katlı ile cümle
katlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.To jsme mohli vidět během masakru na Martově poli.
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.Vimos que durante o Massacre do Champ-de-Mars.
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.Widzieliśmy to podczas Masakry na Polach Marsowych.
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.Wir sahen das während dem Champ-de-Mars Massaker.
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.Виждаме това по време на Клането на Марсово поле.
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.Ми бачили це протягом Розтрілу на Марсовому Полі.
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.و قد رأينا هذا أثناء مذبحة الـ " شامب دو مارس"
Bunu , Champ-de-Mars Katliam'ında gördük.その時に、共和政を求めるための
Bunu çift katlı integralde gördüğünüzde, bunun x'e göre terstürevini alırız.ولكن إذا كان مجرد رأيت هذا في متكاملة مزدوجة، ماذا لو كنت
- Bunun da bu bölgedeki çift katlı integrale eşit olduğunu şimdi bulduk. -Sólo averiguamos que es equivalente a la doble integral sobre la región.
Bunun da bu bölgedeki çift katlı integrale eşit olduğunu şimdi bulduk. -فقط نحن احسب أن هذا ما يعادل ضعف متكاملة عبر المنطقة.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Daarbij, en dit maakte de zaak nog veel erger, kwam het My Lai Bloedbad aan het licht.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Navíc události asi ještě zhoršil masakr v My Lai.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Poza tym, co prawdopodobnie pogorszyło sprawę, wyszła na jaw masakra w My Lai.
Bunun da ötesinde, kuvvetle muhtemel , durumları daha da kötüleştiren My Lai Katliamı belirdi.Trên hết, cuộc tấn công này có thể đã làm cho tình hình xấu hơn nhiều, thảm sát Mỹ Lai xảy ra.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Det saknas tillräckligt med platt mark för att bygga statens traditionella bostäder som detta enplanshus.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Es gibt nicht genug ebene Flächen, um wie diese zu bauen.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Họ không có đủ mặt bằng để xây nhà ở một tầng đạt tiêu chuẩn của chính phủ như cái này.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Il n'y a pas assez de terrain plat pour construire des logements standards d'un étage comme celui-ci.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.그들은 이와 같은 정부 기준의 단층집을 지을만한 평평한 곳이 없었어요.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Mereka tidak punya cukup lahan untuk membangun perumahan satu-lantai standar pemerintah seperti ini.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Nemajú dosť rovného pozemku na stavbu klasickej štátnej ubytovne s 1 poschodím, akou je táto.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Neměli dostatečnou plochu pro byty. Toto je standardní vládní jednopatrové bydlení. Podívejte se na to.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Non hanno abbastanza aree pianeggianti per costruire abitazioni regolamentari ad un piano come questa.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.No tienen suficiente área plana para construir viviendas de un piso estándar del gobierno como estas.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Nu există spațiu suficient pentru a construi adăposturi standard cu un etaj, ca acesta.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Ze hebben niet genoeg oppervlak om standaardwoningen met één verdieping zoals deze te bouwen.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Δεν έχουν αρκετή επίπεδη περιοχή για να χτίσουν τα κλασικά κυβερνητικά ισόγεια κτίρια, όπως αυτό.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.Те нямат достатъчно равна площ за изграждане на стандартно жилищно строителство на един етаж като това.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.У них недостаточно площади для постройки стандартного одноэтажного правительственного корпуса, как этот.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.לא היו בנמצא מספיק אזורים מישוריים הנדרשים לבניית המבנים הזמניים צמודי הקרקע שהממשלה שלחה כפי שרואים כאן.
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.لم يكن هناك مساحة افقية كافية لبناء المباني القياسية الحكومية ذات الطابق الواحد مثل تلك
Bunun gibi standart tek katlı bir devlet konutunu inşa etmek için... ...yeterli düz alana sahip değillerdi.平屋の仮設住宅を建てるほどの 平地はありませんでした 見てください 政府主導といっても
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Au lieu de ça, il a bâti un brillant empire de centres commerciaux.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Beliau malahan membangun kerajaannya sendiri, kerajaan yang berisikan toko-toko serba ada.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Ehelyett felépített egy ragyogó birodalmat áruházakból.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.En su lugar, siguió construyendo un imperio reluciente de grandes almacenes.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.In plaats daarvan bouwde hij een schitterend imperium van warenhuizen uit.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.În schimb, a construit un imperiu strălucitor de magazine.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Invece riuscì a costruire un impero scintillante di grandi magazzini.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.대신에, 할아버지는 번쩍이는 백화점 왕국을 건설하셨어요.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Namiesto toho vybudoval blýskavú sieť obchodných domov.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Namísto toho vybudoval skvostné impérium obchodních domů.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Stattdessen baute er ein glänzendes Kaufhausimperium auf.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Thay vào đó, ông bắt tay xây dựng một đế chế rực rỡ các cửa hàng bách hóa.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Zamiast tego stworzył królestwo domów towarowych.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Αντί γι΄ αυτό, έχτισε μια λαμπερή αυτοκρατορία πολυκαταστημάτων.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Вместо това, отишъл да строи блестящата империя на търговски центрове.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Вместо этого он построил процветающую империю торговых центров.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.במקום זאת, הוא הקים אימפריה משגשגת של חנויות כלבו.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.بدلاً من ذلك، هو استمر في بناء أمبراطورية متألقة من المتاجر.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.築き上げました 彼は完璧主義者で
Bu poster katlı değildir.ان البوستر ليس مطوياً
Bu poster katlı değildir.折れているのではなく写真で
Bu poster katlı değildir.Cette affiche n'est pas pliée.
Bu poster katlı değildir.Die poster is niet omgevouwen.
Bu poster katlı değildir.Dieses Poster ist nicht gefaltet.
Bu poster katlı değildir.Ese cartel no está doblado.
Bu poster katlı değildir.이 포스터는 접혀있지 않습니다.
Bu poster katlı değildir.Quel poster non è piegato.
İlgili Sayfalar