Ana içeriğe geç
Sözlük

kasvet ile cümle

kasvet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O hiç böyle bir oda gördüm, meraklı ve kasvetli hiç düşünmemişti.壁はその上に刺繍森のシーンでタペストリーで覆われていた。
Oldukça kasvetli bir görüntü var.هذه لوحة حزينة جدا و هي مثال
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Acum întrebarea este: cât este de sumbru acest lucru?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?A kérdés akkor most az: mennyire van sötét?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?La domanda da porsi è questa: quanto è tetra questa visione?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Maintenant la question est : à quel point est-ce sinistre ?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Nu is dan de vraag: hoe uitzichtloos is dit allemaal?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Nyt kysymys on siis: kuinka synkkää tämä on?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Pytaniem jest: jak ponurej?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Η ερώτηση τώρα είναι: πόσο δυσοίωνο είναι αυτό;
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Сега, въпросът тогава е: колко мрачно е това?
Öyleyse soru şudur: Durum ne kadar kasvetli?Теперь возникает вопрос: насколько это всё мрачно?
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer. Ayrıca burası yırtıp açılan bir yer.Nie je to len tmavé nudné miesto, ale naopak veľmi živé miesto a neustále sa cez trhliny otvára.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.Ed è anche molto vivo.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.Het is zeer levendig.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.단지 어둡고 지루한 곳이 아니에요. 매우 활기찬 장소이지요.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.Nagyon is élő vidék.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.Това е много оживено място.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.זה לא מקום אפל ומשעמם. זה מקום מאוד חי.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.فهي ليست مجرد ظلام. فهي منطقة حيوية جداً.
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil. Bucası capcanlı bir yer.そこが割れ広がっているのです
Sadece karanlık kasvetli bir yer değil.Det är ingen mörk, tråkig plats.
"Seviyor bol olsa da, aklıma vahşi, kasvetli yeterli yer It'sa - özellikle çiçek heather. ""그것을 좋아하는 많은가 있지만, 제 마음에 야생, dreary 충분한 공간을 즐기는 - 특히 꽃의 헤더입니다. "
"Seviyor bol olsa da, aklıma vahşi, kasvetli yeterli yer It'sa - özellikle çiçek heather. ""It'sa מקום בטבע, די משמים לדעתי, אם כי יש הרבה כי אוהבת את זה - במיוחד כאשר אברש של בפריחה. "
"Seviyor bol olsa da, aklıma vahşi, kasvetli yeterli yer It'sa - özellikle çiçek heather. "特にヒースの花が咲いている。" 上と上で彼らは、雨が止んだものの、風が闇を通して運転した、と
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,E immaginatevi di passare la vostra prima notte a Fernandina e di sentire questo triste e lamentoso richiamo.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,El tudják képzelni, hogy az első Fernandán töltött éjszakájukon hallják ezt a magányos, panaszos hívást.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Imaginez passer votre première nuit sur Fernandina et entendre ce cri solitaire et plaintif.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Je moet je voorstellen dat je, op je eerste nacht op Fernandina, deze eenzame klaagzang hoort.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Man verbringt seine erste Nacht auf Fernandina und hört diesen einsamen, klagenden Ruf.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Și imaginați-vă că dormi în Fernandina pentru prima oară și auzi această chemare solitară și plângătoare.
Sizde hayal edebilirsiniz ki Fernandina'da ki ilk gecenizde uyurken Bu kasvetli, kederli çağrıyı duyuyorsunuz,Можете да си представите как спите на Фернандина през първата си нощ там и чувате този самотен, жаловит зов.
Tabiat da kasvetli. Yıldırım çarpmış, cansız ağaçlar.Natura jest bardziej ponura, rekwizyty zbudowane przez oświetlenie i spustoszone przez czas.
Tabiat da kasvetli. Yıldırım çarpmış, cansız ağaçlar.Příroda je mnohem chmurnější, stromy jsou poškozené světlem a zpustošené časem.
Tabiat da kasvetli. Yıldırım çarpmış, cansız ağaçlar.Природа набато суворіша, дерева вражені блискавкою і зруйновані часом.
Ve kasvetliyim.Dołujące zajęcie.
Ve kasvetliyim.Eu lido com coisas tristes.
Ve kasvetliyim.Ich rede düster.
Ve kasvetliyim.Ik handel in somber.
Ve kasvetliyim.Je fais dans le lugubre.
Ve kasvetliyim.Jeg klarer mig skuffende.
Ve kasvetliyim.Karir saya juga suram.
Ve kasvetliyim.O ocupaţie lugubră.
Ve kasvetliyim.Šířím chmury.
Ve kasvetliyim.Sono distruttivo.
Ve kasvetliyim.Szoktam lehangolni embereket.
Ve kasvetliyim.Työskentelen ankeiden asioiden parissa.
Ve kasvetliyim.Venujem sa žalosti.
Ve kasvetliyim.Προκαλώ θλίψη.
Ve kasvetliyim.Черноглед съм.
Ve kasvetliyim.Я навожу уныние.
Ve kasvetliyim.Я псую людям настрій.
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Atau mereka hanya menganggap samudera sebagai tempat yang gelap dan suram yang tidak menawarkan apapun?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Forse partono dal presupposto che l'oceano sia solo un posto tetro e cupo che non ha niente da offrire?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?아니면 바다란 아무것도 얻을게 없는, 단지 어둡고 우울한 곳이라 생각해서 일까요?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Może przyjęli, że ocean to tylko ciemne, ponure miejsce, które nie ma nic do zaoferowania?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Oder nehmen sie an, dass der Ozean nur ein dunkler, unheimlicher Ort ist, der nichts zu bieten hat?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?¿O es que asumen que el océano es sólo un lugar oscuro y deprimente sin nada que ofrecer?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Of denken ze dat het een donkere, duistere plek is die niets te bieden heeft?
Veya onlar okyanusları hiçbir şey vaat etmeyen karanlık ve kasvetli yerler olarak mı kabul ediyorlar?Ou croient-ils simplement que l'océan n'est qu'un endroit sombre et sinistre qui n'a rien à nous offrir ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod