Viète, trigonometriye de önemli katkılar yapmıştır.Stevin also made contributions to trigonometry.
Bazen performansı arttırmak için suya farklı yollarla katkı maddeleri katılır.Sometimes additives are combined with the water to enhance performance in different ways.
Tipik iletken polimerler, yüksek iletkenlik sağlamak için "katkılı" olmalıdır.Typical conductive polymers must be "doped" to produce high conductivity.
“Luca” mahlası altında, iki tiyatro gazetesine katkılarda bulundu.Under the pen name Luca, he contributed two theater chronicles.
Tek başlarına bir-yıllık ölümlere bir katkıları yoktur.By themselves, they have no effect on overall one-year mortality.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.The menstrual cycle phase and ovarian hormones may contribute to increased empathy in women.
Önemli ölçüde Macaristan ve Hırvatistan'da Holokost'a katkıda bulunmuştur.He significantly contributed to The Holocaust in Hungary and Croatia.
Teşvikler genelde kazanç sağlamak ve kurumsal başarıya katkıda bulunmayı amaçlar.Incentives aim to provide value for money and contribute to organizational success.
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.Anyone can contribute.
Bir ballad olan şarkı, ünlü Amerikalı yapımcı Babyface'in katkılarıyla yapılmıştır.This song was a collaboration with American producer Babyface.
Bu tişörtlere Timbaland ve diğer tanınmış müzisyenler, sanatçılarda katkıda bulundu.Armstrong and other loyal musician friends were in attendance.
Yazılımcılar, tasarının ilgilerini çeken yönlerine katkı sağlamaları için yüreklendiriliyordu.Programmers were encouraged to take part in any aspect of the project that interested them.
Buna ilave olarak Yass şovuna katkıda bulundu.In addition, he contributed to the Yass scene.
1988'de Brown ABD Millî Bilim Madalyası'nı kazandı, tıp dünyasına olan katkılarından dolayı.In 1988, Brown received the National Medal of Science for his contributions to medicine.
1946'da Manhattan Projesi'ne katkıları için Başarı Ödülü'nü aldı.He was awarded the Medal for Merit in 1946 for his contribution to the Manhattan Project.
Alba, birçok hayır kurumuna üyedir ve bunlara katkıda bulunmaktadır.His immortality makes him famous, and he is the subject of numerous bounties.
Aynı zamanda doğrudan gelir desteği de halkın geçimine katkıda bulunur.There are also help available in assisting the process of going public.
BenJarvus Green-Ellis 667 yarda koşarak 11 geçiş katkı sağlamıştır.Their main rusher was BenJarvus Green-Ellis, who rushed for 667 yards and 11 touchdowns.
Fermi, ilk olarak istatistiksel mekanik alanına katkıda bulunmuştur.Fermi's first major contribution involved the field of statistical mechanics.
Merkez, en son 2007 yılında Sabancı Vakfı'nın katkılarıyla yenilendi.The Center was last renovated in 2007 with the contributions of Sabancı Foundation.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.They contributed to the economic development of the country.
Bu filmler toplumsal katılımın ve insan hakları bilincinin yükselmesine katkıda bulundu.These films have served to boost inclusiveness and respect for human rights.
5. servikal sinir katkısı bir aksesuar frenik sinir kaynaklanıyor olabilir.The contribution of the 5th cervical nerve may stem from an accessory phrenic nerve.
Sanata katkılarından dolayı Han'a 1995 yılında Sanat Kültür Madalyası verilmiştir.For her contributions to art, Han was conferred the Cultural Medallion for Art in 1995.
Karmaşık analizin geliştirilmesine büyük katkıda bulundu.He made a large contribution to the development of correspondence analysis.
Albümde, prodüksiyonunda West'in katkısı bulunmayan tek çalışmadır.It stands as the sole track on the entire album not to have production by West.
Organized Noize, 2006'da Miami Vice filminin müziklerine katkıda bulundu.In 2006, they contributed additional music to the film Miami Vice.
Pascal’ın matematiğe yaptığı en etkileyici katkı olasılık kuramını geliştirmesi olmuştur.Pascal's development of probability theory was his most influential contribution to mathematics.
Ayrıca Rezonans Acapella Korosu da 3 esere sesiyle katkıda bulundu.That season Consolini also played as a left-back.
İtalya Vega programına %65 oranla en çok katkıyı sağlamaktadır, ardından %13 ile Fransa gelmektedir.Italy is the leading contributor to the Vega program (65%), followed by France (13%).
CBS'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.It was distributed by CBS.
Isaac Newton, 1668 yılında ilk işlevsel yansıtan teleskop inşasına katkı sağlamıştır.Isaac Newton was the first to successfully build a reflecting telescope in 1668.
Bu üreme şeklinin varyasyona katkısı yoktur.The fortress itself has no connection to viticulture.
Buna ilaveten, serbest radikaller alkole bağlı karaciğer hasarına katkıda bulunur.This can render the drinker more vulnerable to alcohol-related brain damage.
Turizmin getirdiği ticaret, bölgenin ekonomisine katkıda bulunmaktadır.Tourism, and the commerce it brings, is the leading contributor to the economy of the area.
İnşallah burada iyi oynayıp Kulübüme katkı sağlarım.I honestly feel I have the ability to play for your club.
Onun katkılarını sorgulamaya başlar.He begins to question his faith.
Dişin yüzeyi büyük ölçüde katkısı vardır.It contributes to a significant portion of the tooth's surface.
İlk senfonik şiirleri onun erken kariyeri için repertuarına büyük katkıda bulundu.Early red LEDs were notable for their short service life.
İlaveten ücret sahipleri sosyal güvenlik katkıları ödemektedir.Pay Half Pay Pay salaries to civil officers.
Fındık gelirleri de önemli katkıda bulunur.The nearby Large Barn is also contributing.
Uçuştan aldığı zevke önemli bir katkısı oldu.An important contributor to this was his enjoyment of flying.
Hafta sonları çakmaktaşı satarak aile bütçesine katkı sağladı.This enabled him to contribute three marks each week to the family housekeeping budget.
Avrupa Birliği'nin de projeye çeşitli katkıları olmaktadır.The community is encouraged to contribute to the project.
Kral Sejong'un en büyük katkısı 1443'te Kore alfebesini (Hangeul) yaratmasıdır.His most remembered contribution is the creation of Hangul, the Korean alphabet, in 1443.
Bu dönemde Hindistan ile Çin arasındaki etkileşime olumlu katkıları olmuştur.Great importance in that period was India's relations with China.
2000 yılında Şehir ve Başkan dergisinin yayınına katkıda bulundu.He contributed to the publication of the City and Mayor (Şehir ve Başkan) magazine in 2000.
Almanya, Fransa ve İspanya en yüksek katkı sağlayan ülkeler oldular.Germany, France and Spain contributed highest number of photographs.
En önemli katkıları mekanik alanında yaptıklarıdır.His main activities are in the mechanics industry.
Bu albüm, Andy Classen'ın herhangi bir katkıda bulunmadığı ilk Holy Moses albümüydü.It is the first album without input from Andy Classen.
Ayrıca Final Fantasy ve Kingdom Hearts gibi yapımlara da seslendirme yaparak katkıda bulunmuştur.A recurring ability in both the Final Fantasy and Kingdom Hearts series.
Bu görevi sırasında Filistin'in paylaşılması sorununun sonuçlandırılmasına katkıda bulundu.There he oversaw the supplying of the expedition to the Philippines.
Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisine Katkı.A Contribution to the Critique of Hegel's Philosophy of Right.
Takımına Del Piero’ nun büyük katkısı olmuştur."Agent: 'Del Piero could retire'".
Bilim felsefesine önemli katkılarda bulunmuştur.His contributions to the science of epidemiology were notable.
Katkıda Bulunanlar; Erdinç Başপ্রাক্তন পরিচালক ও মহাপরিচালকগণ .
Şifo, Trabzonspor karşısında Kupa finalinde gol atarak bu görkemli sezona katkıda bulundu.Şifo contributed to this glorius season by scoring a goal in the Cup final against Trabzonspor.
Gereksinimleri belgeleyebilir veya kullanıcı el kitaplarına katkıda bulunabilir.Document requirements or contribute to user manuals.
Her biri katkıda bulundukları oranda hisse senedi sahibi olmuşlardır.In other words, each contributes according to the benefit received.
Bu özellikleriyle sivil toplumun gelişimine de katkıda bulunmaktadırlar.I believe that you are contributors to this new civilization.