kast ile cümle

kast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Demokratik politikaların yeniden hayat bulması sizden kaynaklanacak, siz derken hepinizi kastediyorum.皆さん一人ひとりから 始まるのです ここTEDの会場や 会場の外から
Devasa yıldızlar derken kastettiğim, Güneş'ten dokuz kat daha fazla kütlesi olan yıldızlar.제가 이야기하는 거대한 별은 태양보다 질량이 9배 이상 큰 별들을 말합니다.
Devasa yıldızlar derken kastettiğim, Güneş'ten dokuz kat daha fazla kütlesi olan yıldızlar.Když mluvím o masivních hvězdách, pak mám na mysli hvězdy s hmotností více než devětkrát hmotnost Slunce.
Devasa yıldızlar derken kastettiğim, Güneş'ten dokuz kat daha fazla kütlesi olan yıldızlar.Mówiąc o masywnej gwieździe mam na myśli gwiazdę o masie większej niż 9 mas Słońca.
Devasa yıldızlar derken kastettiğim, Güneş'ten dokuz kat daha fazla kütlesi olan yıldızlar.Масивні зірки - це зірки, маса яких є більшою, ніж маса Сонця, помножена на 9.
Devir derken bir aşağı ve bir yukarı atmayı kastediyorum. -Takže jak dlouho trvá takový cyklus? Nebo byste mohli říct:
Devir derken bir aşağı ve bir yukarı atmayı kastediyorum. -Цикъл е когато вървим нагоре-надолу, и пак сме в изходна позиция. Колко дълго е при всеки цикъл?
Devir derken bir aşağı ve bir yukarı atmayı kastediyorum. -מחזור היא התנועה מעלה, מטה וחזרה להתחלה. כמה זמן לוקח מחזור אחד?
Devir derken bir aşağı ve bir yukarı atmayı kastediyorum. -الدورة هي الحركة من موضع الاتزان للاعلى وللاسفل والعودة لموضع الاتزان مرة اخرى ماهي الفترة الزمنية لكل دورة ؟
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.A je to dáno sazbou ministerstva financí.
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.E questo corrisponde al tasso del tesoro.
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.Isso é dado pela taxa do tesouro.
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.Ja se on sama kuin treasury rate
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.Lãi suất này được dựa vào lãi suất của trái phiếu kho bạc.
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.Na stopę oprocentowania obligacji (???).
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.Y esa tasa es dada por el Departamento del Tesoro.
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.Και αυτό είναι το επιτόκιο του ταμείου του κράτους.
Devlete borç verseydik derken kastettiğimiz oran, devlet tahvili veya hazine bonosunun borçlanma oranları.最初のケースでは、5%の国庫レートだと仮定しましょう。
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.Druhej skupine povedali, že osoba vo vedľajšej miestnosti im dáva šoky naschvál - vie, že im dáva šoky.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.이와 반대로 그들은 옆방에 있는 사람들이 전기자극을 주고 있다는 것을 알고 그들을 자극하고 있다고 전해주었습니다
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.Toisille kerrottiin, että henkilö viereisessä huoneessa antaa heille shokkeja tarkoituksella, tietoisesti.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.V drugem pogoju so udeležencem dejali, da nekdo sproža elektrošoke namerno - da ve, da to počne.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.V opačných podmínkách jim bylo řečeno, že osoba ve vedlejší místnosti jim dává šoky naschvál - ví o tom.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.W drugim warunku powiedziano im, że osoba w drugim pokoju razi ich specjalnie - wie, że ich razi.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.В другото положение, им казали, че лицето в съседната стая им прилага шок нарочно -- знаели, че ги шокират.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.В іншому випадку людям казали, що особа в сусідній кімнаті вдаряє їх навмисно, знаючи, що робить їм боляче.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.במצב השני, נאמר להם שהאדם בחדר ליד נותן להם מכות חשמל בכוונה -- הוא יודע שהוא נותן להם מכות חשמל.
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.في الحالة الثانية من التجربة اخبر الذين يتم صعقهم ان الشخص في الغرفة المجاورة يعلم شخصيتهم ويصعقهم عن عمد
Diğer bölümde, yandaki odadaki kişinin şokları kasten ve bilerek verdiği söylenir.隣の部屋の人が分かっていてわざと 電気ショックを送っていると聞かされました 最初のショックは非常に痛く
Dolarını kastediyorum.Dólar de los Estados Unidos.
Dolarını kastediyorum.Mỹ.
Dolarını kastediyorum..دولار أمريكي
Dolayısıyla, bugün dünyada ne kadar suç olduğundan bahsetmeden önce, insanlara suçla ne kastettiklerini sor.その犯罪とは 何を指しているのか 製薬会社の 薬効の誇大広告なのか
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum."dolce vita(달콤한 인생)"도 아니고 좋은 인생(good life)도, 인간 삶(human life)도 아닙니다.
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.la buena vida, la vida humana.
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.שכאשר אני אומר חיים, אני לא מתכוון "דולצ'ה ויטה", חיים טובים, חיי אדם.
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.عندما أقول حياة ، فأنا لا أقصد " دولتشي فيتا " حياة كاملة ، حياة بشرية .
" dolce vita " iyi hayatı, beşeri hayatı kastetmiyorum.「豊かな生命」を意味しません 過去から現在の地球に
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?È questo che intendevi, quando parlavi di conquistare il mondo intero?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?Era a isso que te referias quando falavas de conquistar o mundo todo?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?Tätäkö tarkoitit koko maailman hallitsemisella?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?¿Te referías a esto cuando hablabas de hacerte con el mundo entero?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?To miałeś na myśli, mówiąc o zdobyciu całego świata?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?Var det det, du mente, da du talte om at overtage verden?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?Var det här det du menade när du pratade om att ta över världen?
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?Αυτό εννοούσες όταν έλεγες να κατακτήσεις όλο τον κόσμο;
Dünyayı ele geçirmekten söz ederken kastettiğin bu muydu?Ты это имел в виду, когда говорил об обладании всем миром?
Durun. Binbaşı Miles, halledin derken öldürmeyi mi kastettiniz?Majorze Miles, czy "zdejmijcie" ma znaczyć "zabijcie"?
Durun. Binbaşı Miles, halledin derken öldürmeyi mi kastettiniz?Majuri Miles, tarkoitatteko hoitelemisella tappamista?
Durun. Binbaşı Miles, halledin derken öldürmeyi mi kastettiniz?Όταν λες "να τους καθαρίσουν" εννοείς να τους σκοτώσουν;
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Eu penso, logo eu existo" — estamos a falar na cabeça.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Ich denke also bin ich" -- meinen wir den Kopf.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Ik denk dus ik ben", bedoelen we het hoofd.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Jag tänker, därför finns jag" -- så menar vi intellektet.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Jeg tænker, derfor er jeg", så mener vi intellektet.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Je pense donc je suis," -- nous voulons dire la tête.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."나는 생각한다. 고로 존재한다",에서처럼 -- 나라는 건 머리를 뜻합니다.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Myślę więc jestem" - mamy na myśli głowę.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Penso quindi sono" - ci riferiamo alla testa.
"Düşünüyorum öyleyse varım"- aklımızı kastederiz."Pienso, luego existo", nos referimos a la cabeza.

İlgili Sayfalar