DJ Premier (Waxmaster C adıyla da biliniyordu) ona bir beat kaseti gönderdi.El epigrafista G. Oikonomos publicó una primera serie de inscripciones.
Sabah, Fred yine bir video kaset bulur.La mattina dopo, Fred trova un'altra videocassetta fuori da casa sua.
2 kaset bandı çıkardılar.2 nastri per il ritiro dei bagagli.
Geçmişte görüntü manyetik kasetlerde analog sinyallerle saklanıyordu.Il video veniva registrato su dischi magnetici analogici.
Arkadaşı Damon Dash'in yardımlarıyla arabasında kasetlerini satmaya başladı.Inizia dunque a vendere le proprie cassette dal cofano della sua macchina con l'aiuto dell'amico Damon Dash.
Video kaset - Güncel video kasetlerin tanıtımı.Allenamenti: i video degli allenamenti della giornata.
Bu albüm hem CD hem de kaset formatında satıldı.Questa versione venne venduta sia su cassetta che su CD.
Ancak bunu, gerçek bir kaset çalışması olarak kabul etmiyor.Come dire che non può trattarsi davvero di un'opera seriale.
1975'te kaset olarak çıkmıştır.Il disco è uscito nel 1975.
Adam video oynatıcıya bir kaset koyuyor.Человек вставляет кассету в видеомагнитофон.
Bir yıl sonra, Kristi ve Daniel'in evi yağmalanır ve kasetler kaybolur.Год спустя дом Кристи и Дэниэла взламывают, а записи исчезают.
2005'te Katie, hamile kardeşi Kristi'ye ve kocası Daniel'e video kasetlerle dolu bir kutu gönderir.В 2005 году Кэти привозит ящик старых видеокассет Кристи и её мужу Дэниэлу.
Smith de "J. Mascis bana fantastik bir kaset yolladı.Смит вспоминал: «Джей Максис прислал мне кассету, и она была такой страстной.
1997 yılından bu yana TDK yavaş yavaş kompakt kaset üretiminden çekilmiştir.С 2007 года максимальная планка тарифов постоянно снижалась.
Kaset toplatıldı, mahkemelik oldu.Записи стали распространяться, и дело дошло до суда.
"Let Me Ride", 13 Eylül 1993'te kaset formatında piyasaya çıktı.Монета вошла в оборот 13 сентября 2003 года в рамках серии «Другие монеты».
2 kaset bandı çıkardılar.Было снято два видеоклипа.
Bu versiyonun beğenilmesinin ardından filmin video kasetlerinin satışında yükselme gerçekleşti.После проката в кинотеатрах фильм был выпущен на видеокассетах.
Bir yetişkin dergisi için objektiflerin karşısına geçtikten sonra, 1993'te tanıtım bir porno kaset yayınladı.وبعد أن شاركت بمجلة إباحية فقط لالتقاط صورها، قامت بتسجيل شريط للجنس في 1993.
Şarkı, albümün kaset versiyonunda bulunmaz.أغنية "Drips"لم تظهر في النسخة المعدلة من الألبوم.
Ve kaseti izlediklerinde şok olurlar.وحيثما تتماس مع الشاشة تُحدث توهجًا.
Bir yıl sonra, Kristi ve Daniel'in evi yağmalanır ve kasetler kaybolur.Um ano depois, a casa de Kristi e Daniel é aparentemente roubada e as fitas desaparecem.
Kasetteki açıklamaları açıktır: Paketi alan her kişi, kendini öldürmesinin nedenlerinden biridir.Suas instruções são claras: cada pessoa que recebe a caixa é um dos motivos pelos quais ela se matou.
2005'te Katie, hamile kardeşi Kristi'ye ve kocası Daniel'e video kasetlerle dolu bir kutu gönderir.Em 2005, Katie entrega uma caixa de fitas de vídeo antigas para sua irmã, Kristi, e seu cunhado, Daniel.
Kardashian, kasetin sahiplenilmesi için Vivid Entertainment'a dava açtı.Kardashian processou a Vivid Entertainment pela posse do filme.
1996 yılında Senatör John McCain ilk UFC etkinliklerinin bir kasetini gördü ve iğrenç buldu.O senador John McCain (R-AZ) viu uma fita dos primeiros eventos do UFC e imediatamente achou-os repugnantes.
2000'in üzerinde kaset yaptı.Foi gravado em 2000.
Orbit, Madonna'ya 13 parçalık bir dijital ses kaseti yolladı.Orbit enviou uma Digital Audio Tape formada por 13 faixas, as quais foram aprovadas por Madonna.
Şarkı, albümün kaset versiyonunda bulunmaz.A música não aparece na versão cassette do álbum.
"Let Me Ride", 13 Eylül 1993'te kaset formatında piyasaya çıktı."Let Me Ride" foi lançado como um cassete single em 13 de Setembro de 1993.
Ayrıca birçok kaset ve 1990'dan itibaren yayımlanan CD baskıları da mevcuttur.Mesmo os computadores pessoais com múltiplas CPUs têm aparecido desde a década de 1990.
Yaklaşık 1500 eseri, kaset ve CD`ler de okundu.Estão também disponíveis 1.500 CD e DVD.
1952 yılında ve onu takiben 1966'da kompakt kaset ile manyetik bantların üretimine başladı.Em 1952 iniciou-se a produção de fitas magnéticas, com a sequência dos cassetes compactos em 1966.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.Nas fitas, Hannah explica que existem treze motivos que a levaram à decisão de se matar.
Ayrıca ITV bölgesel hakları The Avengers dizisinin ilk video kasetleri gibi birçok popüler program silmiştir.Alguns serviços vendem serviços de terceiros, como o Prime Video da Amazon.
Bir süre sonra bir grup çocukla karşılaşır ve onlara bisikletini vererek onlardan kasetçalar alır.No percurso, ela encontra um grupo de crianças e acaba por trocar a bicicleta por seus aparelhos de som.
Ancak bunu, gerçek bir kaset çalışması olarak kabul etmiyor.No entanto ele não é contado como videoclipe oficial.
Street Fighter'in basit kasetli oyunlarından sonraki ilk ele alınır oyunu.É a sequência do jogo original Street Fighter EX.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Eu mesmo fui à Motown para tentar conseguir um contrato de gravação.
Kaset, Youtube'da iki bölüm halinde mevcuttur.O episódio está disponível legendado em três partes e dublado no YouTube.
1981 yılında yasaklanan film, Queensland tarafından 1986'da VHS kaset olarak yayınlandı.Nos EUA, o filme foi eventualmente lançado no formato VHS em 1986.
Sabah, Fred yine bir video kaset bulur.De volgende ochtend zien we Fred in zijn eentje een nieuwe video bekijken.
Basê, kasetleri çıkarmış ve onları dinlemektedir.Bond verwisselt de tapes en luistert het gesprek af.
Bunu çeşitli kasetler ve CD’ler izledi.Hierop volgden verschillende singles en cd's.
Kasetten Courtney Love, Kurt Cobain'in son notundan bölümler okudu.De laatste was de band van Courtney Love, de vrouw van Kurt Cobain.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Dit keer zonder aanwezigheid van de politie.
1992'de yayınlanan Sev Dünyayı adlı toplama kasette yer aldı.De versie uit 1992 kreeg een vervolg getiteld Return to the Lost World.
Ayrıca 10 şiir kaseti vardır.Er bestaat een 17-tal videoclips.
1952 yılında ve onu takiben 1966'da kompakt kaset ile manyetik bantların üretimine başladı.In 1952 begon het bedrijf met de productie van magnetische banden, en in 1966 volgden de muziekcassettes.
Kasetlerin üzerinde yazan tek şey; "Karadedeler Olayı 1989"du.Het nummer werd uitgebracht op hun album The Real Thing uit 1989.
Kurtarılan soundtrackler de kaset ve CD şeklinde çıkarılmıştır.De soundtrack werd uitgebracht op cd en vinyl.
Kaset sende mi?Heb je de band?
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Tym razem obyło się bez starć z policją.
Donington Live 1992 İngiliz heavy metal grubu Iron Maiden'ın 1993'ün Kasım ayında yayımladığı video kaset.Donington Live 1992 – wideo brytyjskiego heavy metalowego zespołu Iron Maiden, wydane w 1993.
Raising Hell İngiliz heavy metal grubu Iron Maiden'ın 1994'ün Mayıs ayında yayımladığı video kaset.Raising Hell – wideo koncertowe heavy metalowego zespołu Iron Maiden, wydane w maju 1994.
İbrahim de kaset yapıp ünlü bir şarkıcı olur.Kaczor traci pamięć i sądzi, że jest sławnym piosenkarzem.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.På banden berättar Hannah att det finns tretton skäl till varför hon tagit sitt liv.
Bu şirket Type-G adlı Japonya'nın ilk kaset çalarını yaptı.Företaget byggde Japans första bandspelare vilken fick namnet Type-G.
Parti sahibi Lily'e Barney'e vermesi için bir kaset vermiştir.Lily har fått tag på ett videoband som hon ska ge Barney.
Orbit, Madonna'ya 13 parçalık bir dijital ses kaseti yolladı.Orbit skickade henne ett Digital Audio Tape-band på 13 låtar.