kat ile cümle
kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir toplantıya katılmalıyım.I have to attend a meeting.
Bir toplantıya katılmak zorundayım.I have to attend a meeting.
Bir toplantıya katılmam gerekiyor.I have to attend a meeting.
Tom'un katilini yakaladıklarını duydum.I heard they caught Tom's killer.
Umarım bana katılırsın.I hope you'll join me.
Bize katılacağını umuyorum.I hope you'll join us.
Tom'un katil olduğuna inanmıyorum.I don't believe Tom is the killer.
Bir sonraki triatlona katılmak istiyorum.I want to take part in the next triathlon.
Ben sadece üst katta bir şey duydum.I just heard something upstairs.
Katilin kim olduğunu biliyorum.I know who the killer is.
Onun cinayetinden sorunlu asıl katil sensin!The true killer responsible for her murder is you!
Beni kattığınız için teşekkürler.Thanks for adding me.
Yapacak bir şeyin yoksa Tatoeba'ya katkıda bulunabilirsin.If you don't have anything to do, you can contribute to Tatoeba.
Farklı bir katılım sistemine geçmemiz gerekiyor.We need to change over to a different system of participation.
Tom bodrum katında yaşamıyor.Tom doesn't live in the basement.
Tom katkıda bulunuyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be contributing.
Tom katkıda bulunuyor, değil mi?Tom is contributing, isn't he?
Tom katkıda bulunmuyor, değil mi?Tom isn't contributing, is he?
Üst kata dönmeliyim.I should get back upstairs.
Katırın beni tekmelediği yerde hâlâ çürüklerim var.I still have bruises where the mule kicked me.
Sanırım katılmıyorsun.I take it you disagree.
Sanırım Tom üst kata gitti.I think Tom went upstairs.
Katolik rahipler bekârlık uygularlar.Catholic priests practice celibacy.
Katılanlar tüm ihtiyaçlarımızı tahmin etti.The attendants anticipated all our needs.
Elbette Allah katında en üstün olanınız en dürüst olanınızdır.Surely the most honorable of you with Allah is the most righteous of you.
Ben katıldım.I agreed.
Bence, bugünkü toplantıya katılamayacağım.As for me, I won't be able to attend today's meeting.
Bu katedral, dört yüzyıldan fazla süre önce inşa edilmiş.This cathedral was built more than four centuries ago.
Bence bize katılmalısın.I think you should join us.
Sanırım bize katılmalısın.I think you should join us.
Bize katılman gerektiğini düşünüyorum.I think you should join us.
O bir katil, demir parmaklıkların arkasında olması gerekir!He is a killer, he should be behind bars!
Bir süre sonra Tom ona katıldı.After a moment, Tom joined him.
Kate şaşırtıcı görünüyor.Kate looks amazing.
Bu gece neden gelip akşam yemeğinde bize katılmıyorsun?Why not come and have supper with us tonight?
Üst kat penceresi açıldı.The upstairs window opened.
Yazısına tamamen katılıyorum.I concur fully with his text.
Biraz süt ve kurabiye için bana katılmak ister misin?Would you like to join me for some milk and cookies?
Katalonya'daki küçük bir kasabayı ziyaret ettim.I visited a small town in Catalonia.
Jaume'nin büyükannesi, Katalanca'yı İspanyolca'dan daha iyi konuştu.Jaume's grandmother spoke Catalan better than Spanish.
Makarnayı kaynayan suya katın.Add the pasta to the boiling water.
Eğer bana sorarsan, buna katılmıyorum.If you ask me, I don't agree with that.
Seni alt katta karşılayacağım.I'll meet you downstairs.
Tom asansöre bindi ve üçüncü kat için düğmeye bastı.Tom got on the elevator and pressed the button for the third floor.
Tom neden toplantıya katılmadığını açıklamak istemedi.Tom didn't feel like explaining why he wouldn't attend the meeting.
Odadaki başka birinin iki katı kadar akıllısın.You're twice as smart as anyone else in the room.
Onlar üst kattaki dairede bir parti veriyorlar.They're having a party in the apartment upstairs.
Tom havluları katladı ve onları rafa koydu.Tom folded the towels and put them on the shelf.
Birkaç dakika içinde alt katta Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom downstairs in a few minutes.
Ona eski patronunun ödediğinin iki katı kadar çok ödüyorum.I pay him twice as much as his old boss did.
O şimdiye kadar katıldığım en kötü partiydi.That was the worst party I've ever been to.
Sana şimdi kazandığının iki katını ödeyeceğim.I'll pay you double what you're making now.
Tom, Mary giyinirken alt katta bekledi.Tom waited downstairs as Mary got dressed.
Akşam yemeği için bize katılmanızı istiyoruz.We'd love for you to join us for dinner.
Keşke takımımıza katılmayı düşünsen.I wish you'd consider joining our team.
Bir içki için bize katılmak ister misin?Would you care to join us for a drink?
Tom'un dairesi üçüncü katta.Tom's apartment is on the third floor.
Orduya katılmayı düşünüyordum.I was thinking about joining the army.
İçkime ilaç katıldığından oldukça eminim.I'm pretty sure my drink was drugged.
Öğle yemeği için bize katılmak ister misin?Would you care to join us for lunch?