katılmak ile cümle

katılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin.Σημειώστε το παρακάτω κουτάκι εάν θέλετε να συμμετάσχετε στο πρόγραμμα δωρεάς οργάνων.
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin."Поставьте крестик, если вы желаете принять участие в программе пожертвования органов".
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin.Сложете отметка, ако искате да участвате в програмата за даряване на органи.
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin.סמן את התיבה שלהלן אם אתה מעוניין להשתתף בתוכנית תורמי האיברים.
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin.ضع علامة صح على الصندوق أدناه إن كنت ترغب بالمساهمة في برنامج التبرع بالأعضاء.
Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin.下のチェックボックスに印を入れてください どうなるでしょう?
Evet, Wargaming ekibine katılmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu büyük aile her gün daha da büyüyor.Ano, jsme velmi rádi, že jsme se mohli nedávno přidat do týmu Wargaming, velké rodiny rostoucí každým dnem.
Evet, Wargaming ekibine katılmaktan mutluluk duyuyoruz.Ja, wir sind wirklich froh, uns jüngst dem Wargaming-Team angeschlossen zu haben.
Evet, Wargaming ekibine katılmaktan mutluluk duyuyoruz.그럼요, 최근에 워게이밍 팀에 합류하게 되어 정말 기뻐요
Evet, Wargaming ekibine katılmaktan mutluluk duyuyoruz.Nous sommes vraiment heureux d'avoir récemment rejoint l'équipe Wargaming.
Evet, Wargaming ekibine katılmaktan mutluluk duyuyoruz.To fakt, byliśmy niezmiernie zadowoleni, że dołączyliśmy do zespołu Wargaming.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.De flesta finländska pappor och mammor deltar i denna utbildning.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.La mayor parte de los padres y madres finlandeses participan en este tipo de cursos.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.La plupart des pères et des mères finlandais participent à cette préparation.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.Suurin osa suomalaisista isistä ja äideistä osallistuu tähän valmennukseen.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.Большая часть финских отцов и матерей принимает участие в такой подготовке.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.معظم الآباء الفنلنديين والأمهات يشاركوا في هذه التدريبات.
Finli babaların ve annelerin bir çoğunluğu bu hazırlık eğitimlerine katılmaktadır.孕妇咨询处同时为准父母提供分娩准备培训及家庭培训。大多数芬兰父母都会参加这样的培训课程。
Fona katılmak isteyen başka bir yatırımcı olursa,つまり、投資する場合
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.As pessoas que eu fotografo orgulharam-se por participar no projeto e por ter a sua foto na comunidade.
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.제가 찍은 사람들은 프로젝트에 참여하고 지역사회가 그들의 사진을 갖게 된 점을 자랑스럽게 생각합니다.
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.Le persone che io ho fotografato erano orgogliosi di partecipare e di avere la propria foto nella comunità.
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.Những con người tôi chụp đều tự hào vì là một phần của dự án và có ảnh họ trong cộng đồng
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.Хората, които снимам, са горди да участват в проекта и да имат своя снимка в обществото.
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.האנשים שאני מצלם היו גאים להשתתף בפרוייקט ושתמונתם תהיה חשופה בקהילה.
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.الاشخاص الذين صورتهم شاركوا في المشروع لجعل صورهم في المجتمع
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.コミュニティーの中に貼られることも 誇りに思っていますが お願いされたことがあります
Fotoğrafını çektiğim insanlar projeye katılmaktan ve fotoğraflarının toplulukta olmasından gurur duyuyordu.俾我影相嘅人 好自豪甘黎參加呢個計劃 好自豪可以系社區展示佢地嘅相。
Genellikle eğitime iş saatlerinde katılmak mümkündür ve işveren eğitimi ödeyebilir.Ofta kan du utbilda dig på arbetstid och arbetsgivaren kan betala för utbildningen.
Genellikle eğitime iş saatlerinde katılmak mümkündür ve işveren eğitimi ödeyebilir.Usein koulutuksessa voi käydä työajalla ja työnantaja voi maksaa koulutuksesta.
Genellikle eğitime iş saatlerinde katılmak mümkündür ve işveren eğitimi ödeyebilir.في الغالب يكون من الممكن الذهاب للتعليم في وقت العمل، ورب العمل يمكنه دفع التكاليف التي تترتب عن التعليم.
Gidiyorum. Bana katılmak isteyenleri, bütün içtenliğimle bekliyorum.Cei ce vor sa ma insoteasca, sunt binevoiti.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.Ceremonia jest bardzo miła.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.Deze ceremonie was een enorm leuke ervaring.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.E essa cerimónia foi uma experiência muito agradável.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.Es war ein tolles Erlebnis.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.하버드대학교에서 열렸고, 이 시상식은 매우 멋진 경험이었습니다.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.Táto slávnosť je veľmi pekným zážitkom.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.Побувати на цій церемонії - чудовий досвід.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.שנערך באוניברסיטת הרווראד, והטקס הזה הוא חוויה נחמדה מאד.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.الذي أقيم بجامعة هارفرد، وهذه الجائزة لقد كانت تجربة رائعة.
Ig Nobel Ödülü törenine katıldım ve bu törene katılmak çok hoş bir tecrübe.とても楽しい体験でした 本物のノーベル賞受賞者が 表彰してくれるのです
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.2주 이내로 150명의 사람들이 저희를 돕겠다고 연락해 왔습니다.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.2週間経つと 150人が参加を表明しました 日本国内では7月になると隣町の
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Al cabo de dos semanas tenía 150 personas deseosas de unirse.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Během dvou týdnů jsem měla 150 lidí, kteří se chtěli zapojit.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Do dvoch týždňov som mala 150 ľudí, ktorí sa chceli zapojiť.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.După două săptămâni, aveam 150 de oameni care doreau să ni se alăture.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Em duas semanas, tinha 150 pessoas que queriam juntar-se a nós.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.En deux semaines, j'ai eu 150 personnes qui voulaient participer.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.In due settimane, avevo 150 collaboratori che desideravano partecipare.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Innerhalb von zwei Wochen hatte ich 150 Leute, die mitmachen wollten.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Inom två veckor hade jag 150 människor som ville deltaga.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Két héten belül 150-en voltak, akik csatlakozni akartak.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Po 2 tygodniach miałam już 150 chętnych. Po 2 tygodniach miałam już 150 chętnych.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Trong vòng hai tuần, tôi đã có 150 người mong muốn tham gia.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Μέσα σε δύο εβδομάδες, είχα 150 άτομα που ήθελαν να συμμετάσχουν.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.За 2 недели уже 150 человек желали присоединиться к нам.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.За две седмици 150 души искаха да се присъединят.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Через два тижні уже 150 осіб хотіли приєднатися до нас.
İlgili Sayfalar