Ana içeriğe geç
Sözlük

kaya ile cümle

kaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Adada bungee jumping, su kayağı ve paintball gibi extreme sporları yapmak mümkündür.Se pot practica sporturi extreme, cum ar fi bungee jumping, schi nautic și paintball.
50 kayakla atlamacı finale yükseldi.50 de săritori s-au calificat pentru finală.
Etrafta dolanırken kayalardan yuvarlanan bir araba görür.Să considerăm o mașină ce trece pe lânga noi în viteză.
Görünüm olarak Eskimo kayaklarının aynısıdır.Și în swahili, numele câinelui sună foarte asemănător.
13 Eylül 1988, Schwaz-Avusturya), Avusturyalı Alp disiplini kayakçısıdır.13 septembrie 1988, Schwaz, Austria) este o schioare austriacă ce participă la Cupa Mondială de Schi Alpin.
Neptün'ün iç katmanları, Uranüs'e benzer şekilde ağırlıklı olarak buz ve kayaç malzemelerden oluşmaktadır.Interiorul lui Neptun, ca și în cazul lui Uranus, este compus în principal din roci și gheață.
Beslenme öğelerini kayaların üstünde bulunan algler oluşturur.Ca hrană preferă algele(perioada calda) pe care le roade de pe pietre.
Schmittenhöhe kayak ve kış sporları için popüler bir merkezdir.Davos este și un centru de ski și sporturi de iarnă.
Charlotte spirali ileriye ya da geriye doğru kayarak yapılabilir.Marsupiul poate să se deschidă înainte sau înapoi.
Mağara: Kayalıkların üzerinde bulunur.În roman, culmea se află deasupra unor stânci.
Kayaçlar genellikle sedimenter kökenlidir.Câmpiile sunt formate de obicei din roci sedimentare.
Silvstedt'in babası yerel bir kayak takımının kaptanı oldu ve beş yaşındayken dağ kayağına başladı.Tatăl ei a fost căpitanul unei echipe locale de schi, și a început de schi alpin de la vârsta de cinci ani.
Kayaklı koşuda çizgiyi ilk geçen kazanır.Se poate trage la sorți cine este primul la rând.
Mezarın üstü beşik tonoz şeklinde kayalara oyulmuştur.Unele asemenea morminte sunt săpate direct în stâncile calcaroase.
Antik Yunanistan'da surlarda büyük kaya parçaları kullanılmıştır.Utilizarea de proporții mai mari de argint a avut loc în Grecia antică.
3.Dizi: Yunus Obruğu, Kayalı Obruk.Cuvânt de întâmpinare, coperta a IV-a, de acad.
Gazeteler kayank BBC'den alıyordu.Documentarele sunt deținute de BBC.
Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir.În continuare s-ar putea ca păianjenul să sară inapoi continuând să privească mâna.
Örneğin; granit, kristalen kayaçlar.Exemple: șisturi cristaline.
Bu adacığa Yıldız Kayalığı da denir.Mai este numit și coșmarul Stelei.
Maggie, bir kaya üzerinde bıçağını bilemektedir.Comandantul japonez a observat acesta din cortul său de pe o stâncă.
(Bazen tortul kayaç olarak da adlandırılabilir.)(Opriți porumbelul!) astfel că numele se poate confunda ușor.
ASKİ Genel Müdürlüğü görevinde İrfan Kaya bulunmaktadır. ^ "ASKİ Ana Sayfa".În lista următoare sunt doar personajele principale. ^ „Rai International”.
Kayalı, zemin irili ufaklı birçok kayadan meydana gelmektedir.Prin gaura pietroasă trece nervul pietros mic.
Theseus büyüdüğünde gerçekten kayayı kaldırır ve babasının emanetlerini alır.Când Tezeu a crescut, Aethra l-a condus la stâncă și i-a spus adevărul despre tatăl său.
Yoğuntaş adının verilmesi yörenin çok engebelik ve kayalık olmasındandır.Dirijatul său e renumit ca fiind răscolitor și viguros.
Üç tür magmatik kayaç vardır.Există trei tipuri de memorie senzoriala.
Kayarak savrulmaların büyük çoğunluğu arka tekerleklerin kaymasından kaynaklanmaktadır.Majoritatea rănilor au fost cauzate de spargerea geamurilor.
Kayalıktan dalış yapmak istiyorum.Vreau să fac plonjări de pe stâncă.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.Părinților mei le place să facă schi în fiecare iarnă.
Zemin çok kayalıktı.Pământul era foarte stâncos.
Gemi bir kayalığı çarptı.Nava a lovit un recif.
Titanyum neredeyse tüm canlı varlıklarda, kayalarda, sularda ve toprakta bulunur.A titán szinte az összes élőlényben, a vizekben, sziklákban és a talajban is megtalálható.
2012 yılında Bukovel dünya çapında en hızlı büyüyen kayak merkezi seçildi.2012-ben a világ leggyorsabban növekvő síterepének számított.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.És csakugyan, Urunk Jézus Krisztus mondá: Te vagy Péter, a kőszikla és erre a sziklára építem egyházamat.
Bu döneme tarihlenen kayaçlarda bolca tebeşir bulunması, döneme bu adın verilmesine neden olmuştur.Abban az évben rengeteg őrültség történt, emiatt nevezetes is a történelmünkben.
Merkür Güneş Sistemindeki dört yerbenzeri gezegenden biridir ve Dünya gibi kayalık gövdesidir.A Merkúr a Naprendszer négy Föld-típusú bolygójának egyike, és a Földhöz hasonlóan kőzetekből épül fel.
Daha güneyde Castionese alanında Nevegal, burası kayak tatil yerleri olarak bilinir.Tovább délre a Nevegal, és a Castionese területen, jól ismert a síközpont.
Kral, sarayını bu kayanın üstüne kurdu ve yanlarını renkli fresklerle süsledi.Palotáját az itt található szikla tetejére építtette, és a szikla falaira színes freskókat rajzoltatott.
Tablo 2015 Dünya Kayak Şampiyonası ardından güncellenmiştir.Utolsó frissítés a 2015-ös világbajnokság után.
(Ama gazoz akarsular ve ş-eker kayalar orada yok!)(Friss Klippek És Új Slágerek!)
Biatlon, kayaklı koşu ile tüfekli atışın bir araya getirildiği kış sporudur.A biatlon vagy sílövészet összetett téli sport, amely sífutásból és lövészetből áll.
Bu kayalıklarda birçok mağara bulunmaktadır.A sziklafalakban sok a barlang.
1. Sahne: "Wolf's Crag" kayalık tepesi Enrico Edgardo'ya gidip onu bir düelloya çağırır.Helyszín: Farkas-bérc Enrico meglátogatja Edgardót és párbajra hívja.
Kayayı kendisi inşa etmiştir.A tokra illeszkedett maga a hegy.
Gazetenin sahibi Yaşar Kaya idi.Szerkesztője Radó Antal volt.
Bu durumda üretim A noktasından B noktasına kayar.Arra van, hogy A pontból B pontba minél gyorsabban eljusson az ember.
Bukovel Batı Ukrayna İvano-Frankivsk Oblastında (vilayet) yer alan Ukrayna'nın en büyük kayak merkezidir.Bukovel (ukránul: Буковель) síközpontközpont Ukrajna nyugati részén, az Ivano-frankivszki területen.
Manyetik müdahaleci kayaçlar genellikle oluşumlara bölünmezler.A magmás intruzív kőzetek általában nem különülnek el a formációkban.
1960'tan önce köyün adı Kayaardı idi.1909-ig a falu neve Jákó volt.
Ayrıca kaya çintesi ve kaya yelvesi olarak da adlandırılır.A sziklát nevezik kőfának és isten ujjának is.
İlk Dünya Kayak Şampiyonası 1931 yılında Mürren'de ve 1934 yılında Saint-Moritz da yapıldı.Európa-bajnoki címüket 1931-ben St. Moritzban is meg tudták védeni.
Çevrede birkaç kaya mezarı da vardır.A környéken számos kőkori temetkezési hely található.
Türk nüfusunun büyük kısmı, Kayseri'nin Kayapınar adlı köyünden gelmektedirler.A bevándorlók túlnyomó többsége Kjúsú északi falvaiból érkezett.
Bu arada anlatı bazı fantastik yan öykülere kayar.Közben pedig írni kezdett, fantasztikus történeteket.
Gündüz ısınıp genleşen kayaç, gece soğukla büzüşür, süreç sonunda parçalanma başlar.A nappal felmelegedett kőzetek éjjel lehűlnek, a hőingadozás miatt megrepednek, és aprózódni kezdenek.
Kerkenez Kukumav Pembe göğüslü ötleğen Kızıl şahin ^ a b Kaya, Selim.Boletus queletii) Vörösbarna gerebengomba, v.
Kaya MezarlarıRómai sírleletek.
Hobileri arasında kayak, binicilik ve beyzbol bulunmaktadır.Hobbijai közé tartozik még a szörfözés és a futás.
Dağ aynı zamanda bir kayak merkezine de ev sahipliği yapmaktaydı.Akár Aranyhegyen is épülhetett volna a Nemzeti Stadion.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kaya ile cümle - Sayfa 35 - kaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App