Onlar onu kayırmacılıkla suçladılar.They accused him of nepotism.
Yakınlarını kayırmakla itham ediliyor.She was accused for nepotism.
Akraba kayırma doğu ülkelerinde yaygındır.Nepotism is widespread in Eastern countries.
Percy’yi biraz daha kayırma eğilimindedir.It was just trying to get it a bit more punchy.
Beni kayırma.Don't spare me.'
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Backing horses, winning cars, picking numbers?
Oksitosin insanların diğer gruplar pahasına kendi gruplarını kayırmalarını etkiliyor.Oxytocin can bias people to favor their own group at the expense of other groups.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.neither shall you favor a poor man in his cause.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.To be partial to the faces of the wicked is not good, nor to deprive the innocent of justice.
Kalkıp Siyona sevecenlik göstereceksin, Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, beklenen zaman geldi.Thou shalt arise, and have mercy upon Zion: for the time to favour her, yea, the set time, is come.
Saraybosna'da yaşayan Selma Guniç SETimes'a "Hiçbir zaman bir ulusu kayırmadı."He never favored one nation.
Özellikle Dubrava'da, "yolsuzluk ve adam kayırma gibi başka sorunlara" o da işaret ediyor.In Dubrava specifically, she too cites "other issues such as corruption and nepotism".
Adam kayırma vakalarına sık sık rastlanıyor.Nepotism and favoritism are not uncommon.
Peugeot hemen İtalyanları Lancia' ları kayırmakla suçladı .Peugeot immediately accused the Italians of favouring the Lancias[citation needed].
Cumhurbaşkanlığı döneminde eleştirmenleri onu yolsuzluk ve kayırmacılıkla suçladı.[1]During his presidential term, his critics accused him of corruption and nepotism.[9]
Gazete finansal skandallar ve yaygın adam kayırma hakkında yazılar da yazılıyordu.The paper wrote about financial scandals and rampant nepotism and cronyism.
Andalar birbirlerini kardeşlerinden daha ileride korur, sayar ve kayırmaya çalışırlar.Die Brüder versuchten, sich zu übervorteilen, zu befehden und betrachteten einander argwöhnisch.
Kayırma sisteminin ortaya çıkışından itibaren geçen zaman içinde devletin rolü büyük ölçüde değişmiştir.Depuis son ministère le rôle du ministre des Affaires étrangères a changé significativement.
Yaptığı icraat pek pervasız Yemenlileri ve kendi tarikatından olanları kayırmaktaydı.Y para su sustento donó algunas de sus estancias y haciendas.
Dini ve devleti kayırmak böyle mi olur?А можно гордиться своей религиозной или национальной принадлежностью?
Kayırmacılık sırasında.[3][2]
Yolsuzluk biçimleri rüşvet, haraç, kayırmacılık, baskı, zimmete geçirme şeklinde gerçekleşebilir.في بعض الأحيان قد تستعمل الرشوة، والتشهير، والسجن، وحتى الاغتيال.
Kredi düzeninde kayırmacılık olmamalıdır.A hitelezés során politikai feltételeket nem támaszthat.
Kredi düzeninde kayırmacılık olmamalıdır.Instruktøren må ikke krediteres.
Kredi düzeninde kayırmacılık olmamalıdır.U là vai không được credit.
Dini ve devleti kayırmak böyle mi olur?"大和政権の影響及ぶ?
Bu maddeler şu şekildedir: Kayırmacılık yoktur: Ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.お前の火遊びで後世に災いを残してはならない」ときつく忠告する。
Bu maddeler şu şekildedir: Kayırmacılık yoktur: Ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.他們經你而生,但非出自於你, 他們雖然和你在一起,卻不屬於你。
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Cal câştigător, maşini câştigătoare, alesul numerelor ?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı? Dahası var mı?Tiene que haber algo más, ¿no?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı? Dahası var mı?Выигрывать машины, а что больше ничего нет, да?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Im Lotto Autos gewinnen, die richtige Nummer haben?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Lóversenyt, autót nyerni? Kihúzni a nyerõ számot?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Paarden, auto's winnen, nummers uitkiezen ?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Štastní koně, vyhrávající auta, vítězná čísla?
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Να ποντάρεις σε άλογα, αυτοκίνητα και αριθμούς ;
Atları kayırma, araba kazanma, sayıları tutturma mı?Да избереш печеливш кон или число, да получиш кола?
Beni kayırma.Ne m'épargne pas !
Beni kayırma.Non mi risparmiare.
Beni kayırma.Szeretném, ha ezt tennéd.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Älä ole puolueellinen alhaisen hyväksi hänen asiassansa.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Ani chudého šanovati nebudeš v při jeho.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Ani nebudeš opekňovať chudobného v jeho pravote.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Du må ikke tage Parti for den ringe i hans Retssag.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Du skall icke vara partisk för den ringe i någon hans sak.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Du sollst den Geringen nicht beschönigen in seiner Sache.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.heller ikke om det gjelder en ringe mann, skal du pynte på hans sak.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.I nie szanuj ubogiego przy sprawie jego.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Jangan membeda-bedakan orang dalam perkara pengadilan, walaupun yang diadili itu orang miskin
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.가난한 자의 송사라고 편벽되이 두호하지 말지니라
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.nem mesmo ao pobre favorecerás na sua demanda.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Ngươi chớ tư vị kẻ nghèo trong việc kiện cáo.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Ngươi chớ tư_vị kẻ nghèo trong việc kiện_cáo .
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Non favorirai nemmeno il debole nel suo processo
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Să nu părtineşti pe sărac la judecată.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Szegénynek se kedvezz az õ peres ügyében.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Tampoco harás favoritismo al pobre en su pleito
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Tudi na ubožca se ne oziraj v pravdi njegovi.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.Tu ne favoriseras point le pauvre dans son procès.
Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.ουδε θελεις αποβλεψει εις προσωπον πτωχου εν τη κρισει αυτου.