kayın ile cümle
kayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.nhưng chẳng đoái đến Ca-in và cũng chẳng nhận lễ_vật của người ; cho_nên Ca-in giận lắm mà gằm nét_mặt .
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.pero no miró con agrado a Caín ni su ofrenda. Por eso Caín se enfureció mucho, y decayó su semblante
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.tetapi menolak Kain dan persembahannya. Kain menjadi marah sekali, dan mukanya geram
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.а на Каина и на дар его не призрел. Каин сильно огорчился, и поникло лице его.
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.а на Каина и на приноса му не погледна така. Затова Каин се огорчи твърде много и лицето му се помрачи.
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.ואל קין ואל מנחתו לא שעה ויחר לקין מאד ויפלו פניו׃
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.ولكن الى قايين وقربانه لم ينظر. فاغتاظ قايين جدا وسقط وجهه.
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.只 是 看 不 中 該 隱 和 他 的 供 物 . 該 隱 就 大 大 的 發 怒 、 變 了 臉 色
Kayinle sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.只是 看不 中 該隱 和 他 的 供物 . 該隱 就 大大 的 發怒 、 變 了 臉色
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Also ging Kain von dem Angesicht des HERRN und wohnte im Lande Nod, jenseit Eden, gegen Morgen.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Apoi, Cain a ieşit din Faţa Domnului, şi a locuit în ţara Nod, la răsărit de Eden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Así partió Caín de delante de Jehovah, y habitó en la tierra de Nod, al oriente de Edén
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.A tak vyšiel Kain zpred tvári Hospodinovej a býval v zemi Nóda východne od Édena.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Ca-in bèn lui ra khỏi mặt Ðức Giê-hô-va, và ở tại xứ Nốt, về phía đông của Ê-đen.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Ca-in bèn lui ra khỏi mặt Ðức_Giê - hô-va , và ở tại xứ Nốt , về phía đông của Ê - đen .
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Caino si allontanò dal Signore e abitò nel paese di Nod, ad oriente di Eden
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Então saiu Caim da presença do Senhor, e habitou na terra de Node, ao oriente do Éden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.És elméne Kain az Úr színe elõl, és letelepedék Nód földén, Édentõl keletre.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Kajn torej odide izpred obličja GOSPODOVEGA in se naseli v deželi Nodi [T. j. pregnanstvo.], vzhodno od Edena.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.가인이 여호와의 앞을 떠나 나가 에덴 동편 놋 땅에 거하였더니
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Lalu pergilah Kain dari hadapan TUHAN dan tinggal di tanah yang bernama "Pengembaraan" di sebelah timur Eden
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Niin Kain poistui Herran kasvojen edestä ja asettui asumaan Noodin maahan, itään päin Eedenistä.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Puis, Caïn s`éloigna de la face de l`Éternel, et habita dans la terre de Nod, à l`orient d`Éden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Så drog Kain bort fra HERRENs Åsyn og slog sig ned i Landet Nod østen for Eden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Så gick Kain bort ifrån HERRENS ansikte och bosatte sig i landet Nod, öster om Eden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Så gikk Kain bort fra Herrens åsyn og bosatte sig i landet Nod*, østenfor Eden. / {* d.e. landflyktighet.}
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Tedy odšed Kain od tváři Hospodinovy, bydlil v zemi Nód, k východní straně naproti Eden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Tedy odszedł Kain od oblicza Pańskiego, i mieszkał w ziemi Nod, na wschód słońca od Eden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Zo verliet Kaïn de HERE en vestigde zich in het land Nod, ten oosten van Eden.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Και εξηλθεν ο Καιν απο προσωπου του Κυριου, και κατωκησεν εν τη γη Νωδ, προς ανατολας της Εδεμ.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.И пошел Каин от лица Господня и поселился в земле Нод, на восток от Едема.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Тогава излезе Каин от Господното присъствие и се засели в земята Нод, на изток от Едем.
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.ויצא קין מלפני יהוה וישב בארץ נוד קדמת עדן׃
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.فخرج قايين من لدن الرب وسكن في ارض نود شرقي عدن
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.於 是 該 隱 離 開 耶 和 華 的 面 、 去 住 在 伊 甸 東 邊 挪 得 之 地
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.於是 該隱離開 耶和華 的 面 、 去 住在 伊甸 東邊 挪 得 之地
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,A svokor Mojžišov mu povedal: Nie je to dobrá vec, ktorú konáš.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Då sade Moses svärfader till honom: »Du går icke till väga på det rätta sättet.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Da sagde Moses's Svigerfader til ham: "Det er ikke klogt, som du bærer dig ad med det.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Da sa Moses' svigerfar til ham: Det er ikke klokt det du her gjør.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Entonces el suegro de Moisés le dijo: --No está bien lo que haces
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Il suocero di Mosè gli disse: «Non va bene quello che fai
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,In njegov tast mu reče: Ni dobro, kar delaš.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,I řekl jemu test Mojžíšův: Nedobře děláš.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Kata Yitro, "Tidak baik begitu
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,모세의 장인이 그에게 이르되 그대의 하는 것이 선하지 못하도다
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Le beau-père de Moïse lui dit: Ce que tu fais n`est pas bien.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,"Maar dat kan toch zo niet!" riep zijn schoonvader.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Mózes ipa pedig monda néki: Nem jó az, a mit te cselekszel.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Nhưng ông gia lại nói rằng: Ðiều con làm đó chẳng tiện.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Nhưng ông_gia lại nói rằng : Ðiều con làm đó chẳng tiện .
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Niin Mooseksen appi sanoi hänelle: "Siinä sinä et menettele viisaasti.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,O sogro de Moisés, porém, lhe replicou: Não é bom o que fazes.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Sein Schwiegervater sprach zu ihm: Es ist nicht gut, was du tust.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Socrul lui Moise i -a zis: ,,Ce faci tu nu este bine.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Zatem rzekł świekier Mojżesza do niego: Nie dobra rzecz, którą ty czynisz.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Και ειπεν ο πενθερος του Μωυσεως προς αυτον, Δεν ειναι καλον το πραγμα, το οποιον καμνεις
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Но Моисеевият тъст каза: Това, което правиш, не е добро.
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,Но тесть Моисеев сказал ему: не хорошо это ты делаешь:
Kayınbabası, ‹‹Yaptığın iş iyi değil›› dedi,ויאמר חתן משה אליו לא טוב הדבר אשר אתה עשה׃
İlgili Sayfalar