kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tom bir katil.Tom is a killer.
Tom bir katildir.Tom is a murderer.
Tom katil değil.Tom is no killer.
Tom tam alt katta.Tom is right downstairs.
Tom hâlâ üst katta.Tom is still upstairs.
Tom katil.Tom is the killer.
Tom alt katta bavul hazırlıyor.Tom is upstairs packing.
Tom üst katta dinleniyor.Tom is upstairs resting.
Tom çok katı.Tom is very strict.
Tom alt katta bekliyor.Tom is waiting downstairs.
Biz mesafe katetmedik.We didn't get far.
Bana katılmayacak mısın?Won't you join me?
Bize katılmayacak mısın?Won't you join us?
Bize katılmalısın.You should join us.
Buna katılmıyorum.I don't agree with this.
Tom bir profesyonel katil.Tom is a professional killer.
Tom katkıda bulunuyor gibi görünüyor.Tom seems to be contributing.
Niçin size katılmıyorum?Why don't I join you?
Sonuçlarına katlanacağım.I'll live with the consequences.
Katılmıyorsun, değil mi?You don't agree, do you?
Dediğine katılıyorum.I agree with what you said.
Bunun bir olasılık olduğuna katılıyorum.I agree that's a possibility.
O açıklamaya katılıyorum.I agree with that statement.
Tom'un bize katılmasını istedim.I asked Tom to join us.
Tom'un cenaze törenine katıldım.I attended Tom's funeral.
Katilin kim olduğunu ispatlayabilirim.I can prove who the murderer is.
O bir katolik olmaktan gurur duyar.She's proud to be a Catholic.
Sen katolik misin?Are you Catholic?
Tom'u iki kat aşağıya taşıdım.I carried Tom down two flights of stairs.
Kesinlikle toplantıya katılma niyetindeyim.I certainly intend to attend the meeting.
Sana tamamen katılıyorum.I completely agree with you.
Sana aynen katılıyorum.I completely agree with you.
Ben ebevenylerime yardım etmenin benim vazifem olduğunu hesaba katarım.I consider it my duty to help my parents.
Ben onu benim vazifem olarak hesaba katarım.I consider it my duty.
Kaşınmaya katlanamadım.I couldn't stand the itching.
Önce Tom'a katlanamadım.I couldn't stand Tom at first.
Tom'un partisine katıldım.I crashed Tom's party.
Böyle bir şey olacağını hesaba katmadım.I didn't figure on something like this happening.
Kararına katılmıyorum.I don't disagree with your decision.
Buna katlanmak zorunda değilim.I don't have to put up with this.
Yarınki toplantıya katılabilip katılamayacağımı bilmiyorum.I don't know whether I'll be able to attend tomorrow's meeting.
Ben biraz katı hissettim.I felt a little stiff.
Gömleklerimi katladım ve onları valizime koydum.I folded my shirts and put them in my suitcase.
Havluları katladım.I folded the towels.
O, piyadeye katıldı.He joined the infantry.
Tom'un söylediği her şeye tamamen katılıyorum.I fully agree with everything Tom said.
Tom'u üst kata götürmek zorunda kaldım.I had to carry Tom upstairs.
Prenses kralın taç giyme törenine katıldı.The princess attended the King's coronation.
Sana kısmen katılıyorum.I'm in partial agreement with you.
Alt katta bekleyen bir arkadaşım var.I have a friend waiting downstairs.
Katılacak bir cenazem var.I have a funeral to attend.
Katılacak bir toplantım var.I have a meeting to attend.
Çözecek bir katilim var.I have a murder to solve.
Katılacak kişisel bir meselem var.I have a personal matter to attend to.
Tom'a bize katılmasını rica ettim. Umursamayacağını umuyorum.I've asked Tom to join us. I hope you don't mind.
Tom'a bize katılmasını rica ettim. Umarım senin için sakıncası yoktur.I've asked Tom to join us. I hope you don't mind.
Tüm bu olasılıkları hesaba kattım.I've considered all of those possibilities.
Tom'u bize katılması için davet ettim.I've invited Tom to join us.
Fazla ilerleme kat edemedim.I haven't made much progress.
Onu hiç hesaba katmadım.I've never considered that.

İlgili Sayfalar