kayın ile cümle

kayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Спустя несколько времени, Каин принес от плодов земли дар Господу,
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.ויהי מקץ ימים ויבא קין מפרי האדמה מנחה ליהוה׃
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.وحدث من بعد ايام ان قايين قدم من اثمار الارض قربانا للرب.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.有 一 日 、 該 隱 拿 地 裡 的 出 產 為 供 物 獻 給 耶 和 華
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.有 一 日 、 該隱拿 地裡 的 出產為 供物 獻給 耶和華
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Não, uh... a minha sogra morreu há 2 anos.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Nee, uh... mijn schoonmoeder is twee jaar geleden overleden.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Ne, moja tašča je umrla pred dvema letoma.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.No, mia suocera č morta due anni fa.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.No,... mi suegra murió hace dos años.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Non, euh... ma belle-mère est morte il y a deux ans.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Nu... Soacra mea a murit acum 2 ani.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Ε... η πεθερά μου πέθανε πριν από 2 χρόνια.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.Нет... моя свекровь скончалась два года назад.
Hayır, şey...kayınvalidem iki yıl önce vefat etti.لا ..والدة زوجي توفيت قبل سنتين
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Comunque sia, ad un certo punto mio cognato Leonard decise di scrivere un libro su un serial killer.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.De todos modos, en cierto momento mi cuñado, Leonardo, decidió escribir un libro sobre un asesino en serie.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Dù sao thì, có một lần, em rể tôi, Leonard, quyết định viết một cuốn sách về giết người hàng loạt.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Dus mijn zwager, Leonard, besloot een boek te schrijven over een seriemoordenaar.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Hursomhelst, så bestämde sig min svåger, Leonard, för att skriva en bok om en seriemördare.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.좌우간에, 제 처남 레오나드는 어느 날 한 연쇄살인범에 대한 책을 쓰기로 결심했습니다.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.La un moment dat cumnatul meu, Leonard, s-a hotarat sa scrie o carte despre un criminal in serie.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Mindenesetre, Leonard nevű vejem egyszer csak elhatározta, hogy ír egy könyvet egy sorozatgyilkosról.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Under alle omstændigheder, på et tidspunkt besluttede min svoger, Leonard, at skrive en bog om en seriemorder.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.V jednu chvíli se můj švagr Leonard, za každou cenu rozhodl napsat knihu o sériovém vrahovi.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.W każdym razie, mój szwagier, Leonard, postanowił napisać książkę o seryjnym mordercy.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Как бы то ни было, в какой-то момент мой зять, Леонард, решил написать книгу о серийном убийце.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.Както и да е - в един момент зет ми Ленърд реши да напише книга за един сериен убиец.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.У будь-якому разі, якось мій дівер, Леонард, вирішив написати книгу про серійного вбивцю.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.(צחוק) על כל פנים, בשלב מסוים גיסי, לאונרד,
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.على كل حال قرر صهري ليونارد أن يكتب كتابًا عن قاتل متسلسل.
Her halükarda, bir noktada kayınbiraderim Leonard seri katillerle ilgili bir kitap yazmaya karar verdi.連続殺人犯の本を書く事にしました 何年も前に この近所を恐怖に陥れた男で
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Als sie ihre zweite Tochter bekam, sagte ihre Schwiegermutter zu ihrem Sohn,
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Amikor megszületett Saima második lánya, az anyósa azt mondta a férjének
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Bien, cuando tuvo su segunda hija, su suegra le dijo a su hijo:
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Eh bien, quand elle a eu sa deuxième fille, sa belle-mère a dit à son fils,
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Ei bine, când aceasta a dat naştere celei de-a doua fiice, soacra ei i-a spus fiului :
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Když Saima porodila druhou dceru, řekla její tchýně svému synovi:
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Khi cô có đứa con gái thứ 2 mẹ chồng nói với chồng cô rằng
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Kiedy urodziła im się druga córka, teściowa poradziła synowi:
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,그녀가 두번째 딸을 낳았을 때, 그녀의 시어머니는 그 아들에게 말했습니다.
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Nah, ketika dia melahirkan putri keduanya, ibu mertuanya berkata kepada anak lelakinya,
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Quando ha partorito la sua seconda figlia, sua suocera ha detto al figlio,
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Toen ze haar tweede dochter kreeg, zei haar schoonmoeder tegen haar zoon:
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Όταν λοιπόν έκανε τη δεύτερή της κόρη, η πεθερά της είπε στο γιο της,
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Когда у неё родилась вторая дочь, её свекровь сказала сыну:
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,Тогава, когато тя родила втората си дъщеря, нейната свекърва казала на сина си:
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,ובכן, כשהיא ילדה את בתה השניה, חמתה אמרה לבן שלה,
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,عندما رزقت ببنتها الثانية، حماتها قالت للزوج (ولدها)،
İkinci kızı olduğunda, kayınvalidesi oğluna dedi ki,義理の母親が息子にこう言うのを聞きました 「もう一人妻をもらった方がいいよ」
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.두 사람이 앉아서 함께 먹고 마시매 여자의 아비가 그 사람에게 이르되 청하노니 이 밤을 여기서 유숙하여 그대의 마음을 즐겁게하라
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.וישבו ויאכלו שניהם יחדו וישתו ויאמר אבי הנערה אל האיש הואל נא ולין ויטב לבך׃
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.فجلسا وأكلا كلاهما معا وشربا. وقال ابو الفتاة للرجل ارتض وبتّ وليطب قلبك.
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於 是 二 人 坐 下 一 同 喫 喝 . 女 子 的 父 親 對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於是 二 人 坐 下 一同 喫喝 . 女子 的 父親對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.A minha mulher pediu-me para comprar um perfume francês para o aniversário da minha sogra.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Ma femme m’a demandé d’acheter un parfum français pour l’anniversaire de ma belle-mère.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Manželka ma požiadala, aby som svokre kúpil na narodeniny francúzsky parfum. Hľadal som ho v
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Manželka mě požádala, abych koupil parfém k narozeninám mojí tchyně.
Karım, kayınvalidemin doğum günü için bir Fransız parfümü satın almamı istedi.Meine Frau hat mich gebeten, ein französisches Parfum zum
İlgili Sayfalar