kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün bu gürültüye nasıl katlanabileceğinizi bilmiyorum.I don't know how you can put up with all this noise.
Tom bir şeyi katır kutur yiyordu.Tom was munching on something.
Tom'a nasıl katlanabildiğini bilmiyorum.I don't know how you can stand Tom.
Tom gülmeye başladı ve odadaki herkes katıldı.Tom started to laugh and was joined by everyone in the room.
Tom gözlem odasında sana katılacak.Tom will be joining you in the observation room.
Tom tekrar üst kata gitti.Tom went upstairs again.
Hadi sakin olalım ve durumu hesaba katalım.Let's be calm and consider the situation.
Tom katilin bir resmini çizdi.Tom sketched a picture of the killer.
Tom katmerli bir ezik.Tom is a big time loser.
Tom bunu hesaba katmamıştı.Tom hadn't counted on this.
Korkarım Tom'un analizlerine katılmak zorundayım.I'm afraid I have to agree with Tom's analysis.
Onlar kiralık katillerdi.They were contract killers.
Biz katil değiliz.We aren't the murderers.
Tom bir kat aşağıya yürüdü.Tom walked down a flight of stairs.
Onlar alt kata indiler.They walked downstairs.
Tom bile üst kata gelmedi.Tom never even came upstairs.
Tom kapıyı kapattı ve üst kata çıktı.Tom shut the door and went upstairs.
Üst katta sana ihtiyacım var.I need you upstairs.
Bize katılmak istiyorsan daha sonra yürüyüşe gidiyoruz.We're going for a hike later if you want to join us.
Kat sessiz.The floor is quiet.
Tom'un ona nasıl katlandığını bilmiyorum.I don't know how Tom stood it.
Tom birazdan size katılacak.Tom will join you in a moment.
Alt katta seni soran bir adam var.There's a guy downstairs asking for you.
Tom bizim şirketimize katılıyor.Tom is joining our company.
Tom Mary'yi terk etme düşüncesine katlanamadı.Tom couldn't bear the thought of leaving Mary.
Akşam yemeği için bana katılmaya ne dersin?What do you say you join me for dinner?
Bize katılmak ister misiniz?Would you care to join us?
Senin çatı katında ne olduğunu görmeye gidelim.Let's go see what's in your attic.
Katıldığını umuyorum.I hope you agree.
Ben katılmamak zorundayım.I have to disagree.
Tom toplantıya katılabilir.Tom might be able to attend the meeting.
Tom toplantıya neden katılmadığını açıklamadı.Tom never explained why he didn't attend the meeting.
Tom bana neden toplantıya katılmadığını söyledi.Tom told me why he wasn't at the meeting.
Sanırım bugünkü toplantıya katılmamak bir hata olurdu.I think it would be a mistake not to attend today's meeting.
Sanırım o toplantıya katılmak zorunda olacağım.I think I'll have to attend that meeting.
Sanırım bizden biri o toplantıya katılmalı.I think one of us ought to attend that meeting.
Bu katalogtaki resme tam olarak benzemiyor.It doesn't look exactly like the picture in the catalog.
Tom takımına katılmamı istiyor.Tom wants me to join his team.
Onunla ilk tanıştığımızda Tom'a katlanamadım.I couldn't stand Tom when I first met him.
Tom bu öğleden sonra bir toplantıya katılmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says that he has to attend a meeting this afternoon.
Tom benim kazandığımdan üç kat daha fazla para kazanıyor.Tom makes three times more money than I do.
Tom benim yaşadığım aynı katta yaşıyor.Tom lives on the same floor as I do.
Tom'un benim sahip olduğumun iki katı kadar çok kitabı ar.Tom has twice as many books as I do.
Tom katkıda bulunacak bir şey düşünmeye çalıştı.Tom tried to think of something that would help.
Tom otuzuncu katta terasta yaşıyor.Tom lives in a penthouse on the 30th floor.
Tom Mary'nin kazandığının üç katı para kazanır.Tom makes three times more money than Mary does.
Beni alt katta bekle.Wait for me downstairs.
Alt kata gel.Come downstairs.
Herkes üst katta.Everybody's upstairs.
Nezaketsizliğe katlanamam.I can't stand rudeness.
Ona katlanamadım.I couldn't stand it.
Onların tartışmalarına katılmadım.I wouldn't get involved in their argument.
Partiye katıldım.I attended the party.
Tom partiye katılamadı.Tom wasn't able to attend the party.
Tom'a katılmadığımı sana düşündüren ne?What makes you think I disagree with Tom?
Buna ne kadar süre katlanmak zorunda kalacağız?How long will we have to put up with this?
Tom bize katılmayacak mı?Won't Tom be joining us?
Bahçıvan katildi.The gardener was the murderer.
Katil her zaman bahçıvandır.The murderer is always the gardener.
Katil bahçıvandı.The murderer was the gardener.

İlgili Sayfalar