Ana içeriğe geç
Sözlük

katla ile cümle

katla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu belirsizlik katlanılmazdır.This uncertainty is unbearable.
Ben ona katlanmazdım.I wouldn't put up with that.
Yumurta beyazlarını yumurta sarısının içine katlayın.Fold the egg whites into the egg yolks.
Yumurta beyazlarını limon kabuğunun içine katlayın.Fold the egg whites into the lemon curd.
Ona zar zor katlanabiliyorum.I can barely stand him.
Daha ne kadar buna katlanmak zorundayız?How much longer do we have to put up with this?
Gazeteyi katladım ve evrak çantama koydum.I folded the newspaper and put it into my briefcase.
Origami kağıt katlama sanatıdır.Origami is the art of folding paper.
Proteinler, origami kağıdı gibi katlanmış amino asit zincirleridir.Proteins are chains of amino acids that are folded like origami paper.
Bu asansör ikinci veya üçüncü katlarda durmaz.This elevator doesn't stop at the second or third floors.
Benim elektrikli bisikletim katlanır.My electric bicycle is foldable.
Katlanabilir bir elektrikli bisikletim var.I've got an electric bike that's foldable.
Elektrikli bisikletim katlanabilir.My electric bike is foldable.
Hoşgörüsüzlüğe katlanmıyoruz.We do not tolerate intolerance.
Tom çelişkili olmaya katlanamaz.Tom can't stand being contradicted.
Onu katla.Fold it.
Onun ikiyüzlülüğüne katlanamıyorum.I can't stand her hypocrisy.
Biz şiddete katlanamayız.We can not suffer violence.
Tom ve ben birbirimize katlanamıyoruz.Tom and I can't stand each other.
Bunu yapmaya katlanamam.I can't stand doing that.
Sana katlanamam.I can't stand you.
Bu bütün teşhirciliğe katlanamam!I cannot stand this whole exhibitionism!
Her zaman yalan söyleyen insanlara katlanamam.I can't stand people who always lie.
Böyle insanlara katlanamam.I can't stand people like that.
Onu bir daha görmeyeceğim düşüncesine katlanamıyorum.I can't bear the thought of never seeing her again.
Tom ve Mary birbirlerinden uzak durmaya katlanamıyorlar.Tom and Mary can't stand being away from each other.
Tom Mary'yi severdi, ama şimdi ona katlanamıyor.Tom used to like Mary, but now he can't stand her.
Tom tişörtünü dikkatli bir şekilde katladı.Tom folded his T-shirt carefully.
Buna artık katlanamıyorum.I can't stand this anymore.
Tom battaniyeleri katlayıp gömme dolaba koydu.Tom folded the blankets and put them into the closet.
Sami, Leyla'nın maaşını ikiye katladı.Sami doubled Layla's salary.
Katlamama yardım edin.Help me fold.
Çamaşırları katlamam gerek.I need to fold the laundry.
Katlamama yardım et.Help me fold.
Kıyafetlerimi katlamama yardım eder misin?Can you help me fold clothes?
Tom peçeteleri katladı.Tom folded the napkins.
Tom'un davranışlarına katlanamıyorum.I can't put up with Tom's behavior.
Tom kâğıdı özenle katladı.Tom neatly folded the paper.
Tom çamaşırlarını katladı.Tom folded his clothes.
Tom elbiselerini katladı.Tom folded his clothes.
Mezun toplantılarına katılmaya katlanamıyorum.I can't stand going to class reunions.
Giysileri katlamama yardım edebilir misin?Can you help me fold the clothes?
Bu gürültüye daha fazla katlanamadığını söylüyor.He says he can't put up with this noise any longer.
Nihayet hastaneye gidene kadar birkaç hafta ağrıya katlandı.He put up with the pain for a couple of weeks before finally going to the hospital.
Çoraplarımı katlayıp çekmeceye koydum.I folded my socks and put them into the drawer.
Michelle yaklaşık iki düzine ameliyata, kapsamlı terapi ve iyileşmeye katlandı.Michelle endured nearly two dozen surgeries and extensive therapy and convalescence.
2007 itibarıyla Japonya'da, Georgia satışları Coca-Cola'nın satışlarını ikiye katladı.As of 2007, in Japan, Georgia's sales double the sales of Coca-Cola.
Parkın çevresinde ekmek fiyatlarının ikiye katlandığını kaydetti.He noted that the price of bread had doubled in the environs of the park.
Bu inceleme SEGUE-1’in örneğinin boyutunu ikiye katlayacaktır.This survey will double the sample size of SEGUE-1.
Bir mansart çatısının dik perdesi, bir binanın üst katlarında daha fazla depolama alanı sağlar.The steep pitch of a mansard roof allows for more storage in the upper levels of a building.
Aynı zamanda küçük katlama toleranslarına sahiptir, ancak makine olarak daha karmaşık yapıdadırlar.It also has small folding tolerances, but is a more complex machine.
Egemenliğinin sona ermesiyle, Dmitri Moskova Prensliği topraklarını ikiye katladı.By the end of his reign, Dmitry had more than doubled the territory of the Principality of Moscow.
Michelangelo dikkati acı ve katlanmaya yoğunlaştırdı.Michelangelo concentrated the attention on the depiction of pain and suffering.
1886'da kabinesini büyük ölçüde oy kullanmaya genişleterek seçmenlerin sayısını ikiye katladı.In 1886, his cabinet greatly expanded suffrage, doubling the electorate.
Binanın bodrum katı diğer katlardan daha alçak bir tavana sahiptir.The basement of the building has a lower ceiling than the other floors.
Siyah veya kırmızı renklerde mevcuttur, fare katlanabilir bir tasarıma sahiptir.Available in black or red, the mouse featured a folding design.
1750 ve 1850 yılları arasında İsveç nüfusu ikiye katlandı.Between 1750 and 1850, the population of Sweden doubled.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.The terms of surrender were not unconditional.
Navaja genelde dövüşte ve kesme işlerinde kullanılan geleneksel bir İspanyol katlama bıçağıdır.The navaja is a traditional Spanish folding-blade fighting and utility knife.
Nisan, 2016 - kulenin çekirdeğinin inşaatı 22.-26. katlar yükseklikte devam etmektedir.April 2016 – construction of the tower core at the level of the 22-26 floors.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod