kavuştu ile cümle

kavuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Nasıl olduysa yaşlı adam sağlığına kavuştu.Amazingly, the old man recovered his health.
O zaten açıklığa kavuşturulmuştur.It's already cleared up.
Ben tekrar gelmeyeceğimi açıklığa kavuşturacağım.I will make it clear that I won't come again.
Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için yardımınıza minnettarım.I appreciate your help in clarifying this.
Emmet'in teorisini sınamadan önce, iç simetri kavramını aydınlığa kavuşturmalıyız.Before we examine Emmet's theory, we must clarify the concept of 'internal symmetry.'
Bir polis, kollarını kavuşturarak izliyordu.A policeman was watching it, with his arms crossed.
Fikrimi değiştirmediğimi açıklığa kavuşturmak istiyorum.I want to make it clear that I have not changed my mind.
Hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu açıklığa kavuşturalım.Let's make clear which is right and which is wrong.
Onlar amaçlarına kavuştular.They attained their aim.
Ticaret ortakları, ticaret politikasını açıklığa kavuşturmak için Japonya'ya dayanıyor.Trading partners are leaning on Japan to clarify its trade policy.
O, ölüm döşeğinde dinine kavuştu.He got religion on his deathbed.
O yüzmeye gitmek istediğini açıklığa kavuşturdu.She made it clear that she wanted to go for a swim.
Tom Mary'nin işi tek başına yapmasını istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it plain that he wanted Mary to do the work by herself.
Tom Mary'yi çok sevmediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't like Mary very much.
O, hastanede bilincine tekrar kavuştu.She regained consciousness in the hospital.
Şu konuyu açıklığa kavuşturayım. Sen benim babam mısın?Let me get this straight. You're my father?
Şu konuyu açıklığa kavuşturayım.Let me get this straight.
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu açığa kavuşturacağız.We will clarify what is true and what is false.
Açıklığa kavuşturmak için, tam olarak ne yapmamı istiyorsun?Just to be clear, what exactly do you want me to do?
O profesyonel bir futbol oyuncusu olmak niyetinde olmadığını açıklığa kavuşturdu.He made it clear that he had no intention of becoming a professional football player.
Sadece açıklığa kavuşturma istedim.I just wanted clarification.
Açıklığa kavuşturmak istediğim birkaç şeyim var.I have a few things I want to make clear.
Ben bir şeyi açıklığa kavuşturmak istiyorum.I want to make one thing clear.
Tom Mary'yi görmek istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't want to see Mary.
Tom Mary ile yapacak bir şey istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't want anything to do with Mary.
Tom konserden önce yemek istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't want to eat before the concert.
Önceliklerini açıklığa kavuştur.Get your priorities straight.
Bu mesele açıklığa kavuşturulmalıdır.This matter must be clarified.
Bunu açıklığa kavuşturmadın.You didn't make it clear.
Benim için birkaç hususu aydınlığa kavuşturur musun?Would you mind clearing up a few points for me?
Onu açıklığa kavuşturduğumu düşündüm.I thought I made that clear.
O, kollarını kavuşturdu.She crossed her arms.
Kollarını göğsünde kavuşturdu.He folded his arms over his chest.
Tom kollarını kavuşturdu.Tom crossed his arms.
Durumu açıklığa kavuşturmak istiyorum. Tom benim erkek arkadaşım değildir.I want to make things clear. Tom is NOT my boyfriend.
Birkaç ayrıntıyı aydınlığa kavuşturmamız gerekiyor.We need to clarify a few details.
Her şeyi açıklığa kavuşturacağız.We'll straighten everything out.
Onu açıklığa kavuşturdun.You made that clear.
Sen dün onu açıklığa kavuşturdun.You made that clear yesterday.
Bunu açıklığa kavuşturduğun için teşekkür ederim.Thank you for clearing that up.
Tom geç kalmamam gerektiğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that I shouldn't be late.
Tom bize yardım etmek istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't want to help us.
Tom onu yapmamam gerektiğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that I shouldn't do that.
Akıl sağlığına kavuştu.He recovered his sanity.
Tom bizimle gitmek istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it very clear that he didn't want to go with us.
Rehineler ailelerine kavuştular.The hostages reunited with their families.
Siz ikinizi ne kavuşturdu?What brought you two together?
Tom'la konuyu ne kadar kısa sürede açıklığa kavuşturursan o kadar iyi olur.The sooner you clear the matter up with Tom, the better.
Tom burada olmak istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't want to be here.
Tom ne demek istediğini açıklığa kavuşturmaya çalıştı.Tom attempted to clarify what he meant.
Tom mümkün olduğu kadar kısa sürede parasını geri istediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it very clear that he wanted his money back as soon as possible.
Tom onu açıklığa kavuşturmadı.Tom didn't make it clear.
Bunu açıklığa kavuşturayım.Let me make this clear.
Durum istikrara kavuşturdu.The situation has stabilized.
Tom göğsünün üzerinde kollarını kavuşturdu.Tom crossed his arms over his chest.
Mary göğsünde kollarını kavuşturdu.Mary crossed her arms over her chest.
Tom yapmamızı istemediği şeyi açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear what he didn't want us to do.
Onun ölümünün şartları henüz aydınlığa kavuşturulmadı.The circumstances of his death have not yet been clarified.
Bir şeyi açığa kavuşturalım Tom.Let's get one thing straight, Tom.
Umarım onu sizin için açıklığa kavuşturmuşumdur.I hope I made it clear for you.
İlgili Sayfalar