Katkılama miktarı bu maksimum değere göre optimize edilmelidir.Chi phí cao hơn sẽ được chấp nhận để có những lợi ích này.
Genetik mühendisliği, mültecilerin sağlığına ve uzun ömürlülüğüne katkıda bulunacaktır.Nấm gây ảo giác có thể tạo những hiệu ứng tốt cho sức khỏe và tinh thần của con người về lâu dài.
Nobel Ekonomi Ödülü, refah ekonomisine katkıları için 1998 yılında.Năm 1998, Sen được Chứng nhận trong giải Nobel kinh tế đối với những đóng góp về kinh tế phúc lợi.
Ülkeme bir katkım olsun istedim.Tôi muốn đóng góp một chút gì đó cho quê nội tôi.
Bu dönemde Preston'da 1986-87 sezonunda dördüncü ligden üçüncü lige çıkmasında katkı sağladı.Trong thời gian này ông còn giúp Preston thăng hạng lên giải hạng bốn trong mùa 1986-87.
Çağdaş Amerikan sanatının gelişmesine büyük bir katkı yaptı.Ông ta xấu hổ cho sự phát triển hiện thời của nước Nga.
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.Hạch di căn cũng đóng vai trò đáng kể.
P+ ve N+ bölgelerinin katkı maddesi oranları yüksek ve I bölgesi büyük dirençlidir.S&OP vượt qua ranh giới của tổ chức - đó là sức mạnh của nó và cũng là điểm yếu của nó.
En önemli katkıları tahıl ve asma hastalıkları konusundadir .Những vấn đề chính của trồng sắn bao gồm bệnh và côn trùng.
At The Disco adlı grubunda kurulmasına katkıda bulunmuştur.Công trình này được liệt kê vào nhóm I danh mục Listed Building.
Bir filmin yönetici prodüktörü genellikle film bütçesine katkı sağlar ve sette çalışmıyor olabilir.Giám đốc sản xuất cũng đóng góp vào ngân sách của bộ phim và không hoạt động trọn bộ.
Bunlar ülkenin ekonomisinin gelişmesine katkıda bulundu.Việc này đã giúp phát triển phần nào nền kinh tế địa phương.
Derin nefes almak da bu yönteme oldukça katkı sağlayan bir yoldur.Các bài tập hít thở sâu có thể củng cố nỗ lực này.
Ayrıca Final Fantasy ve Kingdom Hearts gibi yapımlara da seslendirme yaparak katkıda bulunmuştur.Cô đồng thời cũng xuất hiện trong Compilation of Final Fantasy VII và series Kingdom Hearts.
Rawls liberal siyaset felsefesine katkılarıyla tanınmıştır.Rawls được biết đến nhiều nhất vì những nghiên cứu của mình về triết học chính trị tự do.
2012'de Blur, Müziğe Olağanüstü Katkılarından Brit Ödülü almışlardır.Năm 2012, ban nhạc được trao giải Brit cho những cống hiến âm nhạc.
İçeriğini geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.Bạn có thể giúp Wikipedia bằng cách mở rộng chúng.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.Việc này cần đến một điều luật liên bang.
Merkez, en son 2007 yılında Sabancı Vakfı'nın katkılarıyla yenilendi.Hiến chương 2007 đánh dấu sự thay đổi lớn nhất trong sự quản lý của Tổng công ty kể từ khi thành lập.
Ayrıca, erken ve cömert emeklilik programları yüksek emeklilik maaşlarına katkıda bulunmaktadır.早く寛大な退職計画は高い年金費の原因となっている。
Noosfer hakkındaki düşünceleri Rus kozmüzümü için önemli bir katkıydı.彼のノウアスフィアの考え方はロシア宇宙論に重要な役割を果たした。
Gauge teorisinden matematiğe olan bu katkılar bu alanda yenilenmiş bir ilgiye yol açmıştır.これら、ゲージ理論からの数学への貢献は、この分野の新たな関心として注目されている。
DORIS yaklaşık 2 cm bir yörünge doğruluğuna katkıda bulunur.DORISによって約2cmの軌道精度がもたらされる。
Ohlin'in bu katkıları ilk olarak Interregional and International Trade (1933) adlı kitabında yayınlanmıştır.1933年、オリーンは世界的に有名な著作『Interregional and International Trade(地域貿易と国際貿易)』を発表した。
Bhaskara ve eserleri 12. yüzyıldaki matematik ve astronomi bilgisine büyük katkılarda bulunmuştur.バースカラは、12世紀の数学および天文学の発展に大きな業績を残した。
Enerji sektörü eyalet ekonomisine büyük katkıda bulunmaktadır.エネルギー産業は州経済に大きく貢献している。
2008 yılında From the Other World: Poems in Memory of James Wright adlı esere katkıda bulundu.1980年に親友のジェームズ・ライト(英語版)が亡くなった際には彼に向けた二篇の哀歌を From the Other World: Poems in Memory of James Wright と題して著した。
Talal Abu-Ghazaleh Cambridge IT Becerileri Merkezi: bilgi toplumu inşasına katkı.タラール・アブー・ガザレーケンブリッジITスキルセンター:知識社会を建設するため。
Genetik hastalıklarla ilişkili katkılarından dolayı çeşitli başka ödüller de kazanmıştır.また、遺伝性疾患についての功績により多くの賞を受賞した。
Buna ek olarak, elektrik ve termal güç ile su üretimine ve uranyum madenciliğinde eğitime katkı yapmaktadır.加えて、電力や熱の生産にも携わっており、ウラン採鉱の訓練も行っている。
Gelecek nesillere katkıda bulunmuştur.次の世代を意味する。
Endüstri ve akademiye kendi katkılarını koyan birçok doktora öğrencisi yetiştirmiştir.彼が育てた多くの博士学生は産業界および学会において貢献している。
Müzikle tedavi çalışmalarıyla tıbba katkıda bulunmuştur.音楽による癒しの分野にも積極的に取り組んでいる。
Bu jeneratif katkı, ajan tabanlı modellemenin potansiyel yararlarının en ana akışı olabilir.この生成的貢献は、エージェント・ベースド・モデルがもつ可能性のうちで最も主流なものとなるかもしれない。
Halley'nin çalışmaları aktüeryanın gelişimine büyük katkıda bulundu.ヘイヤーの夫が彼女の創作に大いに関わった。
Periler katıldığınız savaşlara sizinle katılırlar ve size katkı sağlarlar.兄弟たち、私と共に闘う者たちよ、集まれ。
İnşallah bize de katkı sağlayacak.盛り付けとして、からし味噌を添える。
Birbirinden ayrı belli bir sayıda organizasyonun çalışması dışında fizik bilimine hiçbir katkı sağlamaz.それは、多くの個人の組織化の研究を除いて、物理学では現れない。
Pauling'in Avrupa'da geçirdiği iki sene, gelecekte yapacağı çalışmalarına çok büyük katkı sağladı.ポーリングは2年間のヨーロッパ滞在をこの仕事に費やし、これを将来研究の焦点にすることを決めた。
Şirketin 4000'den fazla çalışanı vardır ve Gürcistan bütçesine en büyük katkıyı sağlayan şirketlerden biridir.この会社は、4100人以上の従業員を擁するコーブルク最大の雇用者であり、営業税納入者である。
Elvis ara sıra aile bütçesine katkı amacıyla akşamları çalışıyordu.フィリップは時々退屈しのぎに町に出かけていた。
2002'de "Britanya Müziğine Sıradışı Katkı" dalında Ivor Novello Ödülü'ne layık görüldü.数々の栄誉から「イギリス音楽界に対する顕著な功績」を与えたことでアイヴァー・ノヴェロ賞を受賞した。
Avustralya ve Avrupa'da gıda katkısı olarak kullanımı yasaklandı.オーストラリア・ニュージーランドでは食品添加物としての使用が禁止されている。
Frank Welker, çeşitli seslendirmelere ve vokal efektlere katkı sağladı.リチャード・フラックも様々な効果音、楽器で参加している。
Thomas Kuhn, bilimsel bilginin gelişimi hakkında önemli katkılarda bulunmuştur.フランシス・ベーコンは、近代科学の発展に多大な貢献をした。
Ateş ulusuna karşı işgalde babası ve kendisinin katkısı vardır.火鳥力人(かとり りきと) 真斗と泉行の父。
Katkıda bulundu Rosa Luxemburg.ローザ・ルクセンブルクを研究した。
En çok da turizm açısından katkısı olacağına inanıyorum.” demiştir. ^観光にも役立つと思う」と喜んでいた。
Katkıda Bulunanlar; Erdinç Baş松延彩人(まつのべ あやと) 主人公。
Hukuk ve epistemolojiye önemli katkılar yaptı.法哲学や政治哲学の分野に大きな功績を残している。
Kurum aynı zamanda coğrafyanın gelişmesine katkıda bulunmuş olan coğrafyacılara da pek çok ödül verir.王立地理学会は、地理学の発展に寄与した地理学者に多数の賞を贈っている。
Ancak içindeki katkılarla beraber bu süre çok daha uzatılabilmektedir.千歳万祀、其の愈(いよいよ)繁からんことを期す。
Kazakistan'ın da çalışmalara katkı vermek için sunduğu önerinin üye ülkelerde görüşüleceği bildirilmiştir.ITER参加国ではカザフスタンの参加を認めるか協議中である。
Sisteme herkes katkıda bulunabilmektedir.誰でも参加が可能であること。
Geliştirilmesine en fazla Tor Projesi finansal olarak katkıda bulunmuştur.Torプロジェクトはその開発のために財政援助を提供してきている。
Bu eseriyle beraber ölüm cezasının 200 yıldır tartışılmasına katkıda bulunmuştur.しかし、ことごとく生き残り、最終判決は懲役200年。
Unix'e çok önemli katkılarda bulunmuştur.UNIX上で開発された。
Bölge ekonomisine katkısı çok büyüktür.地域経済への貢献も大きい。
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.前述のように前者は「侯」と訳されることが多い(「公」と訳すこともある。
Tabii ki dolunayın katkısı da büyük.^ 山本高広も参加。