kayıp ile cümle

kayıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom üç haftadır kayıp.Tom has been missing three weeks.
Tom kayıp zamanı telafi etmek için acele etti.Tom hurried to make up for lost time.
Tom üç gündür kayıp.Tom has been gone for three days.
Tom uzun süre kayıp değildi.Tom hasn't been missing for very long.
Tom'un sol ayakkabısı kayıp.Tom's left shoe is missing.
Tom pazartesiden beri kayıp.Tom has been missing since Monday.
Tom bütün gece kayıp.Tom has been gone all night.
Tom neredeyse bir haftadır kayıp.Tom has been gone almost a week.
Tom neredeyse üç haftadır kayıp.Tom has been missing almost three weeks.
Tom'un ailesi kayıp.Tom's family is missing.
Tom geçen pazartesiden beri kayıp.Tom has been missing since last Monday.
O, kayıp parayı buldu.She found the missing money.
Tom kayıp parayı buldu.Tom found the missing money.
Tom Jackson adında hiç kimse kayıp olarak rapor edilmemiştir.No one named Tom Jackson has been reported missing.
Onlardan biri hâlâ kayıp.One of them is still missing.
Tom birkaç gün önce kayıplara karıştı.Tom went missing several days ago.
Olaydan beri Tom kayıp.Tom has been missing since the incident.
Kayıp çocuklarla ilgili herhangi bir iz var mıydı?Have there been any signs of the missing children?
Ne kadar bir kayıp yaşadığımızı biliyor musun?Do you know how much of a loss we suffered?
Küpelerimden biri kayıp.One of my earrings is missing.
Bir kutu hâlâ kayıp.One box is still missing.
Bir sandık hâlâ kayıp.One crate is still missing.
Bir şey kayıp olursa fark ederim.I'd have noticed if anything were missing.
Bu büyük bir kayıptı.It was a great loss.
Düşman şaşırtıcı kayıplara maruz kaldı.The enemy suffered staggering casualities.
Binlerce kişinin ölü ya da kayıp olmasından korkuluyor.Thousands are feared dead or missing.
Dan'in silahı kayıptı.Dan's gun was missing.
Dan karısı Linda'nın ölümüyle korkunç bir kayıp yaşadı.Dan suffered a terrible loss with the death of his wife, Linda.
Dan, polisin parmaklarının arasından kayıp gitti.Dan slipped through the fingers of the police.
Dan hala kayıp.Dan is still missing.
Dan iki yıldır kayıp ve öldüğü tahmin ediliyordu.Dan had been missing for two years and was presumed dead.
Can kayıpları olabilir.There might be casualties.
Köpeğim üç gündür kayıp.My dog has been missing for three days.
Sensiz kayıp hissediyorum kendimi.I feel lost without you.
Depremde yaşanan can kayıplarına ilişkin rapor aldılar mı?Have they received any reports of lives lost in the earthquake?
Kayıplar hesaplanamazdır.The losses are incalculable.
Bu büyük bir kayıp.This is a huge loss.
Üç kişi hala kayıp ve öldükleri tahmin ediliyor.Three people are still missing and presumed dead.
Düzinelercesi hala kayıp.Dozens are still missing.
Kedimiz kayıp.Our cat is missing.
Hiç kayıp raporu yoktu.There have been no reports of casualties.
Kayıplar bildirildi.Casualties were reported.
O birkaç haftadır kayıp.She had been missing for a couple of weeks.
Onun erkek kardeşi şimdi bir süredir kayıp.Her brother has been missing for a while now.
Tom, kız kardeşinin kayıp olduğunu bildirdi.Tom reported his sister missing.
Eve geldiğimde, cüzdanımın kayıp olduğunu fark ettim.When I got home, I noticed that my wallet was missing.
Kayıp köpek yavrumuz için bütün mahalleyi araştırıyoruz.We search the whole neighborhood for our lost puppy.
Tom üç aydır kayıp.Tom has been missing for three months.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.A possible side effect of the contraceptive pill is a loss of sex drive.
Sizi yaşatmak hiçbir şey kazandırmaz, kaybetmek ise hiçbir kayıp getirmez.To keep you is no benefit. To destroy you is no loss.
Aman Tanrım! Pasaportum kayıp!Oh my god! My passport's missing!
Kayıp hayal kırıklığıydı.The loss was a disappointment.
Yüzden fazla insan hâlâ kayıp.More than a hundred people are still missing.
Tom kayıp Faberge yumurtalarından birini bulduğunu iddia ediyor.Tom claims to have found one of the lost Fabergé eggs.
Önemli şey kazanmak değil ama diğer kayıplar.The important thing is not to win, but that the other loses.
Tom'un kayıp olduğunu ilk olarak ne zaman fark ettin?When did you first notice that Tom was missing?
Kayıp zamanı telafi etmem gerekiyor.I need to make up the time lost.
Bir kişi hâlâ kayıp.One person is still missing.
O, kayıp bisikletimi buldu.He found my lost bike.
Mektup düzenlemek bir kayıp sanat haline gelmektedir.Editing letter is becoming a lost art.
İlgili Sayfalar