kavuştu ile cümle
kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››I odpowiedział Pan: Oblicze moje pójdzie przed tobą, a dam ci odpocznienie.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››Jehovah le dijo: --Mi presencia irá contigo, y te daré descanso
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››Kata TUHAN, "Kamu akan Kulindungi supaya dapat memiliki tanah yang Kujanjikan.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››여호와께서 가라사대 내가 친히 가리라 내가 너로 편케 하리라
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››L`Éternel répondit: Je marcherai moi-même avec toi, et je te donnerai du repos.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››monda: Az én orczám menjen-é [veletek,] hogy megnyugtassalak?
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››On pa reče: Obličje moje te bo spremljalo, in dam ti pokoj.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››Respondeu-lhe o Senhor: Eu mesmo irei contigo, e eu te darei descanso.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››Rispose: «Io camminerò con voi e ti darò riposo»
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››και ειπεν, Η παρουσια μου θελει ελθει μετα σου και θελω σοι δωσει αναπαυσιν.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››Господь сказал: Сам Я пойду, и введу тебя в покой.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››И Господ каза: Самият Аз ще вървя с тебе, и Аз ще те успокоя.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››ויאמר פני ילכו והנחתי לך׃
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››فقال وجهي يسير فأريحك.
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››耶 和 華 說 、 我 必 親 自 和 你 同 去 、 使 你 得 安 息
RAB, ‹‹Varlığım sana eşlik edecek›› diye yanıtladı, ‹‹Seni rahata kavuşturacağım.››耶和華 說 、 我 必親自 和 你 同去 、 使 你 得 安息
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaEén over het "debat" evolutie versus intelligent ontwerp. quote-unquote--debat.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaErklärungen treffen. Eine über die Evolution-Intelligent Design- -(in Anführungszeichen)-Debatte.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaJeden dotyczący tak zwanej dyskusji o teorii ewolucji i inteligentnym projekcie.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaJeden na vývoj/Inteligentný dizajn-- quote-unquote--rozprava.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaJednak v uvozovkách debatu kolem evoluce a inteligentního designu.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışma두 가지 명증을요 진화와 지적 창조에 관한 한가지 인용하거나 인용을 끝맺은 토론들
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaLe premier sur le soi-disant " débat " évolution-dessein intelligent.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaSatu tentang evolusi/rancangan kepandaian-- dalam tanda kutip, perdebatan.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaUna, sobre el debate entre,
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaUna sul "dibattito" del design evoluzione/intelligente
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaОдин - о "споре" об эволюции и разумном замысле.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaПерша - стосовно "диспуту" про еволюцію/розумний задум.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaПо темата за еволюцията/ интелигентния дизайн -- цитат-нецитат--дебат.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaהבהרות. אחת על האבולוציה/תכנון תבוני-- ה "וויכוח" ביניהן
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışmaحولهما. واحدة: التطور و التصميم الذكي بين قوسين [ حجاج ]
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim. biri evrim ve akıllı tasarım üzerine olan tartışma一つは、進化とインテリジェント・デザインの いわゆる、「論争」について。 けどほんとは、そんなの「論争」じゃないよね。
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Chciałem te dwa punkty wyjaśnić.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Chtěl jsem tedy jen ujasnit tyto dvě záležitosti.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Die twee dingen wilde ik gewoon ophelderen, twee verduidelijkingen.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Ich wollte also nur diese beiden Aussagen, diese beiden
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Jadi saya hanya ingin membuat 2 poin ini, dua penjelasan.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Je voulais proposer ces deux points, ces deux clarifications.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.따라서 저는 이 두가지 의견들을 강조하고 싶습니다
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Quindi ho voluto fissare questi due punti, queste due spiegaizoni.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Solo quería recalcar esos dos puntos, dos aclaraciones.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Tak som jednoducho chcel urobiť tých dvoch bodov, dva objasnenia.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Исках да изразя тези две мнения, тези две уточнения.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Итак, я хотел обговорить два пункта, прояснить их.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.Я хотів озвучити ці дві думки, прояснити їх.
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.אז רק רציתי להעלות את שתי הנקודות האלו, שתי
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.وهذه النقطتان ما أردت أن أركز الحديث
Sadece bu iki noktayı açığa kavuşturmak istedim.はっきりさせておきたかったんだ。
Sağ salim varmışlar mıdır? Elbette... varmışlardır. Bir konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorum.Thôi nào...
Sahnelenmemiş bir dosyayı belirtilen commit'in sürümüne kavuşturRestaura un archivo sin marcar a la versión de un commit específico
Sahnelenmemiş bir dosyayı belirtilen commit'in sürümüne kavuşturRestaurer un fichier a la version d'un commit spécifié
Sahnelenmemiş bir dosyayı belirtilen commit'in sürümüne kavuşturRipristina un file alla versione di un commit differente
Sahnelenmemiş bir dosyayı mevcut commit'in sürümüne kavuşturRestaura un archivo sin marcar a la versión del commit actual (HEAD)
Sahnelenmemiş bir dosyayı mevcut commit'in sürümüne kavuşturRestaurer un fichier supprimé à partir du contenu du commit actuel (HEAD)
Sahnelenmemiş bir dosyayı mevcut commit'in sürümüne kavuşturRipristina un file cancellato dal contenuto del commit corrente (HEAD)
Sanırım çete üyelerinden birisinin sözleri bunu açıklığa kavuşturuyor.Acho que as palavras de um dos membros do gangue deixam isto bem claro.
Sanırım çete üyelerinden birisinin sözleri bunu açıklığa kavuşturuyor.Az egyik bandatag szavai azt hiszem ezt világossá teszik.
Sanırım çete üyelerinden birisinin sözleri bunu açıklığa kavuşturuyor.Deci în cuvintele unuia dintre membrii bandei cred că devine clar.
Sanırım çete üyelerinden birisinin sözleri bunu açıklığa kavuşturuyor.De woorden van één van de leden van deze bende maken dit duidelijk.
Sanırım çete üyelerinden birisinin sözleri bunu açıklığa kavuşturuyor.En palabras de un miembro de la banda esto está claro