Ana içeriğe geç
Sözlük

kati ile cümle

kati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben listeye katıldım.I joined the list.
Bu öğleden sonra katılmak zorunda olduğum önemli bir toplantım var.I have an important meeting I have to attend this afternoon.
Tüm katılımcılar bir tişört alacak.All participants will receive a T-shirt.
Tüm katılımcılar kayıtlı olmalı.All participants must be registered.
Ben onların planına katılıyorum.I agree with their plan.
O bir katır kadar inatçı.He's as stubborn as a mule.
Onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştım.I tried to dissuade him from participating in the project.
O, toplantıya katılmaya çekindi.He hesitated to take part in the reunion.
Mary Tom'un bir katil olduğunu düşünüyor.Mary thinks that Tom is a murderer.
Keşke bunu kati olarak söyleyebilsem.I wish I could say for sure.
Bize katılmak istersen bize bildir.Let us know if you'd like to join us.
Ben bir sürü olaylara katılırım.I attend a lot of events.
Ben takımımıza katılması için Tom'u ikna eden adamım.I'm the guy who convinced Tom to join our team.
Bir kereliğine Tom'a katılıyorum.For once, I agree with Tom.
Buna katılmak zorundayım.I have to agree with this.
Tom o toplantıya katıldı.Tom attended that meeting.
Erkek kardeşimi katılması için ikna ettim.I persuaded my brother to participate.
Tom John ve Mary'nin düğününe katıldı.Tom attended John and Mary's wedding.
Ben buna tamamen katılıyorum.I fully agree with this.
Ben ona tamamen katılıyorum.I agree completely with that.
Evin iki katı ve ahşap kiremitli çatısı vardır.The house has two floors and a wood shingle roof.
Ben size katılmaktan mutlu olurum.I'd be happy to join you.
Bu konuda Tom'a % 100 katılıyorum.I agree with Tom 100% on this.
Sana yüzde 100 katılıyorum.I agree with you 100 percent.
Katılmak istiyorum.I want to participate.
Ben çok katıyım.I'm very strict.
Dedem ve büyükannem sütlü kahveyi katiyen sevmezlerdi.My grandparents never liked coffee with milk.
Tom senin düşüncene katılıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't appear to agree with you.
Keşke bize katılsaydın.I wish you had joined us.
Başka biri sana katılıyor olacak mı?Will someone else be joining you?
Tom sutopu takımına katıldı.Tom joined the water polo team.
Bana kahvaltı için katılır mısın?Will you join for me breakfast?
Onun bize katılmasını istemeliydin.You should have asked her to join us.
O benim bildiğimin on katı kadar çok İngilizce kelime biliyor.He knows ten times as many English words as me.
O benim yaşımın en az iki katıdır.He's at least twice my age.
Yıllık toplantıya katılmayı planlıyorum.I am planning to attend the annual meeting.
Tom ve Mary birlikte partiye katıldılar.Tom and Mary attended the party together.
Tom'un bu öğleden sonraki toplantıya neden katılmadığını biliyor musun?Do you know why Tom didn't attend the meeting this afternoon?
Tom Buz Kovası Düellosuna katıldı.Tom participated in the Ice Bucket Challenge.
Tom'a asla katılmıyorum.I never disagree with Tom.
Bir daha asla Tom'a katılmam.I never ever disagree with Tom.
O aklen dengesiz ve muhtemelen bir katil.She's mentally unstable and probably a killer.
Her ikimiz de partinize katılmayı planlıyoruz.Both of us plan to attend your party.
Bu konferansa birçok ülkeden temsilciler katıldı.Representatives from many countries have participated in this conference.
Birçok ülkeden temsilciler bu konferansa katıldı.Representatives from many countries have participated in this conference.
Tom lisenin münazara takımına katıldı.Tom joined his high school's debating team.
Tom öğretmeninin önerisiyle okulunun münazara takımına katıldı.Tom joined his school's debating team at the suggestion of his teacher.
Bu alan, kente ne zaman katıldı?When was this area annexed to the city?
Bu öğleden sonraki toplantıya katılmayı planlıyor musun?Do you plan on attending this afternoon's meeting?
"Size katılabilir miyim?" "Elbette.""Can I join you?" "Sure."
"Size katılabilir miyim?" "Tabii.""Can I join you?" "Sure."
Tom'un toplantıda söylediği her şeye katılıyorum.I agree with everything Tom said at the meeting.
Tom grubumuza katıldı.Tom joined our group.
Şimdi sana katılıyorum.Now I agree with you.
Bize katılacağını umuyoruz.We hope you'll join us.
Tom'un söylediklerine katılmayı düşünüyorum.I think I agree with what Tom said.
Tom öğle yemeği için bize katılmadı.Tom didn't join us for lunch.
Katı kurallarımız vardı.We had strict rules.
Ben sadece bir katibim.I'm just a pencil pusher.
"Ben Trump'ın Clinton'dan daha az kötü olacağını düşünüyorum. Daha fazla katılamadım.""I think Trump will be less worse than Clinton." "I couldn't disagree more."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod