Ana içeriğe geç
Sözlük

kavga ile cümle

kavga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tartışma kavga ile sona erdi.The argument ended in a fight.
Kaderle kavga etmenin faydası yoktur.It is no use quarreling with fate.
Oğlan onların kavgalarına son noktayı koydu.The boy at last put an end to their quarrels.
İki kız kardeş birbirleriyle sürekli kavga ediyorlar.The two sisters were always quarreling with each other.
Kavga iki ailenin arasını açtı.The quarrel left a gulf between the two families.
Jim öfkesine hakim oldu ve bir kavgadan kaçabildi.Jim was able to hold back his anger and avoid a fight.
Bu şekilde bir ağız kavgasına son vermeliyiz.We must put an end to this kind of quarrel.
Ken ile kavga ettin mi?Did you have a fight with Ken?
Kardeşler kavga etmemelidir.Brothers should not quarrel.
Polis kavga eden iki adamı ayırdı.The policeman separated the two men who were fighting.
Polis kavgayı ayırdı.The police broke up the fight.
Kimle kavga ediyorsun?Who are you quarreling with?
Kavgaya son vermeye çalıştım.I tried to put an end to the quarrel.
Öğretmen iki öğrencinin arasındaki kavgaya müdahale etti.The teacher intervened in the quarrel between the two students.
Kavga sona erdi.The fight is over.
O, kavgada yaralandı.He was wounded in the fight.
O benimle kavga çıkardı.He picked a fight with me.
O, onların kavgasına bir son vermeye çalıştı.He tried to put an end to their quarrel.
Onun arabuluculuğu bizim kavgamıza bir son verdi.Her mediation put an end to our quarrel.
Onunla çok kavgalıdır.She is very cross with him.
O kavga etmek için yanlış adamı seçti.He chose the wrong man to pick a fight with.
Neden kavga ettiklerini bilmiyorum.I don't know why they are fighting.
Bir kavga gördüm.I saw a fight.
Onlar kedi ve köpek gibi kavga ediyorlar.They fight like cat and dog.
Konserde herkes kavgaya karıştı!Everybody row in concert!
Hiçbir düğün kavga olmadan tamamlanmazdı.No wedding would be complete without a fight.
Hey çocuklar kavga etmeyi bırakın. Hadi ama, ayrılın!Hey boys, stop fighting. Come on, break it up!
Kavga, birçok tutuklamalarla sonuçlandı.The fight resulted in several arrests.
Kavga mı istiyorsun? Hadi ama!You want a piece of me? Come on!
Neden insanlar bu kadar çok kavga ediyorlar?Why do you people fight so much?
Kavgaya karışmak istemediler.They did not want to get involved in the fighting.
Sınır kavgaları yaygındı.Border fights were common.
Tom'u kışkırtan kavgaları durdurmalısın.You need to stop provoking fights with Tom.
Tom kavgalardan kaçınmakta iyidir.Tom is good at avoiding fights.
Tom kavgada öldü.Tom died in combat.
Tom kavgaya karışmak istemiyordu, fakat başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to get involved in the fight, but he had no choice.
Tom bugün bir kavga başlatmak için buraya geldi.Tom came here today looking to start a fight.
Tom Mary ile kavga çıkardı.Tom picked a fight with Mary.
Tom Mary ile kavga etti.Tom had a fight with Mary.
Tom ve Mary hemen hemen her gün kavga ederler.Tom and Mary quarrel almost every day.
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle kavga ederler.Tom and Mary are always at each other's throats.
Tom Mary ile kavgaya başladı.Tom started a fight with Mary.
Tom kavgayı başlatan kişiydi.Tom was the one who started the fight.
Tom kavgayı bitirmeye çalıştı.Tom tried to break up the fight.
Tom ve Mary bu sabah büyük bir kavga etti.Tom and Mary had a huge fight this morning.
Tom'un Mary ile kavgasını duydun mu?Did you hear about Tom's fight with Mary?
O, kavgayı sevmez.He doesn't like fighting.
Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle.
Ölü adam bir kavgaya karıştı.The dead man was involved in a fight.
Bazı insanlar hiçbir neden olmadan kavga ederler.Some people quarrel for no reason at all.
Onlar bir euro üzerine bir kavga ettiler.They had a fight over one euro.
Kedim başka kedi ile kavga etti.My cat fought with another cat.
Dostluğumuz kavgalarımızdan büyük.Our friendship is greater than our quarrels.
Sen hep kavga ediyorsun!You always fight!
Tom Mary'nin erkek kardeşiyle bir kavgaya karıştı ve burnunu kırdı.Tom got into a fight with Mary's brother and broke his nose.
Tom bir sokak kavgasına bulaştı.Tom was involved in a street brawl.
Benimle kavga çıkaran şu kadın çok saygısız davranıyordu.That woman who picked a fight with me was being very disrespectful.
Tom bugün okulda bir kavgaya karıştı.Tom got into a fight at school today.
Tom yumruklu bir kavgaya karıştı.Tom was involved in a fistfight.
Kavgacı ya da sarhoş müşterilere dikkat edin.Watch out for rowdy or drunk customers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod