Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.Il est probablement le tueur avec le plus de victimes, encore vivant sur terre.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.Jest on prawdopodobnie najbardziej wyrafinowanym masowym mordercą jaki żyje dziś na Ziemi.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.아마도 그는 생존해있는 살인범 중에 가장 많은 사람을 죽인 사람이지 않나 싶습니다.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.Und er ist wahrscheinlich der Massenmörder mit den meisten Todesopfern, der heute noch lebt.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.Và ông ấy có lẽ là 1 trong những kẻ giết người nhiều nhất còn sống trên Trái Đất.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.Vélhetően ő a legvérengzőbb tömeggyilkos aki ma a Földön él.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.Y probablemente es el asesino masivo más prolífico que vive en la tierra hoy en día.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.И вероятно е най-големият жив масов убиец на Земята днес.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.И, вероятно, он - наиболее "плодовитый" массовый убийца из всех живущих сегодня на Земле.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.וכנראה שהוא רוצח ההמונים ה"פורה" ביותר שחי כיום על פני האדמה.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.وانه ربما كان من أغزر السفاحين على قيد الحياة على الأرض اليوم.
Muhtemelen şu an dünyadaki en azılı katillerden biridir.生存するもっとも残忍な殺人鬼です この女性は兄を目の前で殺されました
Ne söyleyeceğim biliyor musunuz, Keşke şu katil Todd olayını bir kenara bıraksanız.Et bien vous savez quoi, je voudrais que vous laissiez un peu tomber cette histoire de Todd tueur
Ne söyleyeceğim biliyor musunuz, Keşke şu katil Todd olayını bir kenara bıraksanız.Εντάξει ξέρετε κάτι, εύχομαι να αφήνατε το θέμα ότι ο Τοντ είναι δολοφόνος.
Ne söyleyeceğim biliyor musunuz, Keşke şu katil Todd olayını bir kenara bıraksanız.Больше ни слова о том, что Тодд - убийца.
Ne yani? Bu beni katil mi yapar?Τι, τι; Αυτό με κάνει δολοφόνο;
Ne yani? Bu beni katil mi yapar?ほら、起きて
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Briggsin sotilaat eivät anna sarjamurhaajan kulkea vapaana.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Desværre er vi ikke så dovne her, at vi lader en seriemorder gå fri.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Lo siento, pero los soldados de Briggs nunca dejarían a un asesino en serie suelto.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Na twoje nieszczęście my w Briggs nie pobłażamy seryjnemu zabójcy, którego ktoś wypuścił.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Purtroppo per te, i soldati di Briggs non sono così pigri da lasciare un serial killer a piede libero.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Tyvärr är vi i Briggs inte så lata att vi låter en seriemördare gå fri.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.Δυστυχώς για εσένα, οι στρατιώτες του Μπριγκς δεν θα άφηναν ποτέ ένα δολοφόνο ελεύθερο.
Ne yazık ki, Briggs askerleri bir seri katilin ortalıkta dolaşmasına izin verecek kadar gevşek değil.К сожалению для тебя, солдаты Бриггса не такие рохли, чтобы оставить на свободе серийного убийцу.
O, Caracas'da bir mahalleden geliyor tutkuyla San Agustin Cocuk Orkestrasinda viyolonsel derslerine katildi.Đó là cậu bé ở một giáo xứ ở Caracas đã đam mê học đàn contre bass ở Dàn Nhạc San Agustin's Junior.
O, Caracas'da bir mahalleden geliyor tutkuyla San Agustin Cocuk Orkestrasinda viyolonsel derslerine katildi.그는 카라카스의 작은 교구에서 온 소년이었습니다. 산아우구틴의 청소년 오케스트라의 더블 베이스 교습에 참여하는 것에 열정적인 소년이었습니다.
O, Caracas'da bir mahalleden geliyor tutkuyla San Agustin Cocuk Orkestrasinda viyolonsel derslerine katildi.זהו ילד מקארקאס שהשתתף בצורה נלהבת בשיעורי הקונטרה באס שלו בתזמורת הצעירה של סן אגוסטין.
O, Caracas'da bir mahalleden geliyor tutkuyla San Agustin Cocuk Orkestrasinda viyolonsel derslerine katildi.وهو ولد من منطقة أبرشية في كاراكس والذي كان يحضر حصص الكونترباص بكل حماس في أوركسترا سان أجوستن الشبابية.
O, Caracas'da bir mahalleden geliyor tutkuyla San Agustin Cocuk Orkestrasinda viyolonsel derslerine katildi.サンアグスティンのジュニアオーケストラの コントラバスのレッスンに熱心に通っていました 彼の努力と、
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.A vérbosszuló rokon ölje meg a gyilkost; mihelyt találkozik vele, ölje meg azt.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Blodhævneren skal dræbe Manddraberen; når han træffer ham, skal han dræbe ham.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Blodhevneren kan drepe manndraperen; når han treffer på ham, kan han drepe ham.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Blodshämnaren må döda den dråparen; varhelst han träffar på honom må han döda honom.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Der Rächer des Bluts soll den Totschläger zum Tode bringen; wo er ihm begegnet, soll er ihn töten.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.De wreker van de dode zal de moordenaar eigenhandig doden als hij hem ontmoet.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.El vengador de la sangre matará al asesino; cuando lo encuentre, lo matará
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.피를 보수하는 자가 그 고살자를 친히 죽일 것이니 그를 만나거든 죽일 것이요
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Le vengeur du sang fera mourir le meurtrier; quand il le rencontrera, il le tuera.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Maščevalec krvi naj usmrti morilca; kadar nanj naleti, naj ga usmrti.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.O vingador do sangue matará ao homicida; ao encontrá-lo, o matará.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Přítel zabitého zabije vražedlníka toho; kdyžkoli ho dostane, on sám zabije ho.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Răzbunătorul sîngelui să omoare pe ucigaş; cînd îl va întîlni, să -l omoare.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Sám pomstiteľ krvi zabije vraha; keď ho niekde pristihne, ten ho zabije.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Sarà il vendicatore del sangue quegli che metterà a morte l'omicida; quando lo incontrerà, lo ucciderà
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Verenkostaja ottakoon sellaisen tappajan hengiltä; hän ottakoon hänet hengiltä, milloin vain hänet tapaa.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Ο εκδικητης του αιματος, αυτος θελει θανατονει τον φονεα οταν απαντηση αυτον, θελει θανατονει αυτον
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.мститель за кровь сам может умертвить убийцу: лишь только встретит его, сам может умертвить его;
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.Мъздовъздателят за кръвта сам да умъртви убиеца; когато го срещне, да го умъртви.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.גאל הדם הוא ימית את הרצח בפגעו בו הוא ימיתנו׃
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.ولي الدم يقتل القاتل. حين يصادفه يقتله.
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.報 血 仇 的 、 必 親 自 殺 那 故 殺 人 的 、 一 遇 見 就 殺 他
Ölenin öcünü alacak kişi, katili öldürecektir; onunla karşılaşınca onu öldürecektir.報 血仇 的 、 必 親 自殺那 故殺 人 的 、 一 遇見 就 殺他
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.Als iemand schuldig is bevonden aan moord, moet hij sterven; er mag geen losprijs voor hem worden aanvaard.
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.A nevezmete výplaty za dušu, za život vraha, ktorý súc nešľachetný je hoden smrti, ale doista zomrie.
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.Az olyan gyilkos életéért pedig ne vegyetek el váltságot, a ki halálra való gonosz, hanem halállal lakoljon.
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.Các ngươi chớ lãnh tiền chuộc mạng của một người sát nhơn đã có tội và đáng chết , vì nó hẳn phải bị xử_tử .
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.Các ngươi chớ lãnh tiền chuộc mạng của một người sát nhơn đã có tội và đáng chết, vì nó hẳn phải bị xử tử.
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.I må ikke tage mod Sonebøde for en Manddraber, når han har forbrudt sit Liv; han skal lide Døden,
‹‹ ‹Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir.I skal ikke ta imot løsepenger for en manndrapers liv når han er skyldig til døden; han skal late livet.