Ana içeriğe geç
Sözlük

kavi ile cümle

kavi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kavisli borular휘어진 파이프
Kavisli borularKurvede rør
Kavisli borularỐng Cong
Kavisli borularȚevi curbate
Kavisli borularTuberías curvadas
Kavisli borularTubi ricurvi
Kavisli borularTuyaux courbes
Kavisli borularUkrivljene cevi
Kavisli borularZagięte rury
Kavisli borularZaoblené rúry
Kavisli borularΚαμπύλοι σωλήνες
Kavisli borularВикривлені труби
Kavisli borularИскривлённые трубы
Kavisli borularКриви тръби
Kavisli borularצינורות מתעקלים
Kavisli borularمقوّس الأنابيب
Kavisli borular曲がったパイプ
-koy- diye söylenen bir kelimedir, ve aynı kökten kavis, eğri kelimesi de gelir.K-E-U라고 쓰고, 코이 라고 발음하죠 그것은 단어 curve가 유래된 것과 같은 어근입니다.
-koy- diye söylenen bir kelimedir, ve aynı kökten kavis, eğri kelimesi de gelir.lo deletreariamos K-E-U; se pronuncia koy -- y es la misma raíz de la que proviene la palabra curva.
-koy- diye söylenen bir kelimedir, ve aynı kökten kavis, eğri kelimesi de gelir.כותבים זאת "קיו" אך מבטאים "קוי" -- וזה אותו השורש ממנו באה המילה "עיקול".
-koy- diye söylenen bir kelimedir, ve aynı kökten kavis, eğri kelimesi de gelir.انها تلفظ " كي اي يو " ولكنها حقيقية تلفظ " كوي " وهذا الجذر اللغوي هو نفس جذر كلمة منعطف
-koy- diye söylenen bir kelimedir, ve aynı kökten kavis, eğri kelimesi de gelir.これは「カーブ」と同じ語源です ですが もとの インド・ヨーロッパ語では
Oral kavitemiz var.Abbiamo la cavità orale.
Oral kavitemiz var.Avem cavitatea orală.
Oral kavitemiz var. Dilimizi ve başka şeyleri çizebilirim.Aqui na cavidade oral, eu poderia desenhar a nossa língua e outros detalhes que talvez inclua.
Oral kavitemiz var. Dilimizi ve başka şeyleri çizebilirim.Mais ça commence toujours dans notre nez ou notre bouche.
Oral kavitemiz var. Dilimizi ve başka şeyleri çizebilirim.זה לא כל כך מוצלח.
Oral kavitemiz var.Kami memiliki rongga mulut kita.
Oral kavitemiz var.구강이 이렇게 있고요.
Oral kavitemiz var.Máme ústní dutinu.
Oral kavitemiz var.Máme ústu dutinu.
Oral kavitemiz var.Tenemos nuestra cavidad bucal.
Oral kavitemiz var.To jest jama ustna.
Oral kavitemiz var.Имаме устна кухина.
Oral kavitemiz var.У нас є ротова порожнина.
Oral kavitemiz var.لدينا تجويف فمي
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.Orale per bocca, cavità per spazio, o vuoto, o apertura.
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.Oral significa que vem da boca. Cavidade significa espaço, buraço ou abertura
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.Oral untuk mulut, rongga untuk ruang, atau lubang, atau membuka.
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.Ustna, bo zamykają ją usta, a jama oznacza zamkniętą przestrzeń, jak "smocza jama".
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.Ústní dutina, prostor nebo otvor.
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.אולי נצייר את הלשון. אבל יש חלל בפה, והוא נקרא
Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.구(口;oral)은 입(mouth)를 뜻하는 거고요, , 강(腔; cavity)은 빈 공간, 혹은 구멍을 의미합니다.
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.- i stwarza to subtelne połączenie między nimi- ten pomost
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.Vytváří to mezi nimi oblouk, most.
O zaman kavisin uzunluğunu bu formülle ifade ederiz. Tekrar süreyi bulmaya çalışalım, ne kadar sürecek?Итак, длина дуги, это и будет длина дуги, и теперь, как много времени это займет?
O zaman kavisin uzunluğunu bu formülle ifade ederiz.Toto je délka oblouku.
O zaman kavisin uzunluğunu bu formülle ifade ederiz.נקרא לזאת a2,
O zaman kavisin uzunluğunu bu formülle ifade ederiz.اذا ذلك هو طول القوس.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Acum", a spus voce, ca o piatră treia curbat în sus şi atârnat în aer de deasupra tramp.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Agora", disse a voz, como uma pedra terceira curva para cima e pairava no ar acima da vagabundo.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Bây giờ," Tiếng nói, như một hòn đá thứ ba cong trở lên và treo trong không khí phía trên
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."지금,"삼분의 일 돌이 상향 곡선으로 목소리가 말했다 위의 공중에 매달려
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Most," mondta a hang, mint harmadik kő ívelt felfelé lógott a levegőben felett csavargó.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nun", sagte die Stimme, als dritte Stein nach oben gekrümmt und hing in der Luft über dem
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nu", sa rösten, som en tredje sten böjd uppåt och hängde i luften ovanför
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nu," zei de stem, als een derde steen omhoog gebogen en hing in de lucht boven de zwerver.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nyt", sanoi ääni, sillä kolmasosa kiven kaareva ylöspäin ja roikkumaan ilmaan yläpuolella kulkuri.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Ora", disse la voce, come una pietra terza curva verso l'alto e appese in aria al di sopra del vagabondo.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Teď," řekl hlas, jako třetí kámen zakřivený nahoru a visel ve vzduchu nad tramp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod