Takıma katılabilirmisin?Can you join the team?
Ekibe katılabilir miyizCan we join the team?
Takıma katılabilir miyim?Can I join the team?
Polis katili arıyor.Police is searching for the killer.
Tom hâlâ takıma katılmayı planlıyor.Tom is still planning to join the team.
Tom takıma katılmayı planlıyor.Tom is planning to join the team.
Tom ve Mary, düğünlerine katılmak için çok fazla insan bekliyorlar.Tom and Mary are expecting a lot of people to attend their wedding.
Tom hâlâ toplantıya katılabileceğini düşünüyor mu?Does Tom still think he'll be able to attend the meeting?
Tom ve Mary'nin düğününe katılacağıma söz verdim.I promised I'd attend Tom and Mary's wedding.
Sadece söylediklerin bazılarına katılıyorum.I only agree with some of what you said.
Tom üç yıl önce şirkete katıldı.Tom joined the company three years ago.
Söylediğin her şeye katılmıyorum.I don't agree with everything you said.
Tom partiye katılmak istemiyor.Tom doesn't want to attend the party.
Tom partiye katılmak istemedi.Tom didn't want to attend the party.
Tom takıma katılmak istemiyor.Tom doesn't want to join the team.
Tom kulübümüze katılmak istemiyor.Tom doesn't want to join our club.
Tom takıma katılmak istemedi.Tom didn't want to join the team.
Tom kulübümüze katılmak istemedi.Tom didn't want to join our club.
Tom, Deniz Kuvvetlerine katılmak istedi.Tom wanted to join the Marines.
Tom partiye katılmak istedi.Tom wanted to attend the party.
Tom'un katılmasına gerek yoktu.Tom didn't need to participate.
Tom katılmak zorunda değildi.Tom didn't have to participate.
Tom takıma katılmak istiyordu.Tom wanted to join the team.
Tom orduya katılmak istiyordu.Tom wanted to join the Army.
Tom kulübümüze katılmak istiyordu.Tom wanted to join our club.
Tom suçu kanıtlanmış bir katil.Tom is a convicted murderer.
Tom hastanenin ikinci katının koridorundaydı.Tom was in the corridor of the second floor of the hospital.
Toplantıya katılmamıza gerek yok.It is not necessary that we attend the reunion.
Tom grubumuza katılmak istediğini söyledi.Tom said that he wants to join our band.
Tom ahlaksız bir katil.Tom is a vicious killer.
Tom çok katı değildi ama Mary katı idi.Tom wasn't very strict, but Mary was.
Grubunuza katılmak istemiyorum.I don't want to join your group.
O noktada Tom'a katılmıyorum.I don't agree with Tom on that point.
Senin kulübüne katılmak istemiyorum.I don't want to join your club.
Takıma katılmak istemiyorum.I don't want to join the team.
Ben sık sık konferanslara katılırım.I often attend conferences.
Bir katır tarafından tepildim.I got kicked by a mule.
Sami seri bir cinsel katil.Sami is a serial sexual murderer.
Tom eski Mısırlı bir katip olarak giyinmiş.Tom dressed as an ancient Egyptian scribe.
Keşke Tom'u bize katılmaya ikna edebilseydim.I wish I could've persuaded Tom to join us.
Sami bir iş toplantısına katıldı.Sami attended a business meeting.
Sami bir iş görüşmesine katıldı.Sami attended a business meeting.
Sami'nin suç ortakları da hapishanede ona katıldı.Sami's accomplices also joined him in prison.
Sami nişanlısı ile birlikte kiliseye katıldı.Sami attended church with his fiancee.
Tüm katılımcılar Japon.All participants are Japanese.
Bütün katılımcılar Japon.All participants are Japanese.
Sami tiyatro derslerine katıldı.Sami attended theater classes.
Sami evini sattı ve onun küçük evinde Leyla'ya katıldı.Sami sold his house and joined Layla in her smaller house.
Sami katiliyle tanışık gibi görünüyordu.Sami seemed to be acquainted with his killer.
Sami, Leyla'nın katil olduğunu ortaya çıkardı.Sami found out Layla was the murderer.
Sami, Ferit'in bir seri katil olduğuna ikna olmuştu.Sami was convinced that Farid was a serial killer.
Sami'nin katili yakalandı.Sami's killer was caught.
Sami bir kiralık katil kiraladı.Sami recruited a hitman.
Sami üst katı kontrol etti.Sami checked upstairs.
Tom mahkum olmuş bir katilin erkek kardeşidir.Tom is the brother of a convicted murderer.
Paul, satranç turnuvasına katılacak öğrencilerden biridir.Paul is one of the students who will participate in the chess tournament.
Sami ve Leyla partiye katılıyorlardı.Sami and Layla were partying.
Sami, Leyla'nın bir katil olduğuna inanamaz.Sami can't believe that Layla was a killer.
Sami, Ontario'daki bir Baptist kilisesine katıldı.Sami joined a Baptist church in Ontario.
Sami'nin katili, kabuk kılıflarını temizledi.Sami's killer cleaned up the shell casings.