katılmak ile cümle
katılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Toplantıya katılmak için yetkili değilsiniz.You are not entitled to attend the meeting.
Yapmak zorunda olduğun tek şey bize katılmak.All you have to do is to join us.
Seni katılmaktan muaf tutacağız.We will exempt you from attending.
Ya sen ya da o, toplantıya katılmak zorunda.Either you or he has to attend the meeting.
Partine katılmaktan mutluluk duyarım.I'd be happy to attend your party.
Bir konferansa katılmak için Tokyo'ya geldim.I came to Tokyo to attend a conference.
Boş olsan da meşgul olsan da törene katılmak zorunda kalacaksın.You'll have to attend the ceremony whether you are free or busy.
Kart oyunu için bize katılmak ister misiniz?Would you like to join us for a game of cards?
Masaru İngiliz Kulübüne katılmak istiyor.Masaru wants to join the English Club.
Tekne yarışına katılmak için yeni bir ekip kuruldu.A new team was formed in order to take part in the boat race.
Eğer mümkün olursa, bir sonraki toplantıya katılmak istiyorum.If it's at all possible, I'd like you to take part in the next meeting.
Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?How would you like to join the dance club?
Partiye katılmak için olan başvurusu reddedildi.Her application to join the party was rejected.
Yarışa katılmak için yeni bir takım kuruldu.A new team was formed in order to take part in the race.
Bana katılmak ister misiniz?Would you care to join me?
Çalıştaya katılmak istiyorsanız lütfen şimdi bizi arayın.Please give us a call now if you want to participate in the workshop!
O projeye katılmak zorunda kaldın.You had to join that project.
Projeye katılmak zorunda kalacaksın.You will have to join the project.
Olimpiyatlarda en önemli şey kazanmak değil ama katılmaktır.The most important thing in the Olympics is not to win but to participate.
Eh, ben katılmak zorunda değilim.Well, I must disagree.
Siz işe katılmak zorundasınız.You must attend to your work.
Hangi kulübe katılmak istersiniz?Which club do you want to join?
Hangi gruba katılmak istersin?Which group do you want to join?
Ben partine katılmaktan mutlu olacağım.I will be happy to attend your party.
Toplantıya ya sen ya da ben katılmak zorundayım.Either you or I must attend the meeting.
Grubunuza katılmak istiyorum.I'd like to join your group.
Ben 1 Kasımdaki partiye katılmak istiyorum.I would like to attend the party on November 1st.
Sonunda, bir tura katılmak daha ucuz.In the end, it's cheaper to join a tour.
Katılmak zorunda olduğum toplantıyı bana hatırlattığın için sana teşekkür ederim.Thank you for reminding me about the meeting I have to attend.
Kulübümüze katılmak isteyen herkes kabul edilecek.Whoever wants to join our club will be welcome.
Bizim takıma katılmak ister misin?Would you like to join our team?
Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.My brother has to take an examination.
Joe'nun grubuna katılmak istiyorum.I want to join Joe's group.
Partiye katılmak istedim fakat yapamadım.I wanted to take part in the party but I couldn't.
Törene katılmak istemiyorum.I don't want to participate in the ceremony.
Toplantıya katılmak için erken kalktım.I got up early in order to attend the meeting.
Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.For myself, I would like to take part in the game.
Katılmak bütün üyeler için zorunludur.Attendance is compulsory for all members.
Sınava tekrar katılmak zorundayım.I have to take the test again.
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.If you want to join the club, you must first fill in this application form.
Japonya'da ilk ve orta okula katılmak zorunludur.In Japan, attendance at elementary and junior high school is compulsory.
Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.He got up early in order to attend the meeting.
O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.He gave up taking part in the marathon on account of his cold.
O, yarışmaya katılmak istiyor.He wants to participate in the contest.
O, yarışmaya katılmaktan diskalifiye edildi.He was disqualified from taking part in the contest.
Onlar Olimpiyat Oyunları'na katılmak istiyorlar.They want to participate in the Olympic Games.
Onun partiye katılmak için giysisi yoktu.She had no dress to attend the party in.
O onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştı.She tried to dissuade him from participating in the project.
O, partiye katılmak istiyor.She wants to attend the party.
O, konsere katılmak için para ödedi.She paid to attend the concert.
O hala partiye katılmak istiyor mu?Does she still want to take part in the party?
Hastalık, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.Illness kept me from attending the meeting.
Annemin hastalığı, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.My mother's illness prevented me from attending the meeting.
Bir giriş sınavına katılmak zorunda kalmadan okula kabul edildim.I was admitted to school without having to take an entrance examination.
Yarın akşam yemeği için bana katılmak isteyip istemeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you'd like to join me for dinner tomorrow.
Bir gece otobüs turuna katılmak istiyorum.I'd like to join a night bus tour.
Bu geceki konsere katılmak istiyoruz.We want to attend tonight's concert.
Ben partiye katılmak istiyorum.I'd like to attend the party.
"Neden Japonya'ya gideceksin?" "Tokyo'da bir konferansa katılmak için.""Why are you going to Japan?" "To attend a conference in Tokyo."
Bu tehlikeli deneye katılmak ister misiniz?Would you like to take part in this risky experiment?