Onlar serada kavun yetiştirirler.They grow melons under glass.
Onlar kavun.They are melons.
Kavunun yarısı yendi.Half of the melon was eaten.
Kavunu altı eşit parçaya böl.Cut the melon into six equal pieces.
Kavun, tatlı kokuyor ve tadı çok güzel.The melon smells sweet and tastes very nice.
Bu yeni bir tür kavun.This is a new kind of melon.
Bu kavun yarın yemek için iyi olur.This melon will be good to eat tomorrow.
Bu kavun boş görünüyor. Belki de çok ucuz olmasının nedeni budur.This melon sounds hollow. Maybe that's why it was so cheap.
Kız kardeşim kavun sever ve ben de.My sister likes melons and so do I.
Kavunların yarısı yenildi.Half of the melons were eaten.
Masanın üzerinde bir kavun var.There is a melon on the table.
Kavunlar ne kadar taze?How fresh are the cantaloupes?
O kavunu sever.He likes cantaloupe.
Kavun yemeyi severim.I love eating melons.
Kumul'dan gelen kavunları yemeyi severim.I like eating melons from Kumul.
Hami kavunlarını yemeyi seviyorum.I like eating Hami melons.
Kumul kavunu yemekten hoşlanırım.I like eating Kumul melons.
Mary karpuzları kavunlardan daha fazla sever.Mary likes watermelons more than melons.
Kavunu kim kesti?Who cut the melon?
Bu kabak kavun gibi kokuyor.This squash smells like melon.
Yemek yapmadan önce, tereyağlı kabak kavun gibi kokar.Before it's cooked, butternut squash smells like melon.
Kavuniçi rengini seviyorum.I like the color orange.
Bu bölgede yetiştirilen kavunların tadı çok güzel.The melons they grow in this area taste very good.
Mary ve Tejen oasisleri pamuk ve Kavun, Karpuz yetiştirilmekte dikkat çekiyor.The oases of Mary and Tejen are noted for cotton growing.
Ağaç kavunu yavaş büyüyen bir ağaçtır.From this it would appear to be a slow growing tree.
Kahramankazan, ülke çapında ünlü ova kavunuyla da tanınır.Balangir Market is also famous throughout India for its cabbage.
Ayrıca karpuz kavun gibi meyveleri ve köklerini çok severler.Besides trees, it also likes fruits like horse chestnut.
İlginç ama bölgede kavun yetştirilebilir.It may also be impacted by overgrazing in the area.
Biliyorsunuz, cennet bahçesinde satsuma mandalinası yoktu. kantalup kavunu da yoktu.You know, there weren't tangerines in the garden of Eden. There wasn't any cantaloupe. (Laughter)
Mondavi'den etkilenen Fumé Blanc, kavun notalarıyla daha yuvarlaktır.[3]The Mondavi-influenced Fumé Blanc are more round with melon notes.[3]
Bir de mahallenin kavunu meşhurdur.Er erschauert, wie des Nachbars Häuschen schön wird.
Özellikle suzuz yetişen Kınık kavunu ün salmıştır.So schätzte er besonders den dunklen, von schroffen Felswänden umgebenen Oberen Gosausee.
İlginç ama bölgede kavun yetştirilebilir.Der Sperlingskauz kann in seinem Revier recht auffällig sein.
Ayrıca domates, kavun.Bière, cercueil.
Özellikle kavun, ilçenin en önemli tarım ürünüdür.Le monde des courses représente, notamment en France, le principal secteur en croissance de la filière cheval.
Çavuşlar köyünde kavun ve kapari'de yetişir.Ils hébergent les officiers chez eux, au Crest.
İkinci tarifte ise votka, Chambord, Midori kavun likörü, ananas suyu ve kızılcık suyu kullanılır.El segundo está hecho a base de vodka, Chambord, Midori, zumo de piña y zumo de arándanos.
İlginç ama bölgede kavun yetştirilebilir.Gli stigmi sono filiformi, nella parte distale possono essere ingrossati.
Ağaç kavunu yavaş büyüyen bir ağaçtır.È un albero a lenta crescita.
Köyün kavun ve karpuzları tüm yörede meşhurdur.Il posto e i dintorni è famoso per il cavolo di Futog.
Yazları karpuz kavun yedikçe, kış için çekirdeklerini kurutup biriktirmeyi ihmal etmeyin.Не сжигай пальм и не обдирай с них кору, не срубай деревьев и не убивай скота больше, чем надо для еды.
Ona "kavun ağacı" meyvesine de, kavun ağacı yemişi denmektedir.وكذلك « بارور» تعني: الشجرة المثرة، فارسي معرب.
Kavunu ile Taşköprü ve Kastamonu'da ünlüdür.وكان فقيها متمكنا عارفا بالأحكام، من أهل الشورى والفتيا.
Kavunu ile Taşköprü ve Kastamonu'da ünlüdür.Ele é conhecido por suas obras corais, músicas e trilhas sonoras.
Ayrıca domates, kavun.Tomires e Pavão.
Mary ve Tejen oasisleri pamuk ve Kavun, Karpuz yetiştirilmekte dikkat çekiyor.Os oásis de Mary e Tejen são conhecidos pelo cultivo de algodão.
Ağaç kavunu yavaş büyüyen bir ağaçtır.De boom is een snelle groeier.
Kavun ve karpuz ekimi ise 1980'li yıllardan itibaren azalmıştır.Хоча саме пиво та келихи стали випускатись лише з 1980-х.
Ayrıca domates, kavun.Додати томати і кукурудзу.
Onlar kavun.Це дині.
Kavun yemeyi severim.Я обожнюю їсти дині.
Bunların dışında arpa, kavun, karpuz ve çeşitli sebzeler diğer ürünler arasındadır.Mezi jedovaté rostliny patří i bolehlav, narcis (cibule), sněženka (cibule) a celá řada dalších rostlin.
Kavuncuoğlu, Özbağı, Pelitli gibi.Frizerul, îngrozit, leșină.
Ağırlıklı forma rengi - fes rengi - kavuniçidir.Variasi warna kepala: abu-abu - merah jambu.
Kavun ve karpuz ekimi ise 1980'li yıllardan itibaren azalmıştır.Restorasi dan perbaikan besar dimulai sejak tahun 1980.
İkinci tarifte ise votka, Chambord, Midori kavun likörü, ananas suyu ve kızılcık suyu kullanılır.Loại thứ hai làm từ rượu vodka, rượu Chambord, rượu chanh Midori, nước dứa ép và nam việt quất.
Kavuncuoğlu, Özbağı, Pelitli gibi.其狀如鳩,其音若呵。
Köyün kavunu meşhurdur.도읍에서 명성이 높았다고 한다.
İlginç ama bölgede kavun yetştirilebilir.죽순이 추가되어 마을에 심을 수 있다.
Bir de mahallenin kavunu meşhurdur.כן נבחר גם לרבה של השכונה.