Ana içeriğe geç
Sözlük

kayınbaba ile cümle

kayınbaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››In sporoči Mojzesu: Jaz, tast tvoj Jetro, sem prišel k tebi in tvoja žena in ž njo dva sinova njena.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››I wskazał do Mojżesza: Ja świekier twój Jetro idę do ciebie, i żona twoja, i jej dwa synowie z nią.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››그가 모세에게 전언하되 그대의 장인 나 이드로가 그대의 아내와 그와 함께한 그 두 아들로 더불어 그대에게 왔노라
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››lät han säga till Mose: »Jag, din svärfader Jetro, kommer till dig med din hustru och hennes båda söner.»
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››Musa diberi kabar bahwa mereka datang
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››og han lod Moses melde: "Jetro, din Svigerfader, kommer til dig med din Hustru og hendes to Sønner!"
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››sendte han bud til Moses og sa: Jeg, din svigerfar Jetro, kommer til dig med din hustru og hennes to sønner.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››Y envió a decir a Moisés: "Yo, tu suegro Jetro, vengo a ti con tu mujer y con sus dos hijos.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››и дал знать Моисею: я, тесть твой Иофор, иду к тебе, и жена твоя, и два сына ее с нею.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››и извести на Моисея: Аз, тъстът ти Иотор, ида при тебе с жена ти и двата й сина с нея.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››ויאמר אל משה אני חתנך יתרו בא אליך ואשתך ושני בניה עמה׃
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››فقال لموسى انا حموك يثرون آت اليك وامرأتك وابناها معها.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››他 對 摩 西 說 、 我 是 你 岳 父 葉 忒 羅 、 帶 著 你 的 妻 子 和 兩 個 兒 子 、 來 到 你 這 裡
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››他 對 摩西說 、 我 是 你 岳父 葉忒羅 、 帶著 你 的 妻子 和 兩個兒子 、 來到 你 這裡
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.A odviedli ho najprv k Annášovi, pretože bol svokrom Kaifášovým, ktorý bol toho roku najvyšším kňazom.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.A vedli ho k Annášovi nejprve; nebo byl test Kaifášův, kterýž byl nejvyšším knězem toho léta.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.E conduziram-no primeiramente a Anás; pois era sogro de Caifás, sumo sacerdote naquele ano.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.e lo condussero prima da Anna: egli era infatti suocero di Caifa, che era sommo sacerdote in quell'anno
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.in peljejo ga najprej k Anu; bil je namreč tast Kajfov, ki je bil tisto leto veliki duhovnik.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.I wiedli go naprzód do Annasza; bo był świekier Kaifaszowy, który był najwyższym kapłanem roku onego.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.ja veivät ensin Hannaan luo, sillä hän oli Kaifaan appi, ja Kaifas oli sinä vuonna ylimmäisenä pappina.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.먼저 안나스에게로 끌고 가니 안나스는 그 해의 대제사장인 가야바의 장인이라
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.L-au dus întîi la Ana; căci el era socrul lui Caiafa, care era mare preot în anul acela.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.Luego le llevaron primero ante Anás, porque era el suegro de Caifás, el sumo sacerdote de aquel año
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.Mula-mula mereka membawa Yesus menghadap Hanas, bapak mertua Kayafas. Kayafas adalah imam agung pada tahun itu
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.og de førte ham først til Annas, for han var svigerfar til Kaifas, som var yppersteprest det år.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.Og de førte ham først til Annas; thi han var Svigerfader til Kajfas, som var Ypperstepræst i det År.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.Trước hết chúng giải Ngài đến An-ne; vì người nầy là ông gia Cai-phe làm thầy cả thượng phẩm đương niên.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.Trước_hết chúng giải Ngài đến An-ne ; vì người nầy là ông_gia Cai-phe làm thầy_cả thượng phẩm đương niên .
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.und führten ihn zuerst zu Hannas; der war des Kaiphas Schwiegervater, welcher des Jahres Hoherpriester war.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.vivék õt elõször Annáshoz; mert ipa vala [ez] Kajafásnak, a ki abban az esztendõben fõpap vala.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.Zij boeiden Hem en brachten Hem eerst bij Annas, de schoonvader van Kajafas, de hogepriester van dat jaar.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.και εφεραν αυτον εις τον Ανναν πρωτον διοτι ητο πενθερος του Καιαφα, οστις ητο αρχιερευς του ενιαυτου εκεινου.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.и отвели Его сперва к Анне, ибо он был тесть Каиафе, который был на тот год первосвященником.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.і повели Його перш до Анни, був бо тестем Каяфі, що був архиєреем того року.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.ויוליכהו בראשונה אל חנן והוא חתן קיפא אשר שמש בכהנה גדולה בשנה ההיא׃
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.ومضوا به الى حنان اولا لانه كان حما قيافا الذي كان رئيسا للكهنة في تلك السنة.
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.先 帶 到 亞 那 面 前 . 因 為 亞 那 是 本 年 作 大 祭 司 該 亞 法 的 岳 父
Onu önce, o yıl başkâhin olan Kayafanın kayınbabası Hanana götürdüler.先帶 到 亞那 面前 . 因 為亞 那 是 本年 作大 祭司 該亞 法 的 岳父
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Also ließ Mose seinen Schwiegervater in sein Land ziehen.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Apoi Moise a trimes pe socrul său în ţara lui.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Därefter lät Mose sin svärfader fara hem, och denne begav sig till sitt land igen.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Derpå tog Moses Afsked med sin Svigerfader, og denne begav sig til sit Land.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Ðoạn , Môi-se để cho ông_gia mình trở_về xứ người .
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Ðoạn, Môi-se để cho ông gia mình trở về xứ người.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Então despediu Moisés a seu sogro, o qual se foi para a sua terra.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Entonces despidió Moisés a su suegro y lo encaminó a su tierra
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.És elbocsátá Mózes az õ ipát, és ez elméne hazájába.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.In Mojzes se je poslovil od svojega tasta, ta pa je šel v deželo svojo.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Kemudian Musa melepas Yitro pergi dan pulanglah Yitro ke negerinya
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.모세가 그 장인을 보내니 그가 자기 고향으로 돌아가니라
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Kort daarna liet Mozes zijn schoonvader terugkeren naar zijn eigen land.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Moïse laissa partir son beau-père, et Jéthro s`en alla dans son pays.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Poi Mosè congedò il suocero, il quale tornò al suo paese
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Potom prepustil Mojžiš svojho svokra, ktorý išiel svojou cestou do svojej zeme.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Potom propustil Mojžíš tchána svého; i odšel do země své.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Så bad Moses farvel med sin svigerfar, og han drog hjem til sitt eget land.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Sitten Mooses saattoi appensa matkaan, ja tämä meni omaan maahansa.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Zatem puścił od siebie Mojżesz świekra swego, który odszedł do ziemi swej.
Sonra Musa kayınbabasını uğurladı. Yitro da ülkesine döndü.Επειτα προεπεμψεν ο Μωυσης τον πενθερον αυτου και απηλθεν εις την γην αυτου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod