Analitikçilerin normal olarak hesaba katmadığı ama son derece önemli başka bir etken daha var.情勢分析で見逃される力学です つり合いの片側は恐怖と無関心で
Ancak bu, sadece bize öyle geliyor. Çünkü burada bütün kuvvetleri hesaba katmadık.이 것이 오직 이렇게만 해석되는 이유는 이 상황에서는 나머지 힘들을 모두 제외했기 때문입니다
Ancak bu, sadece bize öyle geliyor. Çünkü burada bütün kuvvetleri hesaba katmadık.Maar het lijkt alleen maar zo, want ik neem niet alle krachten in deze situatie mee.
Ancak bu, sadece bize öyle geliyor. Çünkü burada bütün kuvvetleri hesaba katmadık.А здається так тому, що насправді я не враховую всі сили у цій ситуації.
Ancak bu, sadece bize öyle geliyor. Çünkü burada bütün kuvvetleri hesaba katmadık.Така е само на пръв поглед, защото не взимам предвид всички сили в тази ситуация.
Ancak bu, sadece bize öyle geliyor. Çünkü burada bütün kuvvetleri hesaba katmadık.זה רק נראה כך, כי אני לא לוקח בחשבון את כל הכוחות הפועלים במקרה הזה.
Ancak bu, sadece bize öyle geliyor. Çünkü burada bütün kuvvetleri hesaba katmadık.يبدو الامر كهذا , لكني لم احسب جميع القوى الموثره في هذا الوضع.
Ancak bu sefer, yeni katmanda 10 ve bir sonraki katmanda da 20 eklemeniz gerekir. .Ale v další vrstvě musíte přidat 10, a v další vrstvě 20.
Ancak bu sefer, yeni katmanda 10 ve bir sonraki katmanda da 20 eklemeniz gerekir. .Для третьего ряда лепетков будет 10, для четвертого их уже 20.
Ancak bu sefer, yeni katmanda 10 ve bir sonraki katmanda da 20 eklemeniz gerekir. .そして次の層は20枚。 このやり方が不便なところは、
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Có điều, chúng ta chưa có lập luận phù hợp để giải thích sự tồn tại của nó, OK.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Dar nu avem un argument bun pentru a o adăuga în acest punct.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.그러나 우리는 암흑 에너지를 도입해야 할 타당한 이유를 갖고 있지 않습니다.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Maar we hebben geen goede motivatie om dat toe te voegen op dit moment, oké.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Mais nous n'avons encore aucune piste sur ce que ce terme mathématique représente.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Ma non abbiamo ancora una spiegazione valida per inserirla nei calcoli.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Mas não temos uma boa razão para a colocar lá nesta altura.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Még nincs megfelelő motivációnk ennek a használatára.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Men vi har ikke en god grund til at lægge den derind lige her, OK.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Namun kami tidak memiliki alasan yang bagus untuk memasukkannya pada saat ini
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Nemáme ale přesvědčivý důvod pro to, abychom s tímto členem v tuhle chvíli pracovali.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Pero no tenemos una buena motivación para ponerla ahí todavía.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Wir haben im Moment allerdings keine gute Begründung, das mathematisch zu beschreiben.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Αλλά δεν έχουμε ένα καλό κίνητρο για να το θέσουμε εκεί σε αυτό το σημείο.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.Въпреки това не можем да се мотивираме достатъчно, че тя съществува.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.אבל אין לנו מניע טוב לשים את זה שם בנקודה זו, טוב.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.ولكن ليس لدينا سبب جيد لوضعها هناك في هذه اللحظة ، نعم.
Ancak karanlık enerjiyi işin içine katmak için çok da fazla sebebimiz yok.現時点ではできません 公式にする妥当性も まだ説明がつかないのです
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Csak a Lévi törzsét ne vedd számba, és azokat ne számláld Izráel fiai közé;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.«Della tribù di Levi non farai il censimento e non unirai la somma a quella degli Israeliti
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Den Stamm Levi sollst du nicht zählen noch ihre Summe nehmen unter den Kindern Israel,
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.레위 지파만은 너는 계수치 말며 그들을 이스라엘 자손 계수 중에 넣지 말고
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Kun Levis Stamme må du ikke mønstre, og dens samlede Tal må du ikke optage sammen med de andre Israeliters.
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Len pokolenia Léviho nebudeš počítať ani ich sumy nespočítaš medzi synmi Izraelovými.
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Levi stam allenast skall du icke inmönstra, och du skall icke räkna antalet av dem med de övriga israeliterna;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Ngươi chớ kê sổ chi phái Lê-vi, và cũng đừng dựng bộ họ chung với dân Y-sơ-ra-ên;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Ngươi chớ kê sổ chi_phái Lê-vi , và cũng đừng dựng bộ họ chung với dân Y-sơ-ra-ên ;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma."Pada waktu engkau mencatat nama orang-orang yang sanggup menjadi tentara, suku Lewi tidak usah dicatat
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Pokolení Levítského nebudeš počítati, a nepřičteš jich k synům Izraelským,
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Samo rodú Levijevega ne štej, tudi njih števila ne poizveduj med sinovi Izraelovimi;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma."Sólo la tribu de Leví no contarás; no harás un censo de ellos entre los demás hijos de Israel
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Somente não contarás a tribo de Levi, nem tomarás a soma deles entre os filhos de Israel;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Tylko pokolenia Lewi nie będziesz liczył, a sumy ich nie policzysz między syny Izraelskie;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Μονον την φυλην του Λευι μη απαριθμησης και το κεφαλαιον αυτων μη λαβης μετα των υιων Ισραηλ
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.Само Левиевото племе да не преброиш, нито да вземеш числото им между израилтяните;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.только колена Левиина не вноси в перепись, и не исчисляй их вместе с сынами Израиля;
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.אך את מטה לוי לא תפקד ואת ראשם לא תשא בתוך בני ישראל׃
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.اما سبط لاوي فلا تحسبه ولا تعدّه بين بني اسرائيل.
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.惟 獨 利 未 支 派 你 不 可 數 點 、 也 不 可 在 以 色 列 人 中 計 算 他 們 的 總 數
‹‹Ancak Levi oymağını sayma, öbür İsrailliler arasında yaptığın sayıma onları katma.惟 獨 利未 支派 你 不 可 數點 、 也 不 可 在 以色列人 中 計算 他 們的總數
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Dazwischen ist eine wachsartige Schicht, die Wasser abweist.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Di antara mereka ada bagian berlilin, yang menolak air.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Entre eles há um revestimento de cera, que repele a água.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Entre ellas hay un acabado de cera que repele el agua.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Entre elles il y a une sorte de vernis qui repousse l'eau.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Ertussenin zit een wassen afwerklaag, die water afstoot.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Giữa các bướu đó là một lớp vỏ sáp không thấm nước.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Între ele este un finisaj ceros, care respinge apa.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.그 돌기 사이는 밀납을 먹은 것 같이 물을 밀어내는 부분입니다.
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Közöttük viaszos felület van, ami taszítja a vizet.