kayın ile cümle

kayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.Si vamos a visitar a la suegra, probablemente preferimos quedarnos en el lado izquierdo.
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.Si vous êtes en route pour aller voir votre belle-mère, vous préfèrerez sûrement rester sur la file de gauche.
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.Αν πηγαίνεις να επισκεφθείς την πεθερά σου, μπορεί να προτιμήσεις την αριστερή λωρίδα.
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.А если вы едете повидаться с тёщей, то, скорее всего, предпочтёте остаться слева.
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.Ако отивате да посетите свекървата си, вероятно ще предпочетете да застанете отляво.
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.אם אתם בדרך לבקר את החותנת שלכם בוודאי תעדיפו להישאר במסלול האיטי
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.أما إذا كنت في طريقك لزيارة حماتك فإنك حتماً ستفضل البقاء في اليسار
Kayınvalidenizi ziyarete gidiyoranız eğer, o zaman sol şeritte kalmayı seçersiniz.多分左側にとどまることを選ぶでしょう ただ1つの問題は このような経済的に優れた解決策をとろうとすると
Kayınvalidesinin evine taşınmış.시댁으로 옮겨갔어요.
Kayınvalidesinin evine taşınmış.היא עברה לגור בביתם של מחותניה.
Kayınvalidesinin evine taşınmış.إنتقلت إلى منزل أهل زوجها.
Kayınvalidesinin evine taşınmış.嫁ぎ先で彼女はゾッとしました
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.모세가 나가서 그 장인을 맞아 절하고 그에게 입맞추고 그들이 서로 문안하고 함께 장막에 들어가서
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.Môi-se ra đón rước ông gia mình, mọp xuống và hôn người, hỏi thăm nhau, rồi vào trại.
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.Môi-se ra đón_rước ông_gia mình , mọp xuống và hôn người , hỏi_thăm nhau , rồi vào trại .
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.ויצא משה לקראת חתנו וישתחו וישק לו וישאלו איש לרעהו לשלום ויבאו האהלה׃
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.فخرج موسى لاستقبال حميه وسجد وقبّله. وسأل كل واحد صاحبه عن سلامته. ثم دخلا الى الخيمة
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.摩 西 迎 接 他 的 岳 父 、 向 他 下 拜 、 與 他 親 嘴 、 彼 此 問 安 、 都 進 了 帳 棚
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.摩西 迎接 他 的 岳父 、 向 他 下拜 、 與他 親嘴 、 彼此 問安 、 都 進 了 帳棚
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.A Mojžiš poslúchol slovo svojho svokra a učinil všetko, čo povedal.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.E Moisés deu ouvidos � voz de seu sogro, e fez tudo quanto este lhe dissera;
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.És hallgata Mózes az õ ipa szavára és mindazt megtevé, a mit mondott vala.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.In Mojzes je slušal glas svojega tasta ter storil vse, kar mu je rekel.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.I usłuchał Mojżesz rady świekra swojego, a uczynił wszystko, jako mu powiedział.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Ja Mooses noudatti appensa puhetta ja teki kaiken, mitä tämä oli sanonut.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.이에 모세가 자기 장인의 말을 듣고 그 모든 말대로 하여
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Moise a ascultat sfatul socrului său, şi a făcut tot ce spusese el.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Moïse écouta la voix de son beau-père, et fit tout ce qu`il avait dit.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Moisés escuchó el consejo de su suegro e hizo todo lo que él dijo
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Môi-se vâng lời ông gia mình, làm y như lọi điều người đã dạy.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Môi-se vâng lời ông_gia mình , làm y_như lọi điều người đã dạy .
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Mosè ascoltò la voce del suocero e fece quanto gli aveva suggerito
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Mose gehorchte seines Schwiegervaters Wort und tat alles, was er sagte,
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Moses fulgte sin Svigerfaders Råd og gjorde alt, hvad han foreslog.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Moses lød sin svigerfars råd og gjorde alt det han sa.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Mozes nam de raad van zijn schoonvader ter harte.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Musa mengikuti nasihat Yitro
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Och Mose lyssnade till sin svärfaders ord och gjorde allt vad denne hade sagt.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Tedy uposlechl Mojžíš řeči tchána svého, a učinil všecko, což on řekl.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.Και ηκουσεν ο Μωυσης την φωνην του πενθερου αυτου και εκαμε παντα οσα ειπε.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.И Моисей послуша думите на тъста си и стори всичко що му рече.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.И послушал Моисей слов тестя своего и сделал все, что он говорил;
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.וישמע משה לקול חתנו ויעש כל אשר אמר׃
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.فسمع موسى لصوت حميه وفعل كل ما قال.
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.於 是 摩 西 聽 從 他 岳 父 的 話 、 按 著 他 所 說 的 去 行
Musa kayınbabasının sözünü dinledi. Söylediği her şeyi yerine getirdi.於是 摩西 聽從 他 岳父 的話 、 按 著 他 所 說 的 去行
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››A odkázal Mojžišovi: Ja, tvoj svokor Jetro, idem k tebe i tvoja žena i obaja jej synovia s ňou.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››A vzkázal Mojžíšovi: Já, test tvůj Jetro, jdu k tobě, i žena tvá a oba synové její s ní.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››e disse a Moisés: Eu, teu sogro Jetro, venho a ti, com tua mulher e seus dois filhos com ela.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››Egli fece dire a Mosè: «Sono io, Ietro, tuo suocero, che vengo da te con tua moglie e i suoi due figli!»
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››És megizené Mózesnek: Én Jethró a te ipad megyek te hozzád a te feleségeddel és az õ két fia is õ vele.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››Il fit dire à Moïse: Moi, ton beau-père Jéthro, je viens vers toi, avec ta femme et ses deux fils.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››In sporoči Mojzesu: Jaz, tast tvoj Jetro, sem prišel k tebi in tvoja žena in ž njo dva sinova njena.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››I wskazał do Mojżesza: Ja świekier twój Jetro idę do ciebie, i żona twoja, i jej dwa synowie z nią.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››그가 모세에게 전언하되 그대의 장인 나 이드로가 그대의 아내와 그와 함께한 그 두 아들로 더불어 그대에게 왔노라
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››lät han säga till Mose: »Jag, din svärfader Jetro, kommer till dig med din hustru och hennes båda söner.»
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››Musa diberi kabar bahwa mereka datang
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››og han lod Moses melde: "Jetro, din Svigerfader, kommer til dig med din Hustru og hendes to Sønner!"
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››sendte han bud til Moses og sa: Jeg, din svigerfar Jetro, kommer til dig med din hustru og hennes to sønner.
Musaya şu haberi gönderdi: ‹‹Ben, kayınbaban Yitro, karın ve iki oğlunla birlikte sana geliyoruz.››Y envió a decir a Moisés: "Yo, tu suegro Jetro, vengo a ti con tu mujer y con sus dos hijos.
İlgili Sayfalar