kat ile cümle

kat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bana katılmanı rica edebilir miyim?Can I ask you to join me?
Katılmıyorum, "ırk" kelimesini kullanmak ırkçı değildir.I disagree, it's not racist to use the word "race."
Tamamen katılıyorum!My thoughts exactly!
Bazılarınız partiye katılacaksınız.Some of you will attend the party.
O benim düşünceme katıldı.He agreed with me.
Kutlamaya katılalım.Let's join the celebration.
Üst kata bakalım.Let's look upstairs.
Hadi üst kata çıkalım.Let's go upstairs.
Bize katılmanı istiyorum.I want you to join us.
Bize katılmanızı istiyorum.I want you to join us.
Bize katılmak ister misin?Do you want to join us?
Bize katılmanızı istiyoruz.We want you to join us.
Bize katılmak istedin mi?Did you want to join us?
Orduya katılmak istiyorum.I want to join the army.
Bize katılmanı isterim.I'd like you to join us.
Onlara katılmak ister misin?Do you want to join them?
Takımına katılmak istiyorum.I want to join your team.
Grubunuza katılmak isterim.I want to join your group.
Grubuna katılmak istiyorum.I want to join your group.
Üst kata çıkmanı istiyorum.I want you to go upstairs.
Onlara katılmamı istiyorlar.They want me to join them.
Senin katılmanı istiyorum.I'd like you to participate.
Tom seni üst katta görmek istiyor.Tom wants to see you upstairs.
Benim takımıma katılmak ister misiniz?Would you like to join my team?
Tom seni alt katta görmek istiyor.Tom wants to see you downstairs.
Bize katılmak isteyebileceğini düşündük.We thought you might want to join us.
Sadece hepimizin katıldığından emin olmak istiyorum.I just want to make sure we all agree.
Bana katılmak istemediğine emin misin?Are you sure you don't want to join me?
Tom'un katilini yakalamamıza yardım etmek istiyor musun?Do you want to help us catch Tom's killer?
Kulübümüze katılmayı düşünmeni istiyorum.I'd like you to consider joining our club.
Yarınki toplantıya katılmanı isterim.I'd like you to attend the meeting tomorrow.
Hastaydı, bu nedenle partiye katılamadı.He was sick, so he couldn't attend the party.
Bir katil olmadığımı herkesin bilmesini istiyorum.I want everyone to know that I'm not a murderer.
Neden deniz kuvvetlerine katılmak istiyorsun?Why do you want to join the navy?
O niçin orduya katılmak istiyor?Why does he want to join the army?
Tom grubumuza katılmak istemiyor.Tom doesn't want to join our group.
Daha sonra bir içki için bize katılmak ister misin?Do you want to join us for a drink afterwards?
Onlar kas ağrısına katlanır.They put up with muscle pain.
Bu çiçeği Kate'e götürür müsün?Will you take this flower to Kate?
Bu çiçeği Kate'e verir misin?Will you give Kate this flower?
Festivale katılmak ister misiniz?Would you like to take part in the festival?
Toplantıya katılmak istemiyorsan, katılmak zorunda değilsin.If you don't want to attend the meeting, you don't have to.
Tom'un doğum günü partisine katılmak istemiyorsan katılmak zorunda değilsin.If you don't want to attend Tom's birthday party, you don't have to.
Büyük oğlu mirasını ikiye katlamayı başardıThe oldest son succeeded in doubling his inheritance.
Büyük oğul mirası iki katına çıkarmayı başardı.The older son succeeded in doubling his inheritance.
Tom peçeteleri dikkatlice katladı.Tom folded the napkins carefully.
Böyle zulüm görmeye katlanamam.I cannot abide to see such cruelty.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.
ABD'deki Hispanik oyları önemi gittikçe artan, hesaba katılması gereken bir güç.The Latino voting bloc in the US is increasingly a force to be reckoned with.
Benim ülkemde, insanlar kendilerinden daha akıllı olan başkalarına katlanamazlar.In my country, people can't stand others who are more intelligent than them.
Tom bir şeyin üzerinde katır kutur yiyor.Tom is munching on something.
Birçoğu onun cenazesine katıldı.Many attended his funeral.
Tom'un cenazesine birçok insan katıldı.A lot of people attended Tom's funeral.
O, sabah kilise hizmetine katılamadı.She couldn't attend the morning church service.
Patatesin Nepal'e tanıtılması, nüfusu bir nesil içinde ikiye katladı.The introduction of the potato into Nepal doubled the population in a generation.
Bir defa devrildiğinde katamaranın yardım almadan doğrulması olanaksızdır.Once capsized, a catamaran is impossible to right without help.
Kimse alt katta değil.No one is downstairs.
Ben ona katılmıyorum.I disagree with that.
Sana söyledim, ben katılmıyorum.I told you, I disagree.
Tom alt katta.Tom's downstairs.

İlgili Sayfalar