Ana içeriğe geç
Sözlük

kavrulmuş ile cümle

kavrulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hafif-kavrulmuş kahve markaları en popüler kalır.Light-roasted coffee brands remain the most popular.
Bizim lezzetli kahvemiz taze kavrulmuş kahve çekirdeklerinden yapılır.Our delicious coffee is made from freshly roasted coffee beans.
Kavrulmuş kahvenin kokusu gibi bir şey yok.There is nothing like the smell of roasted coffee.
Kavrulmuş yer fıstığı yiyorum.I'm eating roasted peanuts.
Mary salatasının içine biraz kavrulmuş ceviz koydu.Mary put some roasted pecans into her salad.
Et kavrulmuştu.The meat was burnt.
200 gram koyu kavrulmuş Tanzanya çekirdek kahve lütfen.200 grams of Tanzania dark roast coffee beans, please.
Kavrulmuş badem aldı biraz.He bought some roasted almonds.
Sarıkamış' ta kete içine kavrulmuş un eklenerek ve ev yapımı tereyağı kullanılarak yapılır.Corn is also roasted and eaten with home made butter.
Buna "çifte kavrulmuş leblebi" denir.This is called "double enrollment".
Kavrulmuş (güneşte kurutulmuş) kakao çekirdeklerinden ve soğuk preslenmiş kakao tereğinden yapılır.It is made from unroasted (sun-dried) cacao beans and cold pressed cacao butter.
İlk olarak 1987 yılında Tuzlu Yerfıstığı ve Bal Kavrulmuş Yerfıstığı çeşitleri ile tanıtıldı.It was first introduced in 1987 with Salted Peanuts and Honey Roasted Peanuts varieties.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Where we work in Aurangabad, the land is extraordinarily parched.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Behold, seven heads of grain, thin and blasted with the east wind, sprung up after them.
Akrilamid kavrulmuş arpa çayı (Japonca mugicha) içinde bulunmuştur.Acrylamide has been found in roasted barley tea, called mugicha in Japanese.
Fıstık ezmesi kavrulmuş fıstıkdan yapılan bir ezme çesiti.Peanut butter is a food paste or spread made from ground dry roasted peanuts.
Altın saat, gümüş servis, kavrulmuş yavru domuz ve şarap da ödülleri arasındaydı.A gold watch, a silver service, a roasted suckling pig, and wine were among his rewards.
Bu şarapta "kavrulmuş" aromayı oluşturur.This produces the "roasted" aroma in the wine.
Barbacoa, kavrulmuş ettir.Barbacoa is pit roasted meat.
Taze, kurutulmuş veya kavrulmuş kabak tohumları özellikle popülerdi.Squash seeds, fresh, dried or roasted, were especially popular.
Gebratenes (kavrulmuş et), kıyılmış et ve essig-fleisch (sirke et) favori et tarifleridir.Gebratenes (roasted meat), chopped meat and essig-fleisch (vinegar meat) are favorite meat recipes.
Çocuklara özellikle Hamursuz Bayramı akşamı fındık ve kavrulmuş başaklar verildi.Children received nuts and roasted ears of grain especially on the evening of Passover.
Kavrulmuş güvercinler (燒乳鴿).Roasted pigeons (燒乳鴿).
Eritilmiş yak yağı, kavrulmuş arpa unu (tsampa) ile kabaca eşit oranlarda karıştırılabilir.Melted yak butter may be mixed, in roughly equal proportions, with roasted barley flour (tsampa).
Kinako (Japonca: 黄粉), Japon mutfağında kullanılan bir kavrulmuş soya unudur.Kinako (japanisch きな粉) ist ein in der japanischen Küche genutztes Sojabohnenmehl.
Buna "çifte kavrulmuş leblebi" denir.Sie trägt den Titel „Figürliche Doppelform“.
Buna "çifte kavrulmuş leblebi" denir.C'est ce qu’on nomme le duo cache/contre-cache.
Kavrulmuş yarma da eklenip, üstünü örtecek şekilde su ilave edilir.Cuando ha hervido convenientemente se retira y se cuela, añadiendo más agua hervida.
Kavrulmuş maltla üretilir.O volutamente distorti.
El degirmenlerinde (Gavutdaşında) Kavrulmuş buğday, meke (mısır), çıtımık ve kabak çekirdeğiden gavut çekilir.La cute è viscida e fredda (a causa dell'acidosi e dell'ipokaliemia) e le mucose sono asciutte.
Taze veya kavrulmuş meşe palamutları ishal durdurucu olarak kullanılır.Possono essere utilizzate barriere permanenti o temporanee per gestire le folle.
Fermente edilmiş, kurutulmuş, kavrulmuş ve kabuklarından ayrılmış kakao çekirdeklerinden üretilmiştir.É produzido a partir de grãos de cacau que foram fermentados, torrados, e separados de suas peles.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.De tweede ronde werd met nog zeven atleten te gaan stilgelegd wegens hevige sneeuwval en wind.
Genmaicha (Japonca: 玄米茶), kavrulmuş kahverengi pirinçle yapılan bir Japon yeşil çayıdır.玄米茶) - nazwa rodzaju zielonej herbaty japońskiej, sporządzanej w połączeniu z prażonym ryżem brązowym.
Kavrulmuş maltla üretilir.Vid tillverkning av jäst.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Strava nabízena na ulicích v Ekvádoru jsou brambory s opékáným vepřovým masem.
Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.Tetapi kemudian tampaklah juga tumbuh tujuh bulir yang kering, kurus dan layu oleh angin timur.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Món ăn trên đường phố tại các vùng núi Ecuador là khoai dùng với thịt lợn quay (hornado).
Büyük bir sininin üstüne konan kavrulmuş una eritilmiş tereyağı yedirilir.以面条覆盖于半熟的炖菜之上一并以小火焖熟。
Biberler önceden kavrulmuş ve soyulmuş veya çiğ kesilmiş olabilir.Чушките могат да бъдат предварително опечени и обелени или нарязани в суров вид.
Ekvador'un dağlık bölgelerinde satılan sokak yiyeceği ise kavrulmuş domuz ile birlikte patatestir.Strava ponúkaná na uliciach v Ekvádore sú zemiaky s opekanou bravčovinou.
Buna "çifte kavrulmuş leblebi" denir.T.y., kad taptų „dvigubu voku“ (angl. double eyelid).
Genmaicha (Japonca: 玄米茶), kavrulmuş kahverengi pirinçle yapılan bir Japon yeşil çayıdır.Gen Mai Cha (Genmaicha) – japoniška arbata su keptais ryžiais.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.An unserem Einsatzort in Aurangabad ist der Boden extrem ausgetrocknet.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.우리가 일하고 있는 Aurangabad의 토양은 엄청나게 메말라 있고
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Donde trabajamos en Aurangabad, la tierra es extraordinariamente seca.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Dove lavoriamo noi in Aurangabad, la terra è incredibilemente arida.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Hvor vi arbejder i Aurangabad, er jorden ekstraodinært udtørret.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.În Aurangabad, unde lucrăm noi, terenul este extrem de uscat.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Quand nous travaillons à Aurangabad, la terre est incroyablement desséchée.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.V Aurangabade, kde pracujeme, je krajina extrémne vysušená.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Waar wij werken in Aurangabad, is het land buitengewoon dor.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.W Aurangabad, ziemia jest niezwykle sucha.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Εκεί που εργαζόμαστε, στο Αουρανγκαμπάντ, η γη είναι εξαιρετικά ξηρή.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Там, где мы работали, в Аурангабаде, земля очень пересушена.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.Там където ние работим, в Аурагабад, обработваемата земя е изключително засъхнала.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.היכן שאנו עובדים, באורנגאבאד, האדמה צחיחה ביותר.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.حيث نعمل نحن في أورانج اباد، فأن الأرض جافة بصورة غير عادية.
Aurangabad'da çalıştığımızda, toprak olağandışı şekilde kavrulmuştu.人々の平均収入は60セントから1ドルです
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A doua zi de Paşte au mîncat din grîul ţării, azimi şi boabe prăjite; chiar în ziua aceea au mîncat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod