katil ile cümle
katil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Keşke o, toplantıya katılsaydı.I wish he had attended the meeting.
Toplantıya ya o katılacak ya da ben.Either he or I am to attend the meeting.
Bize katılıp katılmayacağını bilmiyorum.I don't know whether he'll join us or not.
Ona katılmazsan, kızmaya eğilimlidir.If you disagree with him, he is liable to get angry.
Onun planına katılıyorum.I agree with his plan.
Çoğunlukla onun dediğine katılıyorum.For the most part, I agree with what he said.
Ben onun cenaze törenine katılmadım.I didn't attend his funeral.
Onun cenaze törenine pek çok kişi katıldı.A great many people attended his funeral.
Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.He got up early in order to attend the meeting.
Olimpiyat oyunlarına katıldı.He took part in the Olympic Games.
O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.He gave up taking part in the marathon on account of his cold.
Onun yarışmaya katılacağından eminim.I'm sure that he will take part in the contest.
O sınıf toplantılarına katılmayı ihmal etmez.He makes a point of attending class meetings.
O, yarışa katıldı.He took part in the race.
Başkan yardımcısı olarak toplantıya katıldı.He attended the meeting as deputy president.
O, toplantıya katıldı.He took part in the meeting.
O, tartışmaya katılmadı.He didn't participate in the discussion.
O, yarışmaya katılmak istiyor.He wants to participate in the contest.
O, yarışmaya katılmaktan diskalifiye edildi.He was disqualified from taking part in the contest.
O, atletizm karşılaşmasına katıldı.He took part in the athletic meeting.
Onun savaşa katıldığı söyleniyor.He is said to have taken part in the battle.
O, tartışmaya katıldı.He participated in the debate.
O savaş karşıtı bir gösteriye katıldı.He took part in the anti-war demonstration.
Suça katıldığını inkar etti.He denied having taken part in the crime.
Partiye katılamadı.He wasn't able to attend the party.
O, İngilizce kulübüne katıldı.He joined the English club.
Hastalık onun partiye katılmasını engelledi.Illness prevented him from attending the party.
O, toplantıya katılmadı.He didn't attend the meeting.
O, ara sıra toplantılara katılır.He attends meetings off and on.
Toplantıya katılma randevusunu iptal etti.He canceled the appointment to attend the meeting.
Bilimsel konferansa katıldı.He attended the scientific conference.
O, daha sonra bize katılacak.He will join us later.
O, gelecek seçime katılmıyor.He is not running in the coming election.
O, dün partiye katıldı.He attended the party yesterday.
O, geçen yıl kulübe katıldı.He joined the club last year.
O, bizim kulübümüze katılacak.He's going to join our club.
O oğlunu, yerindeki toplantıya katılmaya zorladı.He made his son attend the meeting in his place.
Onun katılımı düzensiz.His attendance is irregular.
Patronunun yerine toplantıya katıldı.He attended the meeting in place of his boss.
O, karşı takıma katıldı.He joined the opposing team.
Tartışmaya katılamadı.He was not able to join in the discussion.
O, hastalığına rağmen toplantıya katıldı.He attended the meeting in spite of illness.
O, hastalığından dolayı partiye katılamadı.He could not attend the party because of illness.
O, hasta olduğundan dolayı bize katılamadı.He could not join us because he was ill.
Hesaba katılması gereken bir adam o.He is a man to be reckoned with.
O, beyzbol Kulübüne katıldı.He joined the baseball club.
Onlar ona votka katılmış bir bardak portakal suyu verdiler.They gave him a glass of orange juice laced with vodka.
Onlar Olimpiyat Oyunları'na katılmak istiyorlar.They want to participate in the Olympic Games.
Onlar derse katıldılar.They attended the lecture.
Onların hepsi koroya katıldı.They all joined in the chorus.
Toplantıya katılmam için ısrar ettiler.They insisted on my attending the meeting.
Onlar takım oyunlarına katıldılar.They participated in the team games.
Keşke bize katılması için onu ikna edebilseydim.I wish I could have persuaded him to join us.
Katılıp katılmayacağı belli değil.Whether she will agree or not is not clear.
Esas sorun, katılıp katılmayacağı.Whether she agrees or not is the question.
Bize katılacağını hiç beklemiyordum.I never expected that she would join us.
Bana katılmayacağına hiç ihtimal vermemiştim.I took it for granted that she would agree with me.
Ben genellikle ona katılıyorum.I generally agree with her.
Onun partiye katılmak için giysisi yoktu.She had no dress to attend the party in.
Onun adına toplantıya katıldım.I attended the meeting on her behalf.