kaval ile cümle
kaval kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kavalcı onları yakındaki bir ormana götürür.Vojáci jej odnášejí do blízké chýše.
Kavala ve Dedeağaç Bulgaristan’a bırakılacak.Ghica și Barbu Știrbei sunt nevoiți să se retragă la Viena.
Ağustos 1928 seçimlerinde Kavala'dan seçildi.În data de 29 august 2009 el a fost împrumutat de către Kavala.
Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın dördüncü oğluydu.A fost al patrulea fiu al lui Ali Ismail Shabanah.
Başlangıçta ses elde etmek için kavalın tüm perdeleri açık birakılmalıdır.Inițial, pentru amplificarea sunetului se foloseau tărtăcuțe.
Herr Kavalier, Ochs'un bağırıp çağırması Marie Theres!...John Thaw - Kiálts szabadságot!
Kavala ve Dedeağaç ise Yunanistan'da kaldı.Kati és Pali Magyarországon maradtak.
Şarkı Karen Kavaleryan ve Irina Antonyan tarafından yazılmıştır.Kappaleen on säveltänyt Aleksandr Lunyov ja sanoittaneet Karen Kavalerian ja Irina Antonyan.
Ama çobanın kavalının üzüntülü nağmeleri hala duyulmaya devam etmektedir.Ruokolahden leijonan etsintää jatketaan.
Bu anda bir başka geminin geldiği çoban kavalı nağmesinden anlaşılır.Ξαφνικά ο μικρός τσοπάνος ανακοινώνει την άφιξη ενός πλοίου.
Kavala ve Dedeağaç ise Yunanistan'da kaldı.Κύθηρα και Κυκλάδες στην Ελλάδα.
Vefatından önce Kavalalı Hanedanı'nın en yaşlı mensubuydu.Ήταν ο μεγαλύτερος οικισμός του πρώην καποδιστριακού Δήμου Στράτου.
Kavalcı nehirden yürüyerek geçer fakat ardından gelen fareler suda boğulurlar.Men kvinnene følger etter ham til fots, og en av dem drukner nesten i en elv.
Kavalan Dictionary (İngilizce ve Çince).Kavalan Dictionary (bằng tiếng Anh và Chinese).
Kavala, Yunanistan'ın Doğu Makedonya ve Trakya idari bölgesinde bir il.Kavala là một thành phố thuộc tỉnh Đông Macedonia và Thrace, Hy Lạp.
Sezonun galibi SmackDown şovunda güreşmeye başlayan Kaval oldu.Gần đây nhất trong show Smackdown beat the clock.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın doğum yeridir .Đây là nơi sinh của Alexander Trim.
Kavala, 1387'den 1912'ye kadar Osmanlı Devleti'nin bir parçasıydı.カヴァラは1371年から1912年まで、オスマン帝国の一部だった。
Kavalalı hanedanına mensuptur.甲府連隊に入隊。
Kavalını çalarken şarkı söylemeni istiyorum!".『歌うま芸人をぶっ飛ばせ!
Kavalalı İbrahim Paşa'nın oğluydu.元帥イブラヒム・パシャの息子である。
Kavala Lazca'da p'ilili (პილილი) denilmektedir.一方でモロッコではライラ (ليلى)と呼ばれている。
Kavala ve Dedeağaç Bulgaristan’a bırakılacak.波多利亚和乌克兰划归波兰。
Kavala ve Dedeağaç ise Yunanistan'da kaldı.הדיקן וסגנו חייבים להתגורר ברומא.
Kavalalı hanedanına mensuptur.Служи в Гвардейската кавалерия.
Başlangıçta ses elde etmek için kavalın tüm perdeleri açık birakılmalıdır.В началото на всеки блок-участък се поставя проходен светофор.
Koca Yusuf'u yenebilen tek pehlivanın Kavalalı Çolak Mümin Pehlivan olduğu iddia edilir.Смята се, че единственият пехливан успял да победи Коджа Юсуф е Kavalalı Çolak Mümin Pehlivan.
Kavalını çalarken şarkı söylemeni istiyorum!".Musíme znížiť tóninu, keď spievam naživo."
Başlangıçta ses elde etmek için kavalın tüm perdeleri açık birakılmalıdır.V začetku kariere so bili razvpiti zaradi cenzure celotne prve plošče Zvočni zid.
22 Artık sende lir çalanların, ezgi okuyanların, Kaval ve borazan çalanların sesi Hiç işitilmeyecek.Sodnikov, krvnikov in radovednežev ni videti več.
Kavalalı hanedanına mensuptur.Ji priskirta kavalerijai.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerAle tím, že zahání kořist blíže k pobřeží, ohrožují je proudy a skryté útesy.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerNhưng khi rượt con mồi ra xa bãi cát, chúng đã liều mạng dưới các dòng hải lưu và đá ngầm.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirler'Ομως κυνηγώντας τα ψάρια προς την ακτή... κινδυνεύουν από ύπουλα υπόγεια ρεύματα και κρυμμένα βράχια.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerОднако из-за мелководья такая охота часто оканчивается увечьями от предательских подводных скал.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerאך כשהם רודפים אחר להקות הדגים קרוב יותר לחוף הם מסתכנים בזרמים התת-מימיים .הבוגדניים ובסלעים החבויים
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerولكن لأنها مطاردة لأفواج أخرى في الشاطئ ، فإنها تواجه خطر التيارات الغادرة و الصخور المخبأة
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›비유컨대 아이들이 장터에 앉아 서로 불러 가로되 우리가 너희를 향하여 피리를 불어도 너희가 춤추지 않고 우리가 애곡을 하여도 너희가 울지 아니하였다 함과 같도다
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›דמים הם לילדים הישבים בשוק וקראים זה אל זה ואמרים חללנו לכם בחלילים ולא רקדתם קוננו לכם קינה ולא בכיתם׃
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›يشبهون اولادا جالسين في السوق ينادون بعضهم بعضا ويقولون زمرنا لكم فلم ترقصوا. نحنا لكم فلم تبكوا.
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›好 像 孩 童 坐 在 街 市 上 、 彼 此 呼 叫 說 、 我 們 向 你 們 吹 笛 、 你 們 不 跳 舞 、 我 們 向 你 們 舉 哀 、 你 們 不 啼 哭
‹‹Çarşı meydanında oturup birbirlerine, ‹Size kaval çaldık, oynamadınız; Ağıt yaktık, ağlamadınız›好像 孩童 坐在 街市 上 、 彼此 呼叫說 、 我們向 你 們 吹笛 、 你 們 不 跳舞 、 我 們向 你 們舉哀 、 你 們 不 啼哭
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.Apoi mi-a scos peroneul din gambă, l-a tăiat și l-a pus apoi în coapsă, unde se află și în ziua de azi.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.제 종아리에서 종아리뼈를 꺼내어 허벅지에 맞게 자른 후 지금 있는 자리에 넣었습니다.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.Luego tomó el peroné de mi pantorrilla, lo recortó y luego lo trasladó al muslo, donde está ahora.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.Poi mi ha tolto la fibula dal polpaccio, l'ha tagliata e ricollocata nella coscia, dove adesso vive.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.Wycięli kość strzałkową z mojej łydki i przenieśli do mojego uda, gdzie się teraz znajduje.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.Μετά πήρε την περόνη της κνήμης μου, την αφαίρεσαι και την έβαλε στο γοφό μου, όπου και βρίσκεται τώρα.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.Потом врачи взяли малоберцовую кость из моей голени, вырезали и переставили в бедро, где она и находится.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.След това той взе фибула от моя прасец, отряза я и след това я премести в бедрото ми, където се намира сега.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.לאחר מכן לקח את הפיבולה מהרגל התחתונה, והעביר אותה לירך שלי, שם היא נמצאת כעת.
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.ومن ثم اخذ انسجة من القدم وقطعها .. واعاد وضعها في فخذي الجديد حيث تنمو الان
Daha sonra baldırımdan kaval kemiğimi aldı, kesti ve kalçama yerleştirdi, şimdi olduğu yere.切って 大腿骨に移植しました 今もありますよ さらに ふくらはぎから血管組織を取りだし
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.Az orvosok lábszárcsontot vettek a lábamból és szövetet a vállamről, hogy egy új állkapcsot építsenek.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.Các bác sĩ đã lấy một xương mác từ chân tôi và một chút mô từ vai tôi tạo thành một bộ hàm mới.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.Dokter mengambil tulang betis saya dan beberapa jaringan dari bahu saya untuk membuat rahang baru.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.Doktoři mi z nohy vzali lýtkovou kost a nějakou tkáň z ramene pro vytvoření nové čelisti.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.I dottori mi avevano prelevato dei tessuti dal perone e dalla spalla per creare una nuova mascella.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.의사들은 제 종아리뼈의 일부분과 어깨의 일부 조직을 떼어내서 저의 인공턱뼈를 만들었습니다.
Doktorlar yeni bir çeneye dönüştürmek için bacağımdan bir kaval kemiği ve omzumdan biraz doku aldılar.Os médicos retiraram osso do perónio da minha perna e algum tecido do meu ombro para moldar um novo maxilar.