Ana içeriğe geç
Sözlük

kasetler ile cümle

kasetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yedeklemeler sunuculardan lokal olarak kasetlere alınabilir.長所として、 パートごとの録音が可能。
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.在這些錄音帶中,漢娜解釋這十三個人在她的死亡中各扮演什麼樣的角色,且帶出為什麼她要自殺的十三個原因。
Basê, kasetleri çıkarmış ve onları dinlemektedir.佩琪跟了上去,并说服他录制一段磁带。
Bir yıl sonra, Kristi ve Daniel'in evi yağmalanır ve kasetler kaybolur.שנה לאחר מכן, ביתם של קריסטי ודניאל נשדד לכאורה והקלטות נעלמו.
Kaseti dinleyen her kişi, kasetleri bir sonraki kişiye iletmelidir.אחרי שכל אדם מסיים להקשיב לקלטות, הוא חייב להעביר את החבילה לאדם הבא.
Geçmişte görüntü manyetik kasetlerde analog sinyallerle saklanıyordu.По това време всички видеокамери използват аналогова магнитна лента.
Hatta Japon okullarındaki İngilizce kasetlerini bile seslendirmiştir.Također je podučavala engleski jezik japanskim učenicima.
Kasetlerin yanında konserler de verdi.Obok je bil okrašen s kasetami.
Video kaset - Güncel video kasetlerin tanıtımı.Video kaseta je pomnilni medij, na katerega shranjujemo video posnetke.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Er hieß Sinclair ZX80, hatte 1 kb Arbeitsspeicher, und man kaufte seine Programme auf Kassetten.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Ez a Sinclair ZX80, egy 1K-s számítógép, amihez kazettán lehetett kapni programokat.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Il s'appelait le Sinclair ZX80, il avait 1 Ko de mémoire et il fallait acheter les programmes sur cassettes.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Jmenoval se Sinclair ZX80. Byl to 1KB počítač a programy na něj se kupovaly na páscích.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Namanya Sinclair ZX80, komputer dengan memori 1K (kilobyte), dan program-programnya dijual dalam kaset.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Nó được gọi là Sinclair ZX80, chiếc máy tính 1k và các phần mềm được lưu lại trên băng cassette để bán.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Se numea Sinclair ZX80, era un computer de 1K, şi programele se cumpărau pe casetă.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Si chiamava Sinclair ZX80, era un computer da 1K, e dovevi comprare i programmi su cassette a nastro.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.싱클레어 ZX80이라는 1K 컴퓨터입니다. 프로그램들이 카세트 테이프에 담겨 판매되는 거였죠.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Το έλεγαν Σινκλέρ ZX80, είχε μνήμη 1Κ, και τα προγράμματα του έβγαιναν σε κασσέτες.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.Наричаше се Sinclair ZX80, разполагаше с 1К памет, а програмите се разпространяваха на касети.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.קראו לו סינקלייר ZX80. זה היה מחשב של 1K, והיית קונה את התוכנות שלך על קלטות.
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.كان اسمه سينكلير ZX80، كان هذا حاسب بسعة 1ك وكنت تشتري برامجك على شريط كاسيت
Adı Sinclair ZX80, 1K'lık bir bilgisayardı ve programlarınızı kasetlerde alıyordunuz.プログラムはカセットテープで販売されていました 余談ですが
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Hicimos cintas mezcladas, ellos remezclan música.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.우리는 '믹스'된 테입을 만들었고, 반면 우리 아이들은 음악을 '리믹스' 합니다.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Mi kazettákat cserélgettünk, ők zenét kevernek.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.My jsme míchali pořadí skladeb, oni remixují hudbu.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Noi făceam casete mixate, ei fac remix la muzică.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Noi facevamo compilation su nastro; loro remixano i brani.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Nós gravávamos em cassetes. Eles remisturam música.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Nous avions les cassettes, ils ont les remix.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.U nas były składanki, u nich remiksy.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Vi gjorde blandband, de remixar musik.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Wij maakten compilaties... zij remixen muziek.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Wir haben Kassetten aufgenommen, sie re-mixen Musik.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Εμείς φτιάχναμε κασέτες με διάφορα τραγούδια, αυτά κάνουν ρεμίξ μουσικής.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Мы делали свои сборники, они переделывают музыку.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.Ние правехме миксирани записи. те миксират музика.
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.لقد كنا نسجل شرائط المسجلات .. وهم يعيدون دمج"ريميكس" الموسيقى
Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.私たちはテレビを見ましたが、彼らはテレビを作るのです
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.Chcieliśmy go zbudować we fragmentach o rozmiarach wirusa.
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.이를 바이러스 크기 정도 되는 카세트들 안에서 합성하기로 했는데
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.אז חשבנו שנבנה אותם בקסטות בגודל הווירוסים,
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.لذا فقد فكرنا ببنائها على شريط في حجم الفيروسات،
Bunları, virüs büyüklüğünde kasetlerde yapabileceğimizi düşündük.それらを実際に変化させることで
Bu şekilde kasetleri değiştirerek yaşayan bir hücrenin gerçek bileşenlerini anlayabilecektik.이런 방식으로 카세트들을 바꿔가며 살아있는 세포들의 실제 구성요소들이 무엇인지 이해하려고 했습니다.
Bu şekilde kasetleri değiştirerek yaşayan bir hücrenin gerçek bileşenlerini anlayabilecektik.Umożliwia to swobodną wymianę elementów celem zrozumienia składników żywej komórki.
Bu şekilde kasetleri değiştirerek yaşayan bir hücrenin gerçek bileşenlerini anlayabilecektik.כדי שנוכל למעשה לשנות את הקסטות כדי להבין מהם למעשה החלקים של תא חי.
Bu şekilde kasetleri değiştirerek yaşayan bir hücrenin gerçek bileşenlerini anlayabilecektik.إذاً فقد أمكننا في الواقع تنويع الأشرطة لفهم ماهية المكونات الحقيقية للخلية الحية.
Bu şekilde kasetleri değiştirerek yaşayan bir hücrenin gerçek bileşenlerini anlayabilecektik.生きた細胞の 構成要素とは何であるか理解しようと考えました 染色体のデザインは決定的に重要あり
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR.FORDI DE LAVEDE EN HYGGEVIDEO OG LAGDE DEN PÅ INTERNETTET.
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR. Hayır, çünkü yazılı kaynak var.알 수 있는 걸까요? 왜냐하면 그들이 그러한 사실을 비디오로 녹화해서 인터넷에 올렸기 때문입니다.
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR. Hayır, çünkü yazılı kaynak var.KOSKA HE TEKIVÄT MUHINOINTIVIDEON JA LAITTOIVAT SEN NETTIIN.
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR.le sacerdotesse? Perchè hanno fatto un video sexy e l'hanno messo un Internet.
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR.Omdat ze een 'vies filmpje' maakten en dat op internet zetten!!
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR.¡Porque hicieron un video de chiki-chiki y lo colgaron en internet!
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR.Да они сняли это на камеру и выложили в Интернет.
ÇÜNKÜ AŞNA FİŞNA KASETLERİNİ İNTERNETE KOYDULAR.כי הם עשו קלטת מזמוזים ושמו אותה באינטרנט!
Her yere gitti ve elinde kasetlerle döndü.Nu văd de mult de el.
(Kahkahalar) Biz karışık kasetler yaptık; onlar müzikleri "remix"liyorlar.אנו הקלטנו קלטות-אוסף; הם עושים רמיקסים למוסיקה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod