Tom, Mary'yi kulübe katılmaya ikna etti.Tom convinced Mary to join the club.
Orduya katılmak için çok gençsin.You're too young to join the army.
Sen benim iki katım kadar yaşlısın.You're twice as old as I am.
Ben senin iki katın kadar yaşlıyım.I'm twice as old as you are.
Tom'un iki katı kadar yaşlısın.You're twice as old as Tom.
Sen Tom'un iki katı kadar büyüksün.You're twice as big as Tom.
Tom'un iki katı kadar yaştayım.I'm twice as old as Tom.
İşte bu nedenle katılıyorum.Here's why I'm participating.
Tom'un görüşlerine katılmıyorum.I disagree with Tom views.
Yarın bir seçmeye katılmam gerekiyor.I have to be at an audition tomorrow.
Söylediklerinize katılmıyorum.I disagree with what you say.
Çatı katı kutularla doludur.The attic is full of boxes.
Tom, "Doğum günün kutlu olsun" şarkısını söylemeye başladı ve bütün restoran katıldı.Tom began to sing "Happy Birthday" and the entire restaurant joined in.
Son toplantıya katılmadığın için o sana kızgın.He's angry at you for not attending the last meeting.
Sami'yi ne katile dönüştürdü?What turned Sami into a killer?
Sami'yi katile ne dönüştürdü?What turned Sami into a killer?
Patron son toplantıya katılmadığım için bana kızıyor.The boss is angry at me for not attending the last meeting.
Ne sıklıkta dini hizmetlere katılıyorsunuz?How often do you attend religious services?
Kız kardeşlerinize katılmaya gidin.Go join your sisters.
Bu yer hırsızlarla ve katillerle dolu.This place is full of thieves and murderers.
Burası hırsızlarla ve katillerle dolu.This place is full of thieves and murderers.
Savaşın dehşetine katılmayı planlamıyorum.I do not plan on participating in the horrors of war.
Onlar hırsız ve katildirler.They're thieves and murderers.
Sana karşı oldukça dürüst olmak gerekirse, o açıklamaya katılmıyorum.To be quite honest with you, I disagree with that statement.
Şu anda bu platform için katil uygulaması yok.There is currently no killer app for this platform.
Leyla eski kocasını öldürmek için bir kiralık katil tuttu.Layla hired a hitman to kill her former husband.
Belki de söylediklerime katılmıyorsun.Maybe you don't agree with what I'm saying.
Belki de söylüyor olduklarıma katılmıyorsun.Maybe you disagree with what I'm saying.
Pek çoğuna katılmasam da görüşlerine saygı duyuyorum.I respect his views, even if I don't agree with many of them.
Tom bugünkü toplantıya katılmayacak.Tom won't attend today's meeting.
Sami bir aile yemeği için arkadaşına katıldı.Sami joined his friend for a family meal.
Leyla bodrum katındaydı.Layla was in the basement.
Söylediği bazı şeylere katılmasam da Tom'a saygı duyuyorum.I respect Tom, even if I don't agree with some of the things he says.
Onlara katılmamama rağmen Tom'un görüşlerine saygı duyuyorum.I respect Tom's views, even though I don't agree with them.
Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılmanın eşiğindeki gelişmiş bir ülkedir.Today, Turkey is a developed nation on the verge of joining the European Union.
Çin, 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.China joined the World Trade Organization in 2001.
Tom taksi şoförüne taksimetrenin söylediğinin iki katını ödedi.Tom paid the taxi driver twice what the meter said.
O açıklamaya çok az insan katılacaktır.Very few people would agree with that statement.
Protesto gösterilerine katıldınız mı?Did you take part in the protests?
Birisi bana ekibimize katılmak istediğini söyledi.Someone told me that you want to join our team.
Daha sonra içki içmek için bize katılmak ister misin?Would you like to join us for a drink later?
Bazı içecekler için bize katılmak ister misiniz?Would you like to join us for some drinks?
Tom sık sık tıbbi konferanslara katılır.Tom often attends medical conferences.
Sanırım onların hepsine katılıyorum.I think I agree with all of that.
Tom nasıl bu kadar katı yürekli olabilir?How could Tom be so heartless?
O zeki bir kişidir. Demek istediğim, onun görüşlerine katılıyorum.He is a smart person. By which I mean, I agree with his opinions.
Tom'u ekibimize katılmaya ikna edebileceğini düşünmüyor musun?Don't you think you could persuade Tom to join our team?
Bugün toplantıya katılmayacak mısın?Aren't you going to attend the meeting today?
Senin iddialarını anlıyorum. Onlara katılmıyorum ama anlıyorum.I understand your arguments. I disagree with them, but I understand them.
Leyla ve Sami çok korkunç bir katil çiftiydi.Layla and Sami were a very gruesome couple of killers.
Leyla, Sami ve Salima üç psikopat katildiler.Layla, Sami, and Salima were three psychopathic killers.
Bize katılmak istemiyor musun?Don't you want to join us?
Babasının katilinin İtalya'da olduğunu duyan Tom, oraya gitmekten korkuyordu.Hearing that his father's killer was in Italy, Tom was afraid to go there.
Sami bir hırsız, zinacı ve katildi.Sami was a thief, an adulterer and a murderer.
Lütfen Tom'u ekibimize katılmaya ikna edin.Please try to talk Tom into joining our team.
Sana katilmama izin ver.Let me join you.
Sami dünyadaki en vahşi ve en zalim seri katillerden biridir.Sami is one of the meanest and most cruel serial killers in the world.
Bu öğleden sonra katılacak önemli bir toplantım var.I have an important meeting to attend this afternoon.
Sami, Leyla'ya geldi ve onun gruba katılmasını istedi.Sami came to Layla and asked her to joint the group.
Tom derslere katılmıyor.Tom hasn't been attending classes.