarptılar.The waves crashed against the rocks.
Düşen kayalara dikkat edin!Beware of falling rocks!
O kayalara dikkat et.Be careful on those rocks.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.Greeks seized infants from their mother's breasts and dashed them against rocks.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Fungi married algae ... clinging to rock, and eating it too ... transforming barren land.
Sert kayalara çarparsınız. Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur.When you are surfing on the top, you are all elated.
Her bir yaratık, kendi uzuvları ile dipteki kayalara ve taşlara tutunmuştu.Each creature, in its own legs, hang tightly to the twigs and rocks of the bottom.
'Bırak kendini ve ibadet ettiğin akıntı seni yuvarlasın ve kayalara çarptırarak ezsin.'Let go and that current you worship will throw you tumbled and smash across the rocks and
Ve birden, akıntı tarafından yuvarlandı ve kayalara çarptırıldı.And at once, tumbled and smashed by the current across the rocks.
'KURTARICI' diye, kayalara yapışmaya devam ederek.'SAVlOR' clinging to the rocks.
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?It's because we don't think rocks can suffer.
Ve ayrıca, düşündüm de, kayalara yerleştirilmiş sentetik polimerler, plastikler de olabilir.And also, I thought that there would be synthetic polymers, plastics, embedded in the rock.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.They are wet with the showers of the mountains, and embrace the rock for lack of a shelter.
Bu şekilde dikkati minerallere ve kayalara yöneldi .In this way his attention came to be directed to minerals and rocks.
Mermi ıskaladı, kayalara çarptı.The projectile missed, impacting on rocks.
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.Mientras tanto los druidas se reúnen en el bosque (coro: Non partì? - ¿No se ha ido?").
Burada kayalara oyulmuş 77 tane mağara bulunur.Nel sito vi sono 77 grotte scavate nella pietra.
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.А почему он их не бичует, не развенчивает?»
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.Греки отрывали младенцев от материнской груди и сбрасывали со скал.
Bu simgeler, ilk insanların mağara duvarları ve kayalara resmettikleri motifler (Stoneart) ile de ilişkilidir.Первой письменной формой передачи мысли была пиктография — рисунки на стенах пещер и на скалах.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.استولى اليونانيون على الرضع من ثدي أمهم وحطموهم في الصخور.
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.Ou será que é o dono que não entende os cães?".
Çerkesler suya, ateşe, bitkilere, ormanlara, kayalara, gök gürültüsüne ve yıldırımlara tapmışlardır.Os mundos foram chamados de Alpeon (Terra), Inferos (Fogo), Aqueon (Água), Eris (Ar), e Luxian (Luz).
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Muitos dos residentes vivem no meio das rochas, algumas habitadas por mais de 3.000 anos.
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.Onduidelijk is waarom de beesten zich dan niet los worstelen (en staarten doorknagen).
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tym okresie, nowe wydrążone w skałach kościoły są już bogato zdobione kolorowymi freskami.
Bunun nedeni rüzgarın buradaki kayalara çarparak çınlamasıdır.Лиш вітер свистів у камінні.
Mezarın üstü beşik tonoz şeklinde kayalara oyulmuştur.Unele asemenea morminte sunt săpate direct în stâncile calcaroase.
Burada kayalara oyulmuş 77 tane mağara bulunur.77 sziklába vájt barlang található a helyszínen.
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Monet asukkaat asuvat käsin kaivetuissa taloissa kivien keskellä, joista osissa on asuttu 3000 vuoden ajan.
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.(自分がGI未勝利だったのは)GIで本命になる馬に乗っていなかっただけの話じゃないですか。
Atın bile gelmek istemeyip ayakları kayalara saplanmadı mı?" buyurdu.그런데 어찌 전하께서는 문 밖에 나가지도 않고 황제에 오르려 하십니까?”라고 하였다(삼국지 촉서 비시전).
Köy sakinlerinin birçoğu kayalara oyulmuş 350 el-oyması evde yaklaşık 3.000 yıl kadar bir süre boyunca yaşadı.Много от жителите му живеят в ръчно изкопаните в скалите къщи, някои от които се обитават от 3000 години.
Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.Po tem obdobju so v skale izkopali nove cerkve in jih bogato okrasili z živahnimi freskami.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.A hegyi zápor csurog le rólok, s hajlékuk nem lévén, a sziklát ölelik.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.A přívalem v horách moknouce, nemajíce obydlí, k skále se přivinouti musejí.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Av skyllregnet på fjellet blir de våte, og fordi de ikke har noget annet ly, trykker de sig inn til berget.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Av störtskurar från bergen genomdränkas de; de famna klippan, ty de äga ej annan tillflykt.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Chúng nó bị dầm mưa núi, Không nơi đụt, bèn nép mình vào hòn đá.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Chúng_nó bị dầm mưa núi , Không nơi đụt , bèn nép mình vào hòn đá .
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Dagli scrosci dei monti sono bagnati, per mancanza di rifugi si aggrappano alle rocce
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.De vædes af Bjergenes Regnskyl, klamrer sig af Mangel på Ly til Klippen.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.He ovat likomärkiä vuorilla vuotavasta sateesta, ja vailla suojaa he syleilevät kalliota.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ia basah oleh hujan lebat di gunung, lalu merapat pada gunung batu untuk berlindung
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Îi pătrunde ploaia munţilor, şi, neavînd alt adăpost, se ghemuiesc lîngă stînci.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ils sont percés par la pluie des montagnes, Et ils embrassent les rochers comme unique refuge.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.산 중 소나기에 젖으며 가리울 것이 없어 바위를 안고 있느니라
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Lijak z gora jih premoči, in ker nimajo strehe, se oklepajo skalovja. –
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Moknú od dažďa vrchov a nemajúc iného útočišťa objímajú skalu.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Pelas chuvas das montanhas são molhados e, por falta de abrigo, abraçam-se com as rochas.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Powodzią gór zmaczani bywają, nie mając mieszkania przytulają się do skały.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Se mojan con los aguaceros de los montes, y a falta de refugio se abrazan a las rocas
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Υγραινονται εκ των βροχων των ορεων και εναγκαλιζονται τον βραχον, μη εχοντες καταφυγιον.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Измокрюват се от планинските дъждове, И прегръщат скалата, понеже нямат прибежище.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.мокнут от горных дождей и, не имея убежища, жмутся к скале;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod