katil ile cümle

katil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun adına toplantıya kim katılacak?Who will attend the meeting on her behalf?
O onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştı.She tried to dissuade him from participating in the project.
O bu şirkete katıldığından beri iki kez terfi etti.She has been promoted twice since she joined this company.
O, yarışmaya katıldı.She took part in the contest.
Komploya katıldığını inkar etti.She denied having taken part in the scheme.
Birçok okul etkinliklerine katılır.She takes part in many school activities.
O, partiye katılmak istiyor.She wants to attend the party.
Toplantıya katılamadığını açıkladı.She explained that she couldn't attend the meeting.
Toplantıya katılmamaya karar verdi.She decided not to attend the meeting.
O ona, toplantıya katılamayacağını bildirmek için telefon etti.She telephoned him that she couldn't attend the meeting.
O, konsere katılmak için para ödedi.She paid to attend the concert.
O hala partiye katılmak istiyor mu?Does she still want to take part in the party?
O, çocukların oyunlarına katıldı.She participated in the children's games.
O, partiye katılmamı ilke edindi.She made a point of my attending the party.
O, bizim konuşmamıza katılmadı.She didn't take part in our conversation.
O, benim yerime toplantıya katılacak.She will attend the meeting instead of me.
Sosyal refahla ilgili konferansa katıldı.She attended the lecture on social welfare.
Geçen hafta ses sınavına katıldı.She went in for the audition last week.
O eski kocasıyla karşılaşma korkusu yüzünden toplantıya katılmadı.She didn't attend the meeting for fear of meeting her ex-husband.
Oynayan diğer çocukları seyreder ama asla kendisi katılmaz.She watches the other kids playing, but she never joins in.
Onu bir katil olarak tanımladı.She identified him as the murderer.
Güzellik yarışmasına katıldı.She participated in the beauty contest.
Onun hastalığı onun partiye katılmasını engelledi.Her illness prevented her from attending the party.
O, hastalıktan dolayı okula katılamadı.She cannot attend school on account of illness.
Hastalık, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.Illness kept me from attending the meeting.
Hastalık, Jim'in toplantıya katılmasına mâni oldu.Illness prevented Jim from attending the meeting.
Hastalık yüzünden partiye katılamadım.I couldn't attend the party on account of illness.
Hastalık, onun toplantıya katılmasına mâni oldu.Illness prevented him from attending the meeting.
Gayrimenkulün aşırı pahalı olduğu görüşüne katılıyorum.I agree with the opinion that real estate is overpriced.
Odada bırakılan parmak izleri katilin suçlu olduğunu kanıtladı.Fingerprints left in the room proved the murderer's guilt.
Başkan yardımcısı törene başkan adına katıldı.The vice-president attended the ceremony on behalf of the president.
Annemin hastalığı, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.My mother's illness prevented me from attending the meeting.
Kaç kişinin katılacağını saymayı unutma.Don't forget to count how many people attend.
O kadar meşgulüm ki partiye katılamam.I'm so busy I can't attend the party.
Ben kesinlikle size katılıyorum.I agree with you absolutely.
Fikrine katılmıyorum.I don't subscribe to your idea.
Oyuna katılmama izin verin.Let me join in the game.
On dakika içinde katılacağım.I'll join in ten minutes.
Size katılabilir miyim?May I join you?
Sana katılabilir miyim?May I join you?
Onun kitapta söylediklerine katılıyor musun?Do you agree with what he says in the book?
Bir giriş sınavına katılmak zorunda kalmadan okula kabul edildim.I was admitted to school without having to take an entrance examination.
Yarın akşam yemeği için bana katılmak isteyip istemeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you'd like to join me for dinner tomorrow.
Bir gece otobüs turuna katılmak istiyorum.I'd like to join a night bus tour.
Tanınmış diplomat komiteye kolayca katıldı.The noted diplomat readily participated in the committee.
Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.The eloquent scholar readily participated in the debate.
Her şey hesaba katılırsa pomato bitkileri bu yıl iyi büyüyor.On the whole, the pomato plants are growing well this year.
Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.I agree on an emotional level, but on the pragmatic level I disagree.
Yumurta beyazlarını katılaşana kadar çırpın.Beat the egg whites until stiff.
Birkaç uzman toplantıya katıldı.A number of experts attended the meeting.
Onun fikrine katılamadım.I couldn't agree with his opinion.
Onun derslerine katıldım ve resim yapmayı öğrendim.I attended his classes and learned how to draw.
Öğretmen ve partneri düğüne katılan insanları bir parka götürdü.The teacher and her partner took the people attending the wedding to a park.
Ben onun fikrine katılıyorum.I agree with his opinion.
Onun görüşüne katılıyorum.I agree with his opinion.
Ben o görüşe katılıyorum.I agree with that opinion.
Lumbagom nedeniyle, Koizumi'nin partisine katılamayacağım.Due to my lumbago, I won't be able to attend Koizumi's party.
Bir balo dansı için bana katılır mısın?Would you join me for some ballroom dancing?
Benim kız arkadaşımın kızları Facebook'a katıldı.My girlfriend's daughters have joined Facebook.
Ben o hususta size katılamam.I can't agree with you on that point.

İlgili Sayfalar