kayıt ile cümle

kayıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
United Airlines'ın kayıt gişesi nerede?Where is the United Airlines check-in counter?
Sen beni aradığında otelde zorla kayıt yaptırdım.I had hardly checked in at the hotel when he called me.
Pek çok hastanede klinik kayıtları alfabetik sıraya göre tutulur.The clinical records in most hospitals are kept in alphabetical order.
Belge kayıtları savaşın 1700 yılında patlak verdiğini yazıyor.The document records that the war broke out in 1700.
O kayıtlar halka açık değildir.Those records are not accessible to the public.
Kayıt konseri ücretsizdir ve herkese açıktır.The record concert is free of charge and is open to everyone.
Ve ben onun kayıtlarını hiç dinlememiştim.And I had never listened to his records.
Bu kayıtlarda bir sürü güzel şarkılar var.There are a lot of beautiful songs on these records.
Bu kayıt cihazı yeni değil.This tape recorder is not new.
Bu kayıt, komisyon dışıdır.This register is out of commission.
Polis o insanların kayıtlarına bakıyor.The police are looking into the records of those people.
Polis konuya kayıtsızdı.The police were indifferent to the matter.
Bir video kaset kayıt cihazını nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use a VCR.
Kayıtlarınızı gereğince ayarlamanızı öneririz.We suggest you adjust your records accordingly.
Kayıt ofisi nerede?Where is the registrar's office?
Kayıt gişesi nerede?Where is the check-in counter?
Stokta yüzlerce kayıtlarımız var.We have hundreds of records in stock.
Japonya'da bir sürü insan siyasete kayıtsız.Lots of people in Japan are indifferent to politics.
Babası onun için kuş şarkılarının kayıtlarını aldı.His father got records of bird songs for him.
Üniversiteye kayıt yaptırmasına izin verilmedi.He was not allowed to enroll in the college.
O bana bir kayıt verdi.He gave me a record.
Politikaya kayıtsız görünüyor.He seems to be indifferent to politics.
Onlar bir kayıt alacaklar.They will buy a record.
O sık sık saatlerce kayıtları dinleyecek.She will often listen to records for hours.
Bana kayıtlarına giriş izni verdi.She gave me access to her records.
Şirketin çıktı kayıtlarını dikkatlice inceledi.She investigated the company's output record carefully.
O kayıtsızlık hakkında bir hava üstlendi.She assumed an air of indifference.
Almayı istediğimiz derslere kayıt yaptırmak için yarın okula gidiyoruz.Tomorrow we go to school to sign up for the classes we want to take.
Yarına kadar alacağımız kurslar için kayıt yaptırmalıyız.We must register for the courses that we're going to take by tomorrow.
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
Madem ki kayıtlıyım şimdi ne yapmak zorundayım?What do I have to do now that I'm registered?
Lütfen VCR'a bir kaset koy ve kayıt butonuna bas.Please put a cassette in the VCR and press the record button.
Kayıt numaran nedir?What is your registration number?
Paris kentinde, her 100 doğumda 28 picin kayıtlı olduğunu biliyorsunuz.You know that in the city of Paris, 28 bastards are registered for every 100 births.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.You really should get this agreement down in writing.
O, mali kayıtları nasıl tutacağını öğrenecekti.He would learn how to keep financial records.
Lewis ve Clark çok dikkatli kayıtlar tuttular.Lewis and Clark kept very careful records.
5. Beethoven'da ki en sevdiğin kayıt nedir?What's your favorite recording of Beethoven's Fifth?
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Sovereignty unconditionally belongs to the nation.
Keşke DVD'ye nasıl kayıt yapılacağını bilebilsem.I wish I could figure out how to burn a DVD.
Yakında bir Almanca kursuna kayıt olacağım.I'll soon register for a course in German.
John elbiseleri hakkında kayıtsız.John is indifferent about his clothes.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.Tom registered to become an organ donor.
Pek çok kişi yarışma için kayıt oldu.Many people signed in for the contest.
Kate Jane'in sahip olduğunun üç katı kadar kayıtlara sahip.Kate has three times as many records as Jane does.
MSN' deki sohbetlerimizin tarihi kayıtları neredeler?Where are the history records of our chats on MSN?
MSN sohbetlerimizin tarihi kayıtları neredeler?Where are the history records of our MSN chats?
Çocuklar kayıt dinliyorlar.The children listen to a record.
Tom kayıtlı bir seks suçlusu.Tom is a registered sex offender.
Flavio lisenin üçüncü yılına kayıt ediliyor.Flavio is enrolled in his third year of high school.
Bilim insanları dendrokronolojik kayıtları inceledi.The scientists examined dendrochronological records.
Senin ürününü kayıt ettirdin mi?Did you register your product?
Sen kayıtlı bir seçmen misin?Are you a registered voter?
O, tüm düşüncelerini ve duygularını kayıt altına aldı.She chained up all his thoughts and feelings.
Tom çok dikkatli kayıtlar tutar.Tom keeps very careful records.
Belirtilen eposta adresi zaten kayıtlı.The specified email is already registered.
Tom kayıtsız.Tom is careless.
Tom kayıt yapmayı durdurdu.Tom stopped recording.
Kayıtlı mısınız?Are you registered?
Kayıt için tam adınızı söyleyin.State your full name for the record.

İlgili Sayfalar