İkinci bir sınıf Ziegler-Natta katalizleri reaksiyon ortamında çözünür.A second class of Ziegler–Natta catalysts are soluble in the reaction medium.
Dow Chemical'da geliştirilmiş bir metalosen sonrası kataliz.[1]A post-metallocene catalyst developed at Dow Chemical.[9]
Metalosen katalizleriMetallocene catalysts
Metalosen olmayan katalizlerNon-metallocene catalysts
Metalosen katalizleri için yapıldığı gibi kompleksler MAO kullanılarak aktive edilir.The complexes are activated using MAO, as is done for metallocene catalysts.
Ziegler-Natta katalizleri ile hazırlanan ticari polimerlerCommercial polymers prepared with Ziegler–Natta catalysts
Bu katalizler o kadar aktifti ki artık titanyum artık üründen çıkarılmıyordu.These catalysts were so active that the residual titanium was no longer removed from the product.
1970'lerde magnezyum klorür destekli Z-N katalizleri piyasaya sürüldü.In the 1970s, magnesium chloride-supported Z-N catalysts were introduced.
Bu katalizler, masraflı adımlar çalışmadan çıkarılabilecek kadar geliştirilmiş faaliyetler sergiler.These catalysts exhibit activities so enhanced that costly steps could be omitted from the workup.
Enzim içinde, genellikle kataliz aktif bölge olarak adlandırılan lokalize bir bölgede gerçekleşir.Within the enzyme, generally catalysis occurs at a localized site, called the active site.
Swing Çağı için KatalizörCatalyst for the swing era
Katalizlediği reaksiyon sonucu elde edilen fruktoz ve glukoz karışımına invert şeker şurubu denir.The resulting mixture of fructose and glucose is called inverted sugar syrup.
Katılaştırmak için sertleştirilmesi (kürlenmesi), vulkanize edilmesi veya katalize edilmesi gerekir.To convert it to a solid, it must be cured, vulcanized, or catalyzed.
Bu klanlar, inancı Boynuz bölgesinin büyük bölümlerine iletmede katalizör görevi üstlendi. [1]These clans came to serve as catalysts, forwarding the faith to large parts of the Horn region.[1]
Enzim katalizli bir ekzotermik reaksiyon örneğiExample of an enzyme-catalysed exothermic reaction
Laktat oluşumu, tersinir bir reaksiyonda laktat dehidrojenaz tarafından katalize edilir.Lactate formation is catalyzed by lactate dehydrogenase in a reversible reaction.
Vaezit minerali ise NiS2'dir.[1] Bazı nikel sülfürler ticari birer katalizör olarak kullanılır.The mineral Vaesite is NiS2.[1] Some nickel sulfides are used commercially as catalysts.
Bor triflorür petrokimya endüstrisinde katalizör olarak kullanılmaktadır.Boron trifluoride is used in the petrochemical industry as a catalyst.
Bu reaksiyonda sülfürik asit katalizör olarak kullanılır.Für die Reaktion dient Schwefelsäure als Katalysator.
Cu2(OH)3Cl etilenin klorlanmasında bir katalizör olduğu görülmüştür.So ist Cu2(OH)3Cl z. B. als Katalysator bei der Chlorierung von Ethylen verwendet worden.
Bir asit katalizörün kullanılması bu tepkimeyi hızlandırır.Diese chemische Reaktion wird durch einen Katalysator beschleunigt.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Nous étions simplement ses messagers, ses catalyseurs biologiques.
Rekombinasyon tepkimesi rekombinaz olarak adlandırılan enzimler (örneğin RAD51) tarafından katalizlenir.La réaction de recombinaison est catalysée par des enzymes appelées recombinases, telle que la protéine Rad51.
Bu reaksiyonu katalizleyen enzimler deaminaz olarak adlandırılır.Les enzymes catalysant cette réaction sont appelées désaminases.
1907 yılında, amonyağı katalizle yükseltgeyerek, nitrik asidi sınaî olarak üretti.Au début de 1909, Haber découvrit que l'osmium pouvait servir de catalyseur.
Enzim sonra tepkimenin kimyasal adımını katalizler ve ürünü salar.Puis l'enzyme catalyse la réaction chimique et libère les produits de réaction.
Çoğu enzim tepkimesi, ona karşılık gelen ve katalizlenmeyen tepkimeden milyonlarca kere daha hızlıdır.Les enzymes permettent à des réactions de se produire des millions de fois plus vite qu'en leur absence.
Bu işlem hidrojen kullanmayı, yüksek sıcaklığı, basıncı ve bir de katalizörü gerektirmektedir.Pour cela on agit sur la température, la pression et le type de catalyseur.
Çalışmalarının büyük kısmı kataliz olayları üstünedir.Mais l’essentiel de ses découvertes concerne certainement la spartéine.
Bir enzim tarafından katalizlenen reaksiyon, katalizlenmeyen reaksiyon ile aynı denge özelliklerine sahiptir.Mais le mécanisme catalysé a lieu en parallèle avec la réaction non catalysée.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Nosotros solo fuimos sus mensajeros, sus catalizadores biológicos.
Deneydeki bir sistem kendi sentezlerini katalizleyen AATE'nin türevlerini içermekteydi.Un sistema del experimento contenía variantes de AATE que catalizaban su propia síntesis.
Zelinsky, Organik kimyadaki kataliz teorisinin kurucularından biriydi.Zelinski es uno de los fundadores de la teoría de la catálisis en química orgánica.
Kataliz sonucu bu kompleks ayrışır, bir ürün (P) ve serbest enzim salınır.En la catálisis, este complejo se rompe para liberar el producto (P) y la enzima (E).
Bu kompleksler yaşam süreçlerinin erken katalizörleri olmuş olabilir.Estos complejos pudieron haber sido importantes como primeros catalizadores en los procesos de la vida.
Buchner'in örneği izlenerek enzim adları katalizledikleri tepkimelere göre adlandırılır.Siguiendo el ejemplo de Buchner; las enzimas se nombran generalmente según la reacción que llevan a cabo.
Ancak, diğer çoğu katalizörden farklı olarak enzimler çok daha özgüldür (spesifiktir).Sin embargo, las enzimas difieren de otros catalizadores por ser más específicas.
Enzimlerin saniyede katalizlediği tepkime sayısı birkaç milyonu bulabilir.Las enzimas pueden catalizar hasta varios millones de reacciones por segundo.
Keşke şarkı bizi katalizör olarak seçmeseydi, ben onu istemiyorum.Ojalá esa canción no nos hubiera elegido como sus catalizadores, pero es así y no me hago cargo.
Alternatif olarak Alümina (Alüminyum oksit) üzeri Rutenyum daha etkili bir katalizördür.Opcionalmente se puede optar por rutenio en alúmina que constituyen un mejor catalizador.
Katalizörün tepkime üzerinde yaptığı bu değişikliğe kataliz denir.Supongamos que hay un catalizador que modifica el equilibrio.
Suda cereyan eden katalizlenmeyen tepkimede böylesi bir ortam yoktur.Cada triángulo no degenerado tiene tal punto.
Bu katalizör bir nikel-alüminyum alaşımıdır.Es un mito probablemente heredado de las baterías de níquel.
TEMPO aracılı oksidasyon reaksiyonlarında katalizör olarak kullanılır.Catalizador en reacciones de oxidación.
Bazı durumlarda katalizöre de gereksinim olabilir.Puede ser necesario sin embargo un tratamiento térmico en algunos casos.
Enzimlerin katalizlediği yaklaşık 4000 tepkime bilinmektedir. .Sono note circa 4.000 reazioni catalizzate da enzimi.
Kataliz kimyasalların üretimi için ayrıca önemlidir.La catalisi è importante anche per la produzione di sostanze chimiche.
Me-CpG oluşumu DNA metiltransferaz enzimi tarafından katalizlenir.La formazione del Me-CpG è catalizzata dall'enzima DNA metiltransferasi.
Bu sayede RNA, bir enzim gibi, kimyasal katalizör olarak işlev verebilir.In questo modo, l'RNA può realizzare la catalisi chimica, come gli enzimi.
Enzimlerin saniyede katalizlediği tepkime sayısı birkaç milyonu bulabilir.Gli enzimi sono in grado di catalizzare alcuni milioni di reazioni al secondo.
Tepkime metal bir katalizör varlığında yapılır.La reazione richiede la presenza di un catalizzatore.
Kataliz sonucu bu kompleks ayrışır, bir ürün (P) ve serbest enzim salınır.Durante la catalisi, questo complesso si rompe per rilasciare il prodotto P e l'enzima libero.
Enzimler genelde bir veya birkaç tepkimeyi hızlandıran çok özgül katalizörlerdir.Gli enzimi sono generalmente altamente specifici e riescono ad accelerare solo una, o poche altre, reazioni.
Bazı durumlarda katalizöre de gereksinim olabilir.In alcuni casi può essere necessario ricorrere a curari.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.È costituito dagli iscritti all'Albo dei biologi.
Ornitin dekarboksilaz DFMO'nun dekarboksilasyonunu katalizleyebilir, yukarıda gösterildiği gibi.L'ornitina decarbossilasi può catalizzare la decarbossilazione del DFMO invece che dell'ornitina.
Yani katalizör rol oynamayacaksınız.Не оказывает каталептического действия.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Ферменты — это биологические катализаторы.
Enzimlerin saniyede katalizlediği tepkime sayısı birkaç milyonu bulabilir.Фермент может катализировать до нескольких миллионов реакций в секунду.
Alternatif olarak Alümina (Alüminyum oksit) üzeri Rutenyum daha etkili bir katalizördür.В качестве более эффективного катализатора может применяться рутений с оксидом алюминия.