Ana içeriğe geç
Sözlük

katla ile cümle

katla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geçen yüzyıl boyunca, ortalama insan ömrü ikiye katlandı ve bu seviyeyi de geçti.Over the past century, average lifespan has more than doubled.
Aylık 60 dolarlık sim katları kullanmadan.Not using these 60-dollar-a-month cellular cards for their laptops.
Kişnişe katlanamam.I can't stand cilantro.
Mesela kıyafetin katlarına referanslar sadece çizgilerle belirtilmiş... Sadece çizgiler.And the references for instance to the folds of the cloths are...lines... are really just lines.
Bu işi kolaylaştırın ve bir kilo mercimek verin. aşı oranını 6'ya katlayın.Make it easy and give a kilo of lentils, you multiply immunization rate by six.
Daima ama daima katlanılmayacak şekilde hepimize eşit davranırdı.He always, always treated each of us, you know, equally unbearably during the class.
Kundak örtüsü ise aslen katlanabilen çok uzun bir kare örtüdür.And what a swaddle blanket essentially is, is a very bendable long square.
Annem katlanamaz.Mom can't stand it.
Terketmek ölümün acılı bir çeşidi. katlanmaktan daha zor.Renouncing is such a bitter death, it's harder to bear.
Geldiđim ilk günden itibaren katlanmasý güç bir yerdi.The first day I showed up here, I simply couldn't take it.
Hepsi böyle hissediyordu, ama Aaron katlanmayan tek kiţi oldu.They all hate working for Condé Nast, but Aaron is the only one who is not going to take it.
Eğer kısa bir süre buna katlanırsan, senin için herşeyi yapacağım...If you somehow endure with that for a little while..I will do everything to...
Beklide ikinin katlarını unutmamışsındırMaybe you haven't forgotten about powers of two.
Kesip parçalara ayırmak ve keşfedilmemiş katlarına bakmak istedim.I wanted to dissect it and look into its unseen layers.
Arabacı sevinçle aniden ikiye katladı, diyaframın altında başladı.The cabman suddenly whooped and doubled up, kicked under the diaphragm.
Siz dinlemiyorsunuz diye niye buna katlanmak zorundalar?Why do they have to go through that because you motherfuckers don't want to listen?
Diğer bir deyişle karşılıklı kenar uzunlukları birbirinin katlarıdır. - -And if XYZ is bigger than ABC, than this scaling factors will be less than one
"Onun katları" yaptıkları bir filmin ismi.The "Powers of Ten" is a film they made.
Eğer diğer filmi izlerseniz, "Onun Katların"nin ilk versiyonunun sol yukarıda göreceksiniz.If we watch the next clip, you're going to see the first version of "Powers of Ten," upper left.
Bu seçimlerin sonuçlarına ben, tek başıma katlanmalıyım. Kimse değil.I alone should suffer the consequences of those choices, no one else.
Rulo yapmak, katlamak, kesmek, sarkıtmak, burkmak, ya da her ne ise.To roll, to fold, to cut, To dangle, to twist--or whatever.
Hepsi katlanmış durumda.It's all folded up.
Bugün size bir tişörtün nasıl katlanacağını göstereceğim.Today I'm going to show you how to fold a shirt
Sonra kollarınızı çabucak açın ve son olarak arda kalan kısmı ters bir şekilde katlayın.Next quickly unfold your arms, then finally use the table to fold the shirt back on itself.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.South Sudan. In your lives you've endured extraordinary hardships.
Bunu, DNA'yı histon adı verilen küme proteinlerin etrafına katlayarak yapabiliyoruz.Well, the answer is that we do it by wrapping our DNA around clusters of proteins called histones.
Tek boyutlu sistemlerde - bu, kendi kendini katlayan proteinler adı verilen bir proje.So in one-dimensional systems -- this is a project called the self-folding proteins.
İnsan nüfusu çok hızlı bir şekilde artıyor ve katlanarak artıyor.The human population is growing very rapidly and is growing exponentially.
Ve bu kentleşme sıradışı, hızı katlamış durumda.And that urbanization is extraordinary, accelerated pace.
Bunu kim böyle katlamış ve neden?Who folded that thing up there, and why?
Temeli bittiği zamanda üç ay içinde katları ve çatışı vardı.From the time the foundations were finished, in three months it had roofs and floors.
Ortak katları belirlemeye çalışalım.Let's see if we can identify what the common multiples are.
Ama listemizdeki ortak katlar 40 ve 80. .But out of the ones we listed 40 and 80 are our common multiples.
Yani kim "Buna daha gazla katlanamıyorum" diyecekti ki, ben demezdim, burası kesin.Not me, that was for sure.
Buydu. Ama izlemeye katlanamıyorum.It is what I wanted, but I don't think I can stand to see any more of it.
Sonra hemen, alanın üstündesiniz... ...Kanatları katlarsınız ve eve sürersiniz.Then once you're on the ground, you fold up the wings, drive it home, park it in your garage.
Uçağın kanatlarının katlandığını hemen yanından görebilirsiniz.You can see there the wings folded up just along the side of the plane.
Ve bu otomatik kanat katlama mekanizması.And that's the automated wing-folding mechanism.
Kötü hava kara, katlanabilir kanat, ... ..aklınızı başınıza getirmenize neden olur.Now, bad weather comes in, just land, fold up the wings, drive home.
Sadece katlanabilir kanatları bükün ve yolunuza devam edin.Just fold up the wings and keep going.
Beyin taramalarının bölgesel çözünürlüğü her yıl ikiye katlanıyor.Spatial resolution of brain scanning is doubling every year.
Beyin hakkında elde ettiğimiz bilginin miktarı her yıl ikiye katlanıyor.The amount of data we're getting about the brain is doubling every year.
Ve enerji ihtiyacımızın %100'ünü karşılaması için sadece 8 kere daha ikiye katlanması gerek.And we're only eight doublings away from it meeting 100 percent of our energy needs.
Bir tanesini ikiye katlayın diğerini ise yarıdan kesin.Fold one in half and cut the other into two.
Sen biliyor musun ben Ömer'in yokluđuna nasýl katlandým. Her gün geldim.Do you know how I bear my Omer' s absence?
Öyle katlandým.Cried next to him.
Öldüđünde bile evladým benim yanýmdan hiç ayrýlmadý, öyle katlandým.I bear it like that. My son was always with me even when he died.
Buna katlanamam.I can't take it anymore.
Cezamı katlamak istemiyorum! Ölmeden çıkmak isterim !I don't want to start my term again!
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.And then it started changing, and become folding on themselves.
Bu kısımları katladığınızda, yüksekliğin x olduğunu görüyorsunuz.Well, when you fold these flaps up the height is x.
Yukarı doğru katlanmış.It's folded up.
Bu yüzden araçlardaki yakıt verimliliği standartlarını ikiye katladık.That\'92s why we doubled fuel efficiency standards on cars.
Bu başkanlıkta, yönetmelik sayısı dörde katlandı.The rate of regulations quadrupled under this president.
Başkan iken söz verdiğim gibi, ihracatımızı ikiye katlama yolundayız.And we are on pace to double our exports, one of the commitments I made when I was president.
Paylaşıldıkça üzüntülerin yarıya indiğini ve mutluluğun da ikiye katlandığını söylemezler mi?Don't they say sharing worries could halve them and sharing your happiness will double it?
Onun iyiliði için çilelere katlandýn.You had a rough time for his sake.
Her japon çocuğu bu turnanın nasıl katlandığını öğrenir.Every Japanese kid learns how to fold that crane.
Ortak tema -- bunu origami yapan şey -- katlamaktır, şekli bu sayede oluştururuz.The common theme -- what makes it origami -- is folding is how we create the form.
Bu bir origami figürü -- tek yaprak, kesme yok, sadece katlama, yüzlerce kat.This is an origami figure -- one sheet, no cuts, folding only, hundreds of folds.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod