kavgacı ile cümle
kavgacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kavgacı ya da sarhoş müşterilere dikkat edin.Watch out for rowdy or drunk customers.
Tom kavgacıdır.Tom is belligerent.
Vay, gerçekten berbat bir ruh halindesin. Kavgacı olma.Wow, you're really in a bad mood. Don't get scrappy.
Tom kavgacıydı.Tom was belligerent.
Sana katılıyorum, o yüzden bu kadar kavgacı olmaya gerek yok.I agree with you, so there's no need to be so argumentative.
Tom kavgacı, değil mi?Tom is quarrelsome, isn't he?
Utah'taki Camp Douglas kalesinde konuşlanan askerler birçok yönden kavgacı olarak nam salmışlardır.In many ways, the soldiers stationed at Fort Douglas were spoiling for a fight.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.It is better to dwell in the corner of the housetop, than to share a house with a contentious woman.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.It is better to dwell in a desert land, than with a contentious and fretful woman.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.As coals are to hot embers, and wood to fire, so is a contentious man to kindling strife.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.A continual dropping on a rainy day and a contentious wife are alike:
Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Herkese her zaman yumuşak davransınlar.to speak evil of no one, not to be contentious, to be gentle, showing all humility toward all men.
Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.Surely they are a contentious people.
Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.Surely they are a contentious people.
Doğrusu onlar kavgacı bir toplumdur.Surely they are a contentious people.
Doğrusu onlar çok kavgacı bir topluluktur.Surely they are a contentious people.
Zaten onlar kavgacı bir toplumdur.Surely they are a contentious people.
Onlar gerçekte, kavgacı bir toplumdur.Surely they are a contentious people.
Bunu sadece tartışma için sana misal verdiler. Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Bunu sana ancak tartışmak için söylediler. Doğrusu onlar kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Bu misâli sırf seninle tartışmak için ortaya attılar. Doğrusu onlar çok kavgacı bir topluluktur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Bunu, sırf bir münâkaşa olsun diye sana misal verdiler. Zaten onlar kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Sadece seninle tartışmak için bunu söylediler. Onlar gerçekte, kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Till ayrıca kavgacı bir yapıya da sahiptir.Er baute sogar ein Modell eines Streitwagens.
Curley: Patronun oğlu olan kavgacı bir genç adam.Curley : fils du patron, homme de petite taille.
Kimse de onunla alay etmez, onun önceki inatçı, kavgacı, Herik beyliğine de pek haram gelmezmiş.Нравом он совсем не походил на своего предшественника, так как был сребролюбив и несправедлив.
Kimse de onunla alay etmez, onun önceki inatçı, kavgacı, Herik beyliğine de pek haram gelmezmiş.(فإن كان المتصل بهما ليس علماً ولا صفة : كسرحان ، كسرت ما قبل ياء التصغير وقلبت ألفه ياء.
Bu tip oyunlara bazen kavgacı ismi de verilmektedir.وأحيانا يسمى هذا النوع من مدافعي الأطراف بلاعب الجناح الخلفي.
Bu tip oyunlara bazen kavgacı ismi de verilmektedir.Este jogo é chamado às vezes de joota chupai.
Saygısızlık yapar ve kavgacıdır.E rușine și ne disprețuiește lumea.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Kavgacılara kılıçlarını indirmeyi emreder.Hän käytti taisteluissa aseinaan kahta miekkaa.
Neurath'un az kavgacı ve tedbirli doğasının aksine, Ribbentrop tümden 1938-1939'da savaşı destekledi.戦争については慎重だったノイラートと対照的に、リッベントロップは1938年から1939年にかけてはっきりと戦争を支持している。
Kavgacı siyam balığının doğal yaşam alanı sığ ve durgun sulardır.ドウクツギョ科魚類の繁殖サイクルは非常に長く、緩慢である。
Bu tip oyunlara bazen kavgacı ismi de verilmektedir.לעיתים סופגים גם השחקנים כינוי גנאי זה.
Kavgacı ve hırçındırlar.מי מריבה ומעש.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.Bez wątpienia zanieczyszczającym, marnotrawnym, agresywnym gatunkiem, który ma może kilka pozytywów.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.물론 인류는 오염을 초래하고, 쓰레기를 만들어 내는 공격적인 동물입니다. 잘하는 거 몇 가지 빼고.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.Siamo certamente una specie inquinante, dissipatrice, aggressiva, con qualche buona qualità forse.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.Sin duda somos una especie agresiva que contamina y desperdicia, con algunas cosas buenas, quizá.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.Είμαστε σίγουρα ένα σπάταλο, επιθετικό είδος που μολύνει, ίσως με κάποια καλά πράγματα στο μείγμα.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.Конечно, мы расточительный, агрессивный вид, загрязняющий природу. Но у нас есть и парочка неплохих качеств.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.Със сигурност ние сме замърсяващ, разточителен, агресивен вид с няколко добри черти евентуално.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.אנחנו וודאי מין מזהם, בזבזני ואגרסיבי, עם אולי כמה תכונות חיובית.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.نحن بالتاكيد الأنواع الملوثة، المدمرة، العدوانية، مع أشياء قليلة جميلة ربما ألقيت فينا.
Biz,aslında bir kaç iyi yanımız olsa da... ...kirliliğe yol açan, savurgan, kavgacı türleriz.良い面も少しはあるでしょうが (笑)
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Bättre är att bo i ett öde land än med en trätgirig och besvärlig kvinna.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Bedre å bo i et øde land enn hos en arg og trettekjær kvinne.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Bolje je prebivati v pusti deželi nego z ženo prepirljivo in togotno.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Es ist besser, wohnen im wüsten Lande denn bei einem zänkischen und zornigen Weibe.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Hellere bo i et Ørkenland end hos en trættekær, arrig Kvinde.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Het is beter in de woestijn te wonen dan bij een ruziënde en kijvende vrouw.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Jobb lakozni a pusztának földén, mint a feddõdõ és haragos asszonynyal.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.다투며 성내는 여인과 함께 사는 것보다 광야에서 혼자 사는 것이 나으니라
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Lebih baik tinggal di padang belantara, daripada tinggal dengan istri yang suka mengomel dan marah-marah
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Lépe jest bydliti v zemi pusté než s ženou svárlivou a zlostnou.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Lepiej mieszkać w ziemi pustej, niż z żoną swarliwą i gniewliwą.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Lepšie je bývať v pustej zemi ako so svárlivou ženou a mrzutou.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Mai bine să locuieşti într'un pămînt pustiu, de cît cu o nevastă gîlcevitoare şi supărăcioasă. -