kaval ile cümle
kaval kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.Лекарите взеха пищял от крака ми и тъкан от рамото ми, за да изработят нова челюст.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.הרופאים לקחו עצם פיבולה מרגלי ורקמה מהכתף שלי כדי ליצר לסת חדשה.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.كان الاطباء قد انتزعوا عظمة الشظية من قدمي وبعض الانسجة من كتفي لكي يصنعوا لي فك جديداً ..
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.脚の腓骨と肩の組織を 移植しました 私の舌、喉頭、声帯は
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.Chúng đều theo người đi lên , thổi sáo , và vui_mừng khôn_xiết , đến_nỗi đất rúng_động bởi tiếng la của họ .
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.Chúng đều theo người đi lên, thổi sáo, và vui mừng khôn xiết, đến nỗi đất rúng động bởi tiếng la của họ.
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.모든 백성이 왕을 따라 올라와서 피리를 불며 크게 즐거워하므로 땅이 저희 소리로 인하여 갈라질듯하니
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.Og alt folket drog op efter ham, og de blåste på fløiter og jublet så høit at jorden revnet ved deres rop.
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.ויעלו כל העם אחריו והעם מחללים בחללים ושמחים שמחה גדולה ותבקע הארץ בקולם׃
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.وصعد جميع الشعب وراءه وكان الشعب يضربون بالناي ويفرحون فرحا عظيما حتى انشقت الارض من اصواتهم.
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.眾 民 跟 隨 他 上 來 、 且 吹 笛 、 大 大 歡 呼 、 聲 音 震 地
Herkes kaval çalarak Süleymanın ardından yürüdü. Öyle sevinçliydiler ki, seslerinden adeta yer sarsılıyordu.眾民 跟隨 他 上來 、 且 吹笛 、 大大 歡呼 、 聲音 震地
Kavalagreece_ prefectures. kgmgreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmgreece_prefectures.kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmgreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKampalabrazil. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKampalabrazil. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKampalaeurope. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_prefectures.kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_prefectures.kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKavalagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKaválagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmKawalagreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmΚαβάλαgreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmКавалаgreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmКавалаgreece_ prefectures. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmקמפלהbrazil. kgm
Kavalagreece_ prefectures. kgmكافالاgreece_ prefectures. kgm
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.(86:7) И поющие и играющие, – все источники мои в тебе.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.A speváci jako aj od radosti poskakujúci budú vyznávať: Všetky moje pramene sú v tebe.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.E danzando canteranno: «Sono in te tutte le mie sorgenti»
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.És tánczolva énekelik: minden forrásaim te benned vannak.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Et ceux qui chantent et ceux qui dansent s`écrient: Toutes mes sources sont en toi.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.In pevaje in plešoč, poreko: Vsi studenci moji so v tebi.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.노래하는 자와 춤추는 자는 말하기를 나의 모든 근원이 네게 있다 하리로다
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Mereka akan menari dan menyanyi, "Sion adalah tempat asalku!
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Những kẻ hát xướng và những kẻ nhảy múa sẽ nói rằng: Các suối tôi đều ở trong Ngươi.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Những kẻ hát_xướng và những kẻ nhảy_múa sẽ nói rằng : Các suối tôi đều ở trong Ngươi .
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Och under sång och dans skall man säga: »Alla mina källor äro i dig.»
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Og de som synger og danser, skal si: Alle mine kilder er i dig.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Przetoż o tobie śpiewać będą z pląsaniem wszystkie siły żywota mego.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Şi cei ce cîntă şi ceice joacă strigă: ,,Toate izvoarele mele sînt în Tine.``
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Syngende og dansende siger de: "Alle mine Kilder er i dig!"
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Tanto os cantores como os que tocam instrumentos dirão: Todas as minhas fontes estão em ti.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Tijdens hun feesten en onder het dansen zingen zij: "Mijn hart ligt in Jeruzalem."
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Tou příčinou zpívají s plésáním o tobě všecky moci života mého.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Und die Sänger wie die im Reigen werden alle in dir singen, eins ums andere.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Veisaten, karkeloiden sanotaan: "Kaikki minun lähteeni ovat sinussa".
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Y tanto los que cantan como los que danzan dirán: "¡Todas mis fuentes están en ti!
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Και οι ψαλται καθως και οι λαληται των οργανων θελουσι λεγει, Πασαι αι πηγαι μου ειναι εν σοι.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Както певците тъй и свирачите ще казват: Всичките ми извори са в Тебе.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.ושרים כחללים כל מעיני בך׃
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.ومغنون كعازفين كل السكان فيك